| Konu: | TÜİK'in rakamlarının hormonlu rakamlar olduğunu herkesin bildiğine, DİSK-AR'ın rakamlarına göre, iş başında olanların sayısının son bir yılda 1 milyon 471 bin kişi azaldığına "Artık iş bulamayacağım." diyenlerin 1 milyon 331 bine yükseldiğine, Diyarbakır Valisinin işsizlikle ilgili sözlerine, on iki aylık cari işlemler açığının 27 milyar 539 milyon dolar olmasının nedeninin Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ülkeyi ekonomik olarak fiyaskoya sürüklemiş olması ve liyakatsiz ekonomi yönetimi olduğuna, 10 Kasım itibarıyla 63'ü hekim 145 sağlık çalışanının Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğine, Covid-19'un sağlık alanında meslek hastalığı sayılmamasının ciddi bir sorun olduğuna bir kez daha işaret etmek istediklerine, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın Kaz Dağları ve İda Dağları'ndaki yüz binlerce ağacın kesilmesini engelleyebilmiş olmasını istediklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 15 |
| Tarih: | 11.11.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, evet, TÜİK dar işsizlik oranını açıkladı. Fakat TÜİK her işsizlik oranını açıkladığı zaman Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Bölümü de kendi raporunu yayınlıyor, yine bir rapor yayınladılar. TÜİK'in rakamlarının hormonlu rakamlar olduğunu ve çarpıtma olduğunu biz hepimiz biliyoruz elbette.
Şimdi, ben DİSK-AR'ın raporundan bazı bölümleri aktarmak istiyorum çünkü bu işsizlik meselesi gerçekten son derece yakıcı bir sorun. TÜİK, sadece araştırmanın yapıldığı referans haftasından geriye doğru dört hafta içinde iş arayanları işsiz sayıyor. Covid-19 döneminde işten çıkarma yerine yaygın olarak kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği uygulanması nedeniyle milyonlarca işçi çalışmadığı hâlde istihdamda gözükmüyorlar. İŞKUR'a göre bugüne kadar yaklaşık 3,5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon işçi ücretsiz izin ödeneği aldı, TÜİK bu işçileri de istihdamda kabul ediyor. Hâlbuki gerçeğin böyle olmadığını biliyoruz.
DİSK-AR "Covid-19 etkisiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Ağustos 2020'de 10,5 milyon olarak gerçekleşti." diyor, "Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 29,3." diyor; TÜİK'in verileriyle hiç alakası olmayan bir durumdayız. "Covid-19 Ağustos 2020'de en az 2 milyon 159 bin yeni eş değer istihdam kaybına yol açtı." diyor DİSK-AR yine. "İstihdam bir yılda 975 bin kişi azaldı, istihdam oranı yüzde 43,9'a geriledi." diyor DİSK-AR'ın araştırması. İşbaşında olanların sayısı son bir yılda 1 milyon 471 bin kişi azalmış, ümitsiz işsizlerin yani "Artık iş bulamayacağım." diyenlerin oranı da bir yılda 613 binden 1 milyon 331 bine yükselmiş vaziyette.
