| Konu: | İtalyan oyun yazarı Dario Fo'nun "Yüzsüz" adlı oyununun Kürtçe olarak oynanmasının İstanbul ili Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürünün imzası ve Gaziosmanpaşa Kaymakamının talebiyle yasaklandığının sanatçılara tebliğ edildiğine, Şehir Tiyatrolarının Ekim 2020 programına alınan oyunun "Kamu düzenini bozabilir." gerekçesiyle yasaklanmasını nasıl değerlendireceklerini uzun süre düşündüklerine, bir hukuk devletinde kaymakamın ve valinin böyle bir açıklamasının aslında nefret suçu olduğuna ve yargının harekete geçeceğine, bu anlayıştan bir an evvel vazgeçilmesi gerektiğine, ülkede yaşayan Kürt yurttaşların dillerine, kültürlerine sahip çıkacaklarına ve geliştireceklerine, hiçbir açıklamanın ana dildeki çalışmaları, kültürel ve sanatsal faaliyetleri engelleme imkânına sahip olmayacağına, bu kararın bir an evvel kaldırılmasını ve bu oyunun sahnelenmesini talep ettiklerine, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası üyelerinin 12 Ekimde hak mücadelesi ve seslerini duyurmak için Soma ve Ermenek'ten Ankara'ya |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 14.10.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Dario Fo diye bir oyun yazarı, aktör, yönetmen var. Dün onun 4'üncü ölüm yıl dönümüydü, İtalyan Dario Fo'nun. Türkçe'ye çevrilmiş ve Türkiye'de şu anda satışı devam eden eserleri var "Oyuncunun Yeni Temel El Kitabı" gibi "Amerika'nın Yasak Hikâyesi" gibi "Johan Padan Amerika'yı Keşfediyor" gibi "Ödenmeyecek Ödenmiyor" gibi "Neredeyse Kadın: Elizabeth" "Klakson Borazanlar ve Bırtlar/Yüzsüz" gibi eserleri var. Türkiye'de satışta ve Türkiye'de oynanmış oyunları var Dario Fo'nun. Dünyaca ünlü bir kişi, 1997 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış.
Şimdi, bu Dario Fo'nun daha önce Türkçe'ye çevrilmiş olan ve oynanmış olan "Yüzsüz" adlı oyunu -bir diğer adı "Klakson Borazanlar ve Bırtlar" bu oyunun- Kürtçe oynanacaktı. Kürtçe oynanacaktı ve dün Gaziosmanpaşa Emniyet Müdürünün imzasıyla, Kaymakamın talebiyle bu oyunun oynanması yasaklandı, sanatçılara tebliğ edildi. Şimdi, Kürtçesi "Teatra Jiyana Nu" yani "Yeni Yaşam Tiyatrosu" oynayacaktı bu Dario Fo'nun "Yüzsüz" oyununu, Kürtçesi "Berû". İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında Ekim 2020 programına alınmış bir oyundu bu. Belki de yüz altı yıllık tiyatro tarihinde ilk defa önemli bir adım atılmıştı. Yasaklandı, neden? Kamu düzenini bozabilirmiş bu oyunun oynanması. Diyor ki Gaziosmanpaşa Kaymakamı: "İlçemiz sınırları içerisinde huzur ve güvenliğini bozabilir." Bayağı ciddi bir olay yani. Gaziosmanpaşa bu tiyatro oyunuyla birbirine düşecek, yani böyle bir durumla karşı karşıya İstanbul Gaziosmanpaşa.
Şimdi, yani neresinden, nasıl değerlendirelim diye epey uzun düşündük aslında. Türkçesi Kültür Bakanlığı tarafından da onaylanmış ve devlet tiyatrolarında da oynanmış bir oyundan bahsediyoruz. Neden yasaklanıyor bu? Neden? Çünkü Kürtçe oynanacak, Kürtçe. "Kürtçe oyun oynamak yasak, Kürtçe tiyatro yasak, Kürtçe kültür faaliyetleri yasak, yani "Kürtçe ana dilinde faaliyet yapmak yasak." diyor Gaziosmanpaşa Kaymakamı. Bunu onaylayan İstanbul Valisi de aynı fikirde. Yani Kürtçeye yönelik ağır bir düşmanlık var. Bu oyunun terörle merörle alakası yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Amir durumunda olanların bu kadar cahilce konuşmalar yapması, yazı yazmaları hakikaten utanç verici bir durum. Mesele; Kürt dili, kültürü, edebiyatı, sanatı, müziğiyle alakalı.
