GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:17
Tarih:18.11.2020

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; evet, yargıyla ilgili bir araştırma önergesi verdik. Daha önce defalarca bu konuyu tartıştık, yargı meselesini mutlaka masaya yatırmamız lazım ve tartışmamız gerekir dedik ama iktidar partileri, tabii, yargıyı bir silah olarak kullandıkları için muhalefet karşısında, toplumsal ve siyasal muhalefet karşısında yargıyı bir sopa olarak kullandıkları için zaman zaman gözaltı, tutuklamalar ve sindirme operasyonlarıyla, her zaman bu araştırma önergelerimizi reddettiler. Bu sefer de aynı tutumu takınacaklarını biliyoruz ama biz bir kez daha bunun konuşulması gerektiğini söylüyoruz çünkü aslında kendileri de biliyorlar. Diyeceksiniz ki: "Nereden çıkarıyorsun?" Yani Adalet Bakanının son konuşmalarına bakarsanız, yargıda çok büyük sorunlar olduğunu aslında siz de biliyorsunuz fakat bunu bir türlü kabullenmek istemiyorsunuz çünkü bu hâle getirmiş olan iktidar partilerisiniz.

Şimdi, burada, üç konuya bugün özellikle değinmek istiyoruz. Bir tanesi cezasızlık politikası, öbürü Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulmaması meselesi.

Şimdi, bu cezasızlık politikası çok eskiden beri uygulanan bir şeydi; zaman zaman, kimi dönemlerde, 1990'lı yıllarda da karşımıza çıkan bir şeydi ve bu cezasızlık politikasının sonucunda, o yıllarda, 1990'lı yıllarda Türkiye'den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine giden başvuruların neredeyse tamamı haklı bulundu ve Türkiye mahkûm edildi. Şimdi, yeniden bu cezasızlık politikasına geri dönüldü Türkiye'de.

Bakın, dün Kemal Kurkut meselesi... 2017'de Nevroz mitingine katıldı genç bir üniversite öğrencisi. Şu fotoğraf, Kemal Kurkut'un vurulması fotoğraf yani burada, işte, silah elinde olan polisler duruyorlar, Kemal Kurkut vuruluyor ve ölüyor Kemal Kurkut. Üç yıldır bu dava sürüyor, 12 duruşma yapıldı ve dün davada sonuç çıktı: Beraat. Beraat çıktı; şu fotoğraf ortada, videolar var, otopsi kayıtları var, Adli Tıp Kurumu raporları var, her şey var ama beraat çıktı. Neden? Çünkü vuran kolluk gücü. Neden? Çünkü vurulan Kürt. "Kürt'e adalet yok, Kürt'ü vurabilirsiniz." Bunu söyledi bir kez daha mahkeme bütün Kürt halkına.

Şimdi, Adalet Bakanı, çok güzel bir şekilde, hakikaten güzel bir şekilde "Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun." dedi. Güzel, iyi bir yaklaşım. Kürt halkı ne diyor biliyor musunuz? "Adalet bir kere bizim için yerini bulursa zaten kıyamet kopar." diyor. Bu hâle getirdiniz Türkiye'deki yargı mekanizmasını. Sadece Kürt halkı açısından değil, Türkiye'deki bütün demokrasi güçleri, toplumsal ve siyasal muhalefet açısından bu hâle getirdiniz. Ama sadece bu değil, bütün davalar, adli davalar ve ticari davalar dâhil olmak üzere adalet mekanizmasını yerle bir ettiniz. Adınız Adalet ve Kalkınma Partisi, "Türkiye'deki en büyük sorun nedir?" diye kamuoyu araştırması yapıldığında "Adalet mekanizması." "Adaletin olmaması." diyorlar. Bu hâle getirdiniz memleketi.

