GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:4
Tarih:13.10.2020

CHP GRUBU ADINA İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gerçekten demokrasimiz ve hukuk devleti açısından kara bir gün; Milletvekilimiz Enis Berberoğlu hakkındaki kararla anayasasızlığın, hukuksuzluğun bir taşı daha döşendi. Ülkede herkesi bağlayan Anayasa, bazılarını bağlamıyor; AKP'yi bağlamıyor, AKP'nin güdümündeki mahkemeleri bağlamıyor. Hepimizin meşruiyetinin kaynağı olan Anayasa'yı tanımazsanız demokrasiye inanmış bu millet size öyle bir ders verir ki ne olduğuna, nasıl olduğuna kendiniz bile inanamazsınız. Anayasa güvencesi olmadan siyaset yapılır mı arkadaşlar? Sayenizde biz yapıyoruz; her şeye rağmen, biz, bu fakir halkın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz, demirden korksak trene binmezdik.

28 Ekim 2014 tarihinde Ermenek'te meydana gelen maden faciasında yırtık cizlavetleriyle simgeleşen madenci babası Recep amcayı geçtiğimiz günlerde kaybettik. Bugün Çorum İskilip'te meydana gelen grizu patlamasında da bir madencimizi daha kaybettik. Recep amcaya ve tüm maden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor ve hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

Son yıllarda taş kömürü ve linyit kömürü madenlerinde çalışan 14 bin madenci işsiz kaldı, 2010 yılında 48 olan kamuya ait taş ve linyit kömürü madeni sayısı 2018'de 13'e geriledi, 649 olan özel taş ve linyit kömürü madeni sayısı ise 431'e düştü. Bu rakamlar ülkemizde kömür madenciliğinin içine düştüğü krizi açıkça göstermektedir. Mesela, Ermenek'te 18 madencimizi şehit verdiğimiz faciadan sonra 9 olan ocak sayısı 3'e, 2.800-3.000 olan madenci sayısı 180-200'e, taşımacılık kooperatifinde kayıtlı olan kamyon sayısı 380'den 70'e inmiştir. Madencilik sektörü, uygulanan yanlış politikalar sonucu sektörün daralması, kamuya ait madenlerdeki redevans uygulaması veya Anayasa'nın doğal kaynakların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu düzenleyen maddesine aykırı olarak özel girişimcilere maden işletme ruhsatı verilmesiyle bitme noktasına getirilmiştir.

Kömür madenciliği de ne yazık ki bu dönemde ya iş cinayetleri ya da işçilerin hak aramak için yaptıkları eylemlerle gündeme gelmiştir. Karaman'ın Ermenek ilçesinde patron tarafından mağdur edilen madencilerin yaptığı eylemler buna verilebilecek en güncel örnektir. Ermenek'te ilk olarak 2019 yılı Aralık ayında maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle eylem başlatan madencilerin bu direnişleri 2020 yılının Şubat ayına kadar sürmüş, işçilerin bir kısmına maaşlarını ödeyen işveren, hemen ardından bu işçileri tazminatsız olarak işten çıkarmıştı. Son olarak yine aynı maden işletmesinde iki ila on üç aylık maaşları ödenmeyen maden işçileri, 31 Ağustos 2020'de maaşlarını, tazminatlarını, yıllık izinlerini ve otomatik BES kesintilerini alabilmek için iş bırakma eylemi başlatmışlardır fakat işçilerin hakkını vermek bir yana, İş Kanunu'nun verdiği hakkı kullanan maden emekçilerinin çoğu işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandıkları iddiasıyla işten atılmıştır. İşçi çıkarma yasağının olduğu pandemi sürecinde işçileri işten atan işveren, hem kanunu tanımamıştır hem de feshe gösterdiği gerekçeyle toplumun vicdanını sızlatmıştır.

Ve yine, Soma'da yıllardır süregelen mağduriyet, Grup Başkan Vekilimiz Sayın Özgür Özel'in ve Manisa Milletvekillerimizin tüm çağrı ve uyarılarına rağmen tam manasıyla çözülmedi, çözülmüyor. Redevans sahalarıyla ilgili yapılan düzenleme Soma'daki, Ermenek'teki ve tüm yurttaki özel maden sahalarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Gelin bu araştırma önergemize destek verin ya da ortak bir önerge verelim, ülkemizdeki kömür madenciliğinin tüm sorunlarını araştıralım, çözüm yollarını da ortaya koyalım. Bu konuda artık tahammül edilecek ve kaybedilecek bir anlık zamana bile yer kalmamıştır. Eylemdeki bir maden emekçisi "Eve gitmeye utanıyorum." diyor. Neden biliyor musunuz? Çocuğu okula başlamış, defter ister, kalem ister, çanta ister; "Neyle alacağım." diyor. Bir başkası "Eşim hamileydi. Hakkım olan paranın birazını bari verin dedim, bir kuruş vermediler." diyor. Tüm iktidar yetkilileri işçinin, emekçinin bu feryadına kulak tıkamış durumda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Ünver...

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Güya hepimiz aynı ülkenin eşit yurttaşıyız ama kimisi sarayına günlük 10 milyon lira harcarken kimisi de cebinde ekmek parası olmadığı için evine utanarak gidiyor. Aslında utanması gereken evine ekmek götüremeyen, çocuğunun istediğini alamayan emekçi kardeşim değil ülkeyi yönetenler; keşke utanmayı bilseler, utanmayı bilmiyorlar ama fukaraya sabır telkin etmeyi biliyorlar. Alın terinin karşılığını almak için eylem yapan emekçiler seslerini Ankara'nın sağırlarına duyurabilmek için dün Soma'dan ve Ermenek'ten Ankara'ya doğru yürümek istediler ama iktidar emekçiden yine korktu ve yine yolları kapattı. Aylardır emekçinin feryadını duymayan iktidar yüzlerce jandarmayı Ermenek'te Cenne kömür havzasına yığdı. Madenci kardeşlerimize ve ailelerine copla, biber gazıyla müdahale ettiler, yaralananlar oldu. Emekçiye yapılan bu muameleyi kınıyorum. AKP iktidarı bir kez daha tavrını emekten ve emekçiden yana değil, emekçinin hakkını vermeyen patrondan yana koydu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ünver selamlayalım.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - AKP, yine patrona kıyak, işçiye dayak yolunu seçti. AKP, yine zengine gelince "Helal haram fark etmez ver Allah'ım ver, arsız kulun doymaz yer Allah'ım yer." fakire gelince "Vur Allah'ım vur." demeyi seçti. Ama unutmayın ki kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak elbette. Emekçi, kendisine biçilen kefene girmeyecek ve zafer mutlaka emekçinin olacak, mücadeleyle, kararlılıkla, azimle, barış içinde.

Selam olsun Ermenek'te, Soma'da ve yurdun dört bir köşesinde direnen emekçilere.

Genel Kurula saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)