| Konu: | 28 Temmuz 33 yurttaşın Sefo Deresi'ne götürülerek kurşuna dizilişinin 77'nci yıl dönümü vesileyisle yaşamını yitirenleri saygıyla andığına, Diyarbakır, Urfa, Mardin, Van ile Şırnak illerinde Covid-19 vaka sayısında artış olduğuna ve bölge halkının kendisini koruyacağı politikalar geliştirmesi, Hakkâri ili Yüksekova ilçesinde yaşanan su sorununun çözülmesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 28.07.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; bundan yetmiş yedi yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde 32 Kürt yurttaş köylerindeki evlerinden alındılar, Sefo Deresi'ne götürüldükten sonra orada kurşuna dizildiler. Dönemin 3'üncü Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın emriyle bu katliam gerçekleştirildi. Bu katliamın üzerinden 77 yıl geçmesine rağmen yaralar sarılmadı. Katliamın 77'nci yılında yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyor ve bu katliamı bir kez daha lanetliyoruz.
Sayın vekiller, pandemi meselesini burada çok tartıştık, konuşmaya da devam edeceğiz; uzun bir zaman belli ki bizim gündemimizi belirleyecek. Şimdi, geçtiğimiz gün İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Tufan Tükek, hastanelerine başvuran hasta sayısında 2 kat artış yaşandığını belirtti ve "Önceki döneme göre gelen hasta sayısının neredeyse 2 katı kadar başvuru var. Gelenler içerisinde ağır vakalar bulunuyor, dikkat edilmezse sayı yükselir." dedi. Bu, İstanbul için geçerli olan şey.
Şimdi, vahim bir tablo, esas itibarıyla Diyarbakır, Urfa, Mardin, Van, Şırnak gibi illerde yaşanıyor. Biz bunu daha evvel dile getirdik, şimdi Sağlık Bakanıyla bu konuda konuşmalar yaptık ve ortaya çıkan son durum belli ki Sağlık Bakanlığı tarafından da kabul edildi ve açıklandı. Özellikle Diyarbakır, Urfa, Mardin, Van ve Şırnak'ta salgında çok ciddi bir artışın olduğu kabul edilmiş oldu. Gerçekten durum vahim, buradaki hastanelerde yer bulunamıyor şu anda. Bir örnek yaşandı geçtiğimiz gün. Şeref Yıldız, 5 kentteki hastanelerden "Yer yok." yanıtını aldı, entübe edilmesi gerekiyordu ve Şeref Yıldız hayatını kaybetti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Çok örnek var, bunlar saymakla bitmez. Hatta hani ismini vermem gerekmiyor belki ama söyleyeyim, bir milletvekilimizin annesi şu anda coronavirüsle enfekte olmuş vaziyette ancak milletvekilimiz devreye girince annesine bakım yapılabildi, halkın nasıl bir durumla karşı karşıya olduğunu hep beraber düşünmemiz gerekiyor.
Şimdi, biz sevincimizi de acımızı da toplumsallık içerisinde yaşayan topraklardayız ve dolayısıyla toplu buluşmalar, taziyeler, mevlitler, paylaşılan büyük sofralar, hasta ziyaretleri, mezarlık ziyaretleri, düğünler, misafirlikler bu salgının yayılmasını kolaylaştırmaktadır maalesef. Bayrama yaklaşıyoruz ve son derece ciddi bir durumla karşı karşıyayız. Özellikle Diyarbakır, Urfa, Mardin ve Şırnak başta olmak üzere bölge illerindeki bütün halkımıza çağrı yapmak istiyoruz. Maske takmak, mesafeye dikkat etmek, özellikle el hijyeninin doğru bir şekilde sağlanmasına dikkat etmek büyük önem taşıyor. Bugüne kadar halk kendi çabalarıyla bu salgının yaygınlaşmasını engellemeye çalıştı ama bugün karşı karşıya kalınan durum, bu engellemenin yeterince başarılı olmadığını gösteriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi mutlaka halkın kendisini koruyacağı politikalar geliştirmesi gerekiyor, mutlaka buna ilişkin -özellikle bayram günlerinde- adım atmaları gerekiyor.