Şimdi, Kemal Kurkut bir örnek. Yani ben şurada Türkiye'deki cezasızlık uygulamalarını saymaya başlasam; Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Roboski ve birçok uygulamayı saymaya başlasam buradan Beştepe'ye yol olur, yeminle yol olur, o kadar çok cezasızlık uygulamaları. Neden bu? Kime cezasızlık uygulaması? Kolluğa cezasızlık uygulaması. Bunun yasalarını da zaman zaman çıkardınız. 15 Temmuzdan bir hafta önce burada çıkardığınız yasayı unutmayın. Cizre'de, Nusaybin'de, Sur'da o işleri yapmış olan askerler hakkında çıkarmış olduğunuz -ki onlar sonra gelip burayı bombaladılar- cezasızlık yasasını unutmayın, bu iktidar yaptı bunları.

Şimdi, Adalet Bakanı diyor ki: "Aslolan tutuksuz yargılamadır." Çok güzel, keşke böyle olsa, yeminle altına imza atıyoruz. "Tutukluluk istisnadır." diyor. Nerede? Daha geçen gün İsmail Demirbaş diye bir yurttaş -sokakta röportaj yapıyorlar- iktidarı eleştirdi yani öyle bir yurttaş, siyasi filan da değil, eleştirdi, adamın içinden gelmiş, yaşadığı zulme artık illallah demiş, adam tutuklandı. Yani hani tutukluluk istisnaydı? Şimdi, tutukluluğun istisna olmadığını biz nereden en iyi biliyoruz? Cezasızlıkta olduğu gibi neden hep bizim başımıza geliyor bu? Biliyoruz çünkü bizim seçilmişlerimiz, belediye eş başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, geçmiş dönem eş genel başkanlarımız, yahu, hepsi tutuklu, hepsi tutuklu şu anda. Tutukluluk esas olmuş sizde. Hiçbir şekilde bunların var olan delilleri karartma imkânı, hiçbir şey yok ortada ama tutukluluk esas olmuş. Neden? Siyasi rehine almayı politika zannediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Toparlıyorum efendim.

Şimdi, bakın, tutukluluk meselesi de böyle.

Bir başka konu, Adalet Bakanı yine çok güzel bir şekilde dedi ki: "Yargıçlar yasalara bakarak karar vermeli." Gerçekten doğru dediği. Yargıçlar yasalara bakarak karar verecekler. Başka neye göre karar verirler? Peki, bu yargıçlar nereye bakarak karar veriyorlar? Sayın vekiller, nereye bakarak karar veriyorlar? Yürütmeye soruyoruz: Nereye bakarak bu yargıçlar bu hukuksuz kararları veriyorlar? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çiğneniyor, Anayasa çiğneniyor, yasalar bile çiğneniyor. Nereye bakarak karar veriyorsunuz? Bir zamanlar yargıçlar Pensilvanya'ya bakıp karar veriyorlardı, şimdi yargıçlar Beştepe'ye bakıp karar veriyorlar. Olmaz böyle. Yargıyı siyasallaştırdınız sonuna kadar.

Bakın, yaşlı ve hasta tutsaklar meselesi... Şu anda cezaevinde yaşlı ve hasta tutsaklar var, salmıyorsunuz onları. Yahu, 80 yaşında, 75 yaşında, 85 yaşında insanlar; salmıyorsunuz onları. Neden? Bunun bir cevabı var mı? Bu da yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bitirdim efendim, selamlama yapacağım sadece.

Çünkü yargı öyle bir duruma gelmiş ki siyasi baskılar nedeniyle, ya bu kadar insani bir şeyi bile, 75-80-85 yaşındaki insanları bile salmaktan kaçınıyor. İşte durum bu.

Evet, biz katılıyoruz buna, yargıda reforma ihtiyaç var, çok ciddi bir reforma ihtiyaç var, demokratik bir reforma ihtiyaç var ama siz yargıyı deforme ettiniz; reforme değil, deforme ettiniz. Onun için, her türlü konunun araştırılması, cezasızlık meselesinin araştırılması, Anayasa Mahkemesi kararlarının ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmamasının araştırılması bu Meclisin önemli bir görevidir. Bu konuda bütün partilerden destek istiyoruz.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)