GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:4
Tarih:13.10.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Turan geçen hafta biz bu konuları konuşurken burada olmadığı için ve büyük ihtimalle de takip etmediği için detaylarına çok vâkıf değil, öyle anlıyorum. Çünkü eğer o konuşmaları izlemiş olsaydı şimdi söylemiş olduğu bazı şeyleri söylemezdi en azından. Yani olsun, biz yine konuşmaya devam edeceğiz bu konuyu çünkü bu konu çok önemli.

Bakın, bizim konuşmacımız dedi ki: "O dönemde çözüm süreci ve görüşmeler devam ettiği için, biz o dönemin üzerine hassasiyetle titrediğimiz için attığımız her adımı özenle seçiyorduk." Bunu anlattı size ama siz de bunu anlamıyorsunuz.

Şimdi, bakın, ben geçen hafta burada anlattım hem kürsüde hem oturduğum yerde. Öyle değil o işler Sayın Turan, öyle değil!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bize söylüyorsunuz. Ayın 9'unda, sabah alelacele İmralı'dan bir mesajı -el yazısıyla yazılmış bir mesajı- kim getirdi bize okuyalım da provokasyonlar sona ersin diye? Kim getirdi? Siz getirdiniz, sizin iktidarınız getirdi. Nereden getirdiğinizi de söylüyorum bakın, ayın 9'unda sabah İmralı'dan getirdiniz, özel, koşa koşa. Ve Selahattin Demirtaş Diyarbakır'da çıktı, o el yazısıyla gelmiş olan mesajı okudu daha fazla olaylar devam etmesin diye. Şimdi ona da geleceğim. Bakın biz hiçbir şeyden kaçınmadık, ben kendim ifade verdim ya, o zaman MYK üyesiyim, Eş Genel Başkan Yardımcısıyım, kendim ifade verdim. Evet, o "tweet"i biz Genel Merkez hesabından attık doğrudur ama resmî bir MYK kararı yok deniyor. Bu başka bir şey, hukuki bir şey ile politik olanı birbirine karıştırmayın. İki şeyi söylüyoruz, siz birbirine karıştırıyorsunuz. Biz "Yok atılmadı öyle bir 'tweet'" demiyoruz. Biz diyoruz ki: Evet, "Kobani düştü düşecek" dendikten sonra...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Oluç, toparlayalım lütfen.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ben alacağımı aldım Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Anlayamadım.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Alacağımızı aldık diyorum. O "tweet"te olmasını söylemeniz kıymetliydi.

BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, bunu her birimiz ifadelerimizde söyledik Sayın Turan. Bunda, hiçbir zaman bunu reddettiğimiz bir şey yok.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Yani "Sokağa davet ettik ama resmî değil!"

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın geçen hafta ben burada şunu da anlattım bu kürsüden -arkadaşlarınız size bunları söylemiyorlar mı anlamıyorum- kırk sekiz saat boyunca, 6-8 Ekimde kırk sekiz saat boyunca o zaman sizin İçişleri Bakanınızın makamında bizim milletvekilimiz ve İdare Amirimiz Sırrı Süreyya Önder kırk sekiz saat boyunca Efkan Ala'yla birlikte olayların durdurulması için mücadele etti. Tek tek il, ilçe örgütlerimiz arandı provokatörlerin oyununa gelinmesin diye. Bunların hepsini biz anlattık buradan kürsüden. Siz önce İçişleri Bakanınıza sorun, Sayın Efkan Ala anlatsın size bunları, sadece o değil başkaları da var, başka isimleri de verdim ben burada; Mahir Ünal, Yalçın Akdoğan... Başka isimler de var, onları da vereceğiz bu konu tartışılmaya devam ettiği müddetçe.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son sözünüzü alıyorum.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

Son cümlem, bakın, biz bu konuyu tartışmaktan kaçınmıyoruz. Bu konuyu tartışalım diye defalarca araştırma önergesi verdik, araştırma komisyonu kurulsun, enine boyuna tartışılsın dedik ve tartışmaktan kaçmıyoruz. Tam tersine, tartışmak istiyoruz. Bütün detaylarıyla bu Meclisin ve kamuoyunun her şeyi bilmesini istiyoruz. Bunu tekrar söylüyorum, biz tartışmadan kaçan değiliz. Sizsiniz, üstünü örten ve tartışmadan kaçan; sizsiniz, araştırma komisyonu kurulmasın diye uğraşan çünkü neden? Sizin de söylemekten çekineceğiniz bazı şeyler var. İşte, onları biz konuşmak istiyoruz Sayın Turan.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)