Şimdi, bütün bu gerçekler böyleyken, tabii yani sadece TÜİK ve iktidar bu işsizlikle ilgili rakamlarla oynamıyor. Diyarbakır Valisi var, kayyum olarak atanmış olan. Diyarbakır halkının iradesini gasbetmiş olan Diyarbakır kayyumu ve Valisi, geniş tanımlı işsizlik milyonları bulmuş olmasına rağmen, dün "Aslında işsizlik değil iş beğenmezlik var memlekette." demiş. Yani, Diyarbakır'dan bakınca böyle görmüş durumu. Şimdi, Diyarbakır'ın sayılarına, TÜİK'in verdiği sayılara -hormonlu sayılar yine bunların hepsi- baktığımız zaman Diyarbakır'da iş gücüne katılım oranı yüzde 37,2.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Diyarbakır'da işsizlik oranı yine TÜİK'in hormonlu verisine göre yüzde 18,7, istihdam oranı -bu da TÜİK'in hormonlu verisi- yüzde 30,2. Bölgesel olarak baktığımızda -yine TÜİK'in hormonlu verilerine göre- yüzde 20'nin üstünde işsizlik var. Bütün bunlara rağmen -ki gerçek rakamlar açıklanmıyor- biz iktidara ve TÜİK'e de bu yönde çağrı yapıyoruz, hem Diyarbakır açısından hem bölge açısından gerçek rakamların açıklanması çağrısını yapıyoruz. TÜİK'in bu verilerinden bile aslında bu Valinin, kayyum olarak atanmış olan kibirli Valinin, kentte yaşayan halkın iradesini gasbetmiş olan bu kibirli kayyumun halkı nasıl rencide ettiğini görüyoruz. Yani, "Mesele işsizlik değil de iş beğenmemezlik"miş. Öyle değil kayyum efendi! Mesele işsizlik ve siz bu işsizliği böyle gizleyemezsiniz, insanları rencide etme hakkınız yoktur. Çok açık olarak bunu söyleyelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
İkinci olarak değinmek istediğim bir konu daha var. Eylül 2020 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verileri açıklandı ve buna göre, geçen yılın eylül ayında 2 milyar 828 milyon dolar fazla veren cari işlemler hesabında bu yılın aynı ayında 2 milyar 364 milyon dolar açık gerçekleşti. On iki aylık cari işlemler açığı 27 milyar 539 milyon dolar oldu. Durum bu. Yeni açıklandı bu veriler. Nedir bunun nedeni? Yanlış ekonomi politikaları, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin iki yıldır ülkeyi ekonomik olarak fiyaskodan fiyaskoya sürüklemiş olması, liyakatsiz ekonomi yönetimi. Bütün nedenler bunlardır esas itibarıyla, baktığımızda. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı kuru yönetemediği için ülke içi kaynakları ve alın teri sömürüsünü dış dünyanın kârlı ticaretine dönüştürmüş vaziyette. Şimdi, Türkiye'nin kaynakları ve alın teri dış dünyaya transfer ediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Bu yanlış politikalar nedeniyle Türkiye'nin kaynakları ve alın teri dış dünyaya transfer ediliyor, halk yoksullaşıyor, emek ucuzlaşıyor ve kaynaklar tüketiliyor. Şimdi, bu duruma baktığımızda, hâlâ ama hâlâ bugün "Faiz sebep, enflasyon netice." cümlesini sarf etmek ve bu cümlenin arkasına bir ekonomi politikasını yığmış olmak gerçekten bu iktidarın affedilmez hatasıdır. Sadece ekonomi bilimine dünya açısından baktığımızda çok tuhaf bir şekilde katkı yapılmamış oluyor, aynı zamanda ülkenin kaynakları da emekçileri de son derece zor duruma düşürülmüş oluyor.
Söylemek istediğim son bir konu var: Biliyorsunuz, 10 Kasım itibarıyla 63 hekim ve toplam 145 sağlık çalışanı Covid nedeniyle hayatını kaybetmiş vaziyette; bunların her biri can ve Covid-19 hâlâ meslek hastalığı sayılmıyor. Türk Tabipler Birliğinin bir çağrısı var: "Bugünden başlamak üzere 11-15 Kasım tarihleri arasında her akşam saat 21.00'de bir dakika boyunca ışıklarımız açıp kapatmak istiyoruz." diyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son cümlenizi alayım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunun çağrısını bizler de yapıyoruz. "Sağlık çalışanları tükendikçe karanlık çöküyor." diyorlar. Hâlâ Covid-19'un sağlık alanında meslek hastalığı sayılmaması son derece ciddi bir sorun, bu konuya da bir kez daha işaret etmek istiyoruz.
Efendim, son bir cümlem var, onu da söylemek istiyorum. Bugün Sayın Bülent Turan burada yoktu, ağaç dikmiş ve ağaç dikerken de "Geleceğimize bırakabileceğimiz en büyük miras daha yeşil bir doğa." demiş. Bu yaptığı işi hakikaten çok sevinerek izledik fakat isterdik ki Çanakkale Milletvekili Sayın Bülent Turan, şu Kaz Dağları ve İda Dağları'ndaki bu çoraklaşmayı, yüz binlerce ağaç kesilmesini de engellemiş olsaydı. Sadece Meclis bahçesine ağaç dikmekle yetinmeseydi.
Teşekkür ediyorum.