| Konu: | İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 10.11.2020 |
ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması -ve vergi yapılandırması- Hakkında Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum.
Değerli milletvekilleri, Meclis Genel Kuruluna torba yasa olarak sunulan değişiklik teklifleriyle, aslında büyük yanlışları içeren bazı düzenlemelerin getirildiğini hepimiz görüyoruz. Ülkemizin ciddi anlamda kaderini etkileyecek ya da belirleyecek olan, vatandaşlarımızı yakından etkileyecek konuların torba kanun usulüyle, kamuoyu, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve diğer paydaşlarla paylaşılmadan, gizli saklı bir şekilde Genel Kurula getirilmesini kesinlikle kabul etmediğimi öncelikle ifade etmek isterim.
Yine, aynı şekilde, şu anda üzerinde konuştuğumuz İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması -ve vergi yapılandırması- Hakkında Kanun Teklifi de torba yasa usulüyle Genel Kurula sunulmuş bir tekliftir. Bu torba yasayla yapılmak istenen yanlışları, yanlış uygulamaları aylarca konuştuktan sonra -işte, geçtiğimiz bu süreçte sendikaların ve kamuoyunun baskısıyla- yukarıdan gelen bir talimatla bu teklifin içeriğinde olan bazı maddeleri geri çekiyorsunuz. Bu durumda, torba yasanın içeriğini oluşturan ve günlerce o içeriği burada savunan sizlere sormak istiyorum: Kıdem tazminatının, esnek çalışma düzenlemesinin işçilerimize getireceği olumsuzlukların... Yine, kıdem tazminatının işçinin en temel hakkı olduğunu kabul etmeniz için yukarıdan bir talimatın mı gelmesi gerekiyor?
Bu teklif, aynı zamanda vergi borçlarıyla ilgili düzenlemeleri de içeriyor. Holdinglerin borçları silinirken asgari ücretten damga ve gelir vergisi kesintisi yapılıyor olmasının apaçık bir haksızlık olduğunu görmek için yukarıdan bir talimatın mı gelmesi gerekiyor? Yanlış olduğu aşikâr olan bir şeye, işçilerimize, vatandaşlarımıza haksızlık getirecek olan bir şeye "Evet, bu yanlıştır." demek için talimat bekleyecekseniz, o zaman bu koltuklarda oturmanın ne gereği var Allah aşkına? İşte, özellikle ülkemizde yaşanan asıl problemin sebebi bundan ibarettir. Onun "doğru" dediğine hepiniz "doğru" onun "yanlış" dediğine de hepiniz "yanlış" diyorsunuz. Bugün bahsettiğim gibi, ülkemizde yaşanan bunca kaosun ve krizin en önemli sebebi budur. Ekonomiden hukuka, dış politikadan eğitime, her alanda ülkemiz ciddi sinyaller verirken eğer bir yönetim krizi yaşanıyorsa bunun yegâne sebebi, bir kişinin "doğru" dediğine herkesin "doğru" bir kişinin "yanlış" dediğine de herkesin "yanlış" demesinden dolayıdır ve bu şekilde hakikati sadece bir kişinin tutumuna, sadece bir kişinin tavrına göre belirlediğiniz müddetçe, emin olun, hem o kişiye hem kendinize hem temsilcisi olduğunuz millete ve nihayetinde insanlarımıza yazık edeceksiniz.
Hakikat, değerli milletvekilleri, ne parmak hesabıyla ne de hesap makinesiyle asla hesaplanamaz. İçerisinden geçtiğimiz bu dünyada doğruya doğru, yanlışa yanlış dememiz yani şahsiyetli bir duruş göstermek bu dünyada varoluşumuzun yegâne sebebidir. Hep beraber varoluşumuzun asıl yükümlülüğünü hatırlamak ve bu yüce mesuliyete göre hareket etmek mecburiyetindeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Bakınız, aynı şey, işte bugünlerde ülkedeki yönetim krizinin bir diğer tezahürü olan Hazine ve Maliye Bakanının, hiçbir devlet ciddiyetine, hiçbir devlet teamülüne, kuralları ve ilkeleri göz ardı etmek suretiyle, çiğnemek suretiyle Instagram hesabı üzerinden yaptığı istifa meselesidir. İşte, bu, aslında mevcut yönetim anlayışının neye tekabül ettiğinin apaçık göstergesidir. Daha önce eşine ve benzerine rastlamadığımız bu istifa modeli, yönetim anlayışınızın ne olduğunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor ve emin olun, bu şekilde değil ülkeyi, bu anlayışla leblebici dükkânını bile asla idare edemezsiniz.
Değerli milletvekilleri, bugün ülkemizde ciddi ekonomik krizlerle karşı karşıyayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi bitirin.
ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika talep ediyorum.
Bu ekonomik krizlerle ilgili sorunları görmediğiniz müddetçe, krizi algılayamadığınız müddetçe, işte nasıl ki damadınızı getirip de ekonomiyi düzeltemediyseniz, bu anlayış değişmediği müddetçe değil damadınızı, 15 Temmuzu öğrendiğiniz, o hain darbe kalkışmasını öğrendiğiniz eniştenizi bile getirseniz bu ekonomik krizi ortadan asla kaldıramazsınız.
Kimden yanayız? Ekonomide yoksuldan yana mıyız, zenginden mi yanayız? Bu anlayış değişmediği müddetçe, bakanları da değiştirseniz bu ülkedeki sorunları asla ama asla çözemezsiniz.
Bu duygu ve düşünceyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)