GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Genel Kurul görüşmelerinde politik tartışma yapmaya özen gösterilmesi gerektiğine, kişisel hakaretin ve kişilik haklarına saldırının kabul edilemeyeceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:118
Tarih:28.07.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; bu Mecliste birçok sert tartışma yaşadık, yaşayacağız da bundan sonra. Kimi zaman bu sert tartışmalar politik olarak baktığımızda yaralayıcı laflar da içerebilir ama politik bir tartışma yapmaya özen göstermemiz gerekiyor. Daha evvelden bu tür sorunlarla karşılaştık. Bu tür sorunların çözümünü aklıselim bir şekilde bulduk, bu sefer de bulmamız gerekiyordu fakat bu sefer bulamadık maalesef. Arkada konuştuğumuzun karşılığında bir tutum olmadı yani verilen söz tutulmadı.

Şimdi, bu Mecliste sert tartışmalar, politik olarak ağır gelecek laflar, bunların hepsi hepimizin bildiği ve yaşadığımız şeyler, yaşamaya da devam edebiliriz ama kişisel hakaret, kişilik haklarına saldırı, küfür, bunlar tutanağa girmiş şekliyle asla kabul edilebilir bir şey değildir, asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bunu öncelikle söyleyeyim.

Laf gelince bütün Grup Başkan Vekilleri bunu kabul etmediklerini söylüyorlar, hatta daha evvelden yaşadığımız bu tür konularda ortak açıklamalar da yaptık Grup Başkan Vekilleriyle ama bugün öyle olmadı, bugün öyle olmadı.

Şimdi, bu tutumu nasıl yorumluyoruz? Birincisi, politik olarak şunu söyleyeyim: Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, evet, çoğunluğa sahip, çoğunlukçu bir anlayışa sahip -bunu politik olarak hep eleştirdik- çoğulcu bir anlayışa sahip değil, müzakereci bir anlayışa sahip değil. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, biraz evvel burada oy kullanarak milletvekiline hakaret edilebileceğini ve küfür edilebileceğini Meclis tutanaklarına geçirdi; durum budur. Meclisin tarihinde ilk defa belki de bir hakaret, açık hakaret Meclis tutanaklarına kabul edilebilir olarak geçti; durum budur.

SALİH CORA (Trabzon) - PKK'ya hakaret etti.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani oy çokluğuyla hakareti kabul ettiniz, oy çokluğuyla hakareti kabul ettiniz. Biz bunu asla kabullenmiyoruz. Hiç kimse de kabullenmemelidir. Siz de kabullenmemelisiniz çünkü bu, yol olur, yol! Yani bugün siz bunu kabullenirsiniz, tutanağa geçtiği için bana bu hakkı verirsiniz, ben size yarın birinize, ikinize, üçünüze, beşinize aynı hakareti etme hakkına sahip olurum. Bu, doğru bir şey mi? Bu, kabul edilebilir bir şey mi? Siz, şimdi, bugün bunu kabul ettiniz; onu eleştiriyorum ve yaptığınız iş, doğru bir iş değil, bundan emin olun çünkü bunun içinden çıkamayız. Bugün belki son gün, kapanıyor, ekimde tekrar açılacak ve biz, burada hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Nasıl çalışacağız bu yol almaya başlarsa? Bu hakaretleri birbirimize ederek mi siyaset yapacağız? Bu hakaretleri birbirimize ederek mi topluma mesaj vereceğiz, toplumda kutuplaşmayı azaltacağız, bir barış iklimi yaratacağız? Böyle mi yapacağız bunu? Siz, şimdi, bugün kullandığınız bu oyla bunu sağladınız, buna yol verdiniz. Bu vahimdir, sayın vekiller, bu hakikaten vahimdir; bir düşünün bunun üstüne. Bu kabul edilebilir bir şey değil.

Dolayısıyla şunu net olarak söyleyelim: Hiçbir vekilimize bundan evvel olmadığı gibi bundan sonra da hakareti asla kabul etmiyoruz. Hakaretlerin hepsini, kimden gelirse gelsin aynen iade ediyoruz, misliyle iade ediyoruz, aynen misliyle. (HDP sıralarından alkışlar) Ve bundan sonra -sizi uyarıyorum- vekillerimizin herhangi birine hakaret...

(AK PARTİ sıralarından "Kimi uyarıyorsun?" sesi, gürültüler)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, uyarıyorum, uyarıyorum! Oturun! (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bundan sonra vekillerimizin herhangi birine en ufak bir hakaret ettiğinizde, rencide edici, kişilik haklarına saldıran en ufak bir hakaretinizi misliyle cevaplayacağız, bundan da emin olun, bundan da emin olun! Asla kabullenmiyoruz ve utanmalısınız bugün kullandığınız bu oydan dolayı. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Milletvekilliğinin itibarını -bakın bizim vekilimizin demiyorum, genel olarak- sizler zedelediniz, çoğunluk oylarınızla; bravo size (!)