GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:11
Tarih:03.11.2020

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; önce, İzmir'de yaşanan deprem sonrasında hayatını kaybetmiş olan 107 yurttaşımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz; ailelerine, yakınlarına ve bütün halkımıza başsağlığı diliyoruz, yaralılara da acil şifa diliyoruz. 30 Ekim tarihinde, merkez üssü Ege Denizi'nin İzmir Seferihisar açıkları olan bir yerde yaşandı bu deprem.

Şimdi, önce, yani -yanlış anlamasın Sayın Grup Başkan Vekili- polemik yapmak için söylemiyorum ama bu depremin büyüklüğü konusunda da anlaşmak lazım. Şimdi "6,6" diye konuşuluyor, AFAD'ın açıklaması. Kandillinin açıklaması "6,9" uluslararası kuruluşların açıklaması "7". Şimdi, diyeceksiniz "Ha 6,6 ha 6,9." O 0,3 bize küçük gibi gelebilir ama depremin gücü açısından çok önemli bir farktır, bir kere onu söyleyeyim.

İkincisi, tabii, hepimiz İzmir depremi diye konuşuyoruz. Bu, biliyorsunuz, esas İzmir depremi değil, İzmir'in uzağındaki bir depremin Bayraklı'da yarattığı tahribat yani aynı Kocaeli depreminin İstanbul Avcılar'da yarattığı tahribat gibidir; esas İzmir depremi -Allah korusun- yaşanmış olsaydı belki tahribat çok daha büyük olacaktı. Neden bunu söylüyorum? Yani alınması gereken çok acil önlemler var, bunu gösterdi bize. Bunu da vurgulamış olalım.

Şimdi, neden bu depremler yaşanıyor, bunları hep tartıştık, konuşuyoruz. Depremlerin sonucunda ortaya çıkan tablo neden bu kadar vahim bir sonuç ortaya çıkartıyor, bunu defalarca konuştuk. Kaç kere önerge verildi bu konuda bir araştırma komisyonu kurulsun diye muhalefet partileri tarafından, iktidar her seferinde reddetti. Neyse şimdi ortak bir araştırma komisyonu kurma noktasına gelindi. Bu önemli bir durumdur. Ama çok ciddi tartışılması gereken sorunlar var. Bakın, yaşanmış olan depremlerin yarattığı tahribatların neden olduğu bir tartışma konusudur. Buradaki rantçı anlayış, buradaki imar affı düzenlemeleri, buradaki yandaş müteahhitlere para kazandırmak için atılmış olan adımlar; bunların hepsini tartışacağız ama gümbür gümbür gelmekte olan bir İstanbul depremi var ki bunun tartışması, alınması gereken önlemlerin konuşulması çok büyük önem taşıyor.

Bakın, çeşitli araştırmalar yapılıyor bu konuda, çeşitli projeksiyonlar yapılıyor ve bu projeksiyonlar, İstanbul'da yaşanacak 7,5 veya 7,7 büyüklüğünde bir depremin yaratacağı vahim sonuçlara işaret ediyor. Bu hem İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin hem uluslararası kurumların hazırladıkları raporlardan ve projeksiyonlardan görünüyor. Bakın, 50 bin ile 60 bin arasında ağır hasarlı bina olacağından söz ediliyor; 500 bin ile 600 bin arasında evsiz aile olacağından söz ediliyor; 70 bin ile 90 bin civarında yurttaşımızın ölebileceğinden söz ediliyor. Bu sayıları artırmak mümkün. Neden bunları söylüyoruz? Durum vahimdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Eğer bu Meclis, bu Meclisteki grubu bulunan partiler ve bütün partiler bu konuda üzerimize düşen ciddiyetle bir araştırma komisyonunu çalıştırmazsak -"On yıl evvel bir komisyon çalıştı, gerek yok." diyen iktidara sesleniyorum: O zaman da demiştik "Güncellenmesi lazım verilerin." diye- o verilerin güncellenmesini sağlamazsak ve atılması gereken adımları birlikte tartışıp bu adımların atılmasını sağlamazsak ve var olan cezasızlık politikalarını, cezasızlık uygulamalarını ortadan kaldıracak önlemleri almazsak -teker teker baktığımızda, bütün yaşanmış olan depremlerde çok ciddi bir cezasızlık durumu ortaya çıkmıştır; Düzce'den Kocaeli'ye kadar, Yalova'ya kadar, Erzincan'a, Van'a kadar hepsinde cezasızlık durumları ortaya çıkmıştır- o zaman, deprem tehlikesi karşısında gereken adımları atmamış oluruz ve büyük bir sorumluluk, büyük bir vebal hepimizin sırtında kalmış olur. Bir an evvel bu durumu değiştirmek gerekiyor.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)