Ya İstanbul'da 3,5-4 milyon Kürt yurttaşımız yaşıyor. Bunlar her zaman vergilerini verirler, ülkedeki her türlü zenginliğin üretilmesine katkıda bulunurlar, çalışırlar, çocuklarını İstanbul'da büyütürler, yaşamlarını İstanbul'da kurarlar onlarca yıldır; 3,5-4 milyon yurttaşımız, Kürt yurttaşımız. Bir Kürtçe oyun oynanması, Gaziosmanpaşa'nın huzurunu, bütünlüğünü, birliğini, güvenliğini her şeyini bozacakmış! Bu, nasıl bir anlayış ya? Bu, nasıl bir nefret dili? Bu, nasıl bir ayrımcılık? Bu, nasıl bir Kürt düşmanlığı? Kabul edilebilir gibi değil. Ve İstanbul Valisi de bu açıklamanın arkasına diziliyor.
Şimdi, çok merak ediyoruz iktidar ne diyecek Dario Fo'nun oyunu hakkında.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bir hukuk devletinde böyle bir açıklama, kaymakamın ve valinin böyle bir açıklaması aslında nefret suçudur, yargı harekete geçer ama tabii ki Türkiye'de hukuk devleti olmadığı için, hukukun üstünlüğü olmadığı için yargı harekete geçmiyor.
Şimdi, dilleri, sanatı ve sanatçıları ayrıştırmak, halkları ve toplumu ayrıştırmak çabasının bir parçasıdır, biz bunu çok iyi biliyoruz. Bu ayrımcı politikalar, iktidarın ayrıştırma dışında hiçbir seçeneğinin kalmadığını gösteriyor, bu da içler acısı bir durumdur, bunu da biliyoruz. Dolayısıyla, bu anlayıştan bir an evvel vazgeçilmelidir. Çok açık, bu ülkede yaşayan bütün Kürt yurttaşlarımız elbette ki dillerine, kültürlerine, sanatlarına, tiyatrolarına, müziklerine sahip çıkacaklardır ve onu geliştireceklerdir. Ve hiçbir kaymakamın yazısı, hiçbir valinin açıklaması, ana dilindeki çalışmaları, kültürel ve sanatsal faaliyetleri engelleme imkânına sahip olmayacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu utanç kararının bir an evvel kaldırılmasını ve Dario Fo'nun bu oyununun sahnelenmesini talep ediyoruz. Bu çalışmaları engellemeniz çok ciddi bir ayrımcılıktır, bunu net olarak vurgulamış olalım.
İkinci değinmek istediğim konu, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası üyeleri, 12 Ekimde hak mücadelesi için ve seslerini duyurmak için Soma'dan ve Ermenek'ten Ankara'ya yürüyüş yapmaya başladılar ama tabii ki emekçilerin, madencilerin önüne polis barikatları konuldu, aileleri ve kendileri saldırıya uğradılar. Şimdi, o madencilerden bir heyet, partimizi bugün Mecliste ziyaret etti, taleplerini ve bulundukları durumu bize aktardı. Yürüyüşleri engellenmekle kalmıyor, mezarlıkta geceliyor madenciler. Yani zaten madenlerde çalışırken, yerin onlarca, yüzlerce metre altında çalışırken âdeta yaşamdan kopmuş bir hayat sürdüren, çalışma koşulları son derece zor olan madencilerin mezarlıkta gecelemelerine yol açmak da ayrı bir ayıptır ve utançtır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Ne istiyor madenciler? Çok açık, diyorlar ki: "Redevans sahalarıyla ilgili yapılan düzenleme, Soma, Ermenek ve tüm maden sahalarını kapsayacak şekilde genişletilmeli." Soma Uyar Madencilikte, sekiz yıldır ihbar ve kıdem tazminatları ve yine iş kazası sonucu kazanılmış olan hakların ödenmesini talep ediyorlar. Çok basit aslında söyledikleri. Ermenek'te on üç aydır ödenmeyen haklarının verilmesini istiyorlar, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını istiyorlar, Ermenek'te iş güvenliği sağlanmadığı için kırk altı gündür direnişte bulunan işçilerin taleplerinin yerine getirilmesini istiyorlar.
Şimdi, madencilerin bu haklı talepleri ve yürüyüşlerini elbette ki destekliyoruz ve iktidara çağrı yapıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son cümlelerinizi alayım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yol, onların yürüyüşlerini engellemek, taleplerini duymamak değil; tam tersine, daha evvel Soma madencileri için burada hep birlikte bütün grupların yapmış olduğu düzenlemenin aslında -diğer- geriye kalmış olan yaklaşık bin madenci için de gerçekleştirilmesini talep ediyorlar ve bu, önemli bir taleptir, bunun değerlendirilmesi gerekiyor. Kendilerine dayanışma ve desteklerimizi ifade ettik. İnşallah, öbür parti gruplarının da bu konuda bir tutumu, ortak tutumu gelişir ve madencilerin talepleri, yıllardır süren bu talepleri yerine getirilebilir.
Teşekkür ediyorum.