Birkaç noktada çağrı yapmak istiyorum çünkü durumun vahim olduğunun farkındayım ve iktidarın da biraz umursamaz bir tutum takındığını görüyoruz ne yazık ki ve bu konuda gereken önlemlerin alınmadığını görüyoruz, o yüzden halka çağrı yapmak istiyoruz. Özellikle bayram öncesi günlerde, çarşı pazar alışverişini mutlaka, zorunlu ihtiyaçlar dışında yapmamak gerekiyor, bu konuda herkesin özen göstermesini istiyoruz. Özellikle bayram öncesi günlerde mezarlıklar kalabalık hâle gelebilmektedir, her ne kadar açık alan gibi görünse de öyle değil; önlem alınmalı, mesafeler korunmalı ve maske, mutlaka kullanılmalıdır. Bayram ziyaretlerinde ve bayramlaşırken mümkün olduğu kadar teması azaltmalı, kalabalık bayram ziyaretlerinde bulunulmamalıdır ve maalesef, bayramlaşmayı mümkünse bu süreçte ertelememiz halk sağlığı açısından daha doğru olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Kurban Bayramı olması nedeniyle özgün riskler de vardır, ona da değinmek istiyorum: Kurban alımı, kesimi ve dağıtımında aileden bir kişinin bulunması ve özellikle genç bir kişinin olması riski azaltacaktır; bu konuda herkes mutlaka dikkatli davranmalıdır. Kalabalık etkinlikler, düğünler, mevlitler, taziyeler, virüsün en çok yayıldığı yerler olmuştur; mutlaka bu konularda, tehlike geçene kadar bir araya gelişler ertelenmelidir.
Ve bir kez daha söyleyelim: Evet, hava çok sıcak; Diyarbakır'da, Mardin'de, Van'da, Şırnak'ta, Hakkâri'de, bölgenin her tarafında çok sıcak hava ama maskenin koruyuculuk yönünden öneminin çok olduğu açıkça kanıtlanmıştır; yaz sıcağında zorlansak bile halkımızın maske kullanımına önem vermesi ve maskeyi çıkarmaması çok önemli, bunu da bir kez daha vurgulamak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Değinmek istediğim son konu Yüksekova'yla ilgili: Yüksekova'da çok ciddi bir susuzluk sorunu yaşanıyor ve özellikle bu pandemi günlerinde bunu hep söylüyoruz; bu, çok ciddi bir halk sağlığı tehlikesi de yaratıyor. Halk, günlük ihtiyaçlarını karşılamak için Yüksekova'da tanker ve bidonlarla su taşıyor. Yüksekova'nın bu su sorunu yeni değil ama katlanarak korkunç bir hâl almış vaziyette. Özellikle, belediyelere atanan kayyumlar su sorununu çözmek yerine daha da derinleştirdiler maalesef. Hatırlarsanız, burada da konuşmuştuk, Yüksekova Belediyesinin aylık 4 milyon liralık bir geliri vardı ama kayyum o belediyeyi 680 milyon borçla bırakmıştı seçimlerden önce. Bunun 608 milyonu İller Bankasından çekilen krediydi ve kredinin gerekçesi de sözde ilçe 500 bin nüfusluydu ve orada belediyenin aylık su gelirinin 5 milyon olduğu söylenerek İller Bankasından kayyum kredi almıştı ama ortada çok büyük bir yalan olduğu belli; 100 bin kadar nüfusu olan ve su abone sayısı da 9 bin olan bir ilçeden söz ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Peki, ne oldu? O kredi alındı İller Bankasından, Yüksekova Belediyesi müthiş bir borcun içine itildi. Peki, o alınan parayla su ve kanalizasyon sorununun çözülmesi için herhangi bir şekilde adım atıldı mı? Hayır, atılmadı, üstelik de bugün baktığımızda, yine kayyum dönemi Yüksekova'da. Yüksekova'nın mevcut borcu 925 milyon TL'ye çıkmış vaziyette yani yeni kayyum atandıktan sonra daha bir yıl geçmeden 300 milyon Türk lirası üzerinde yeni borç yapmış vaziyette. Küçücük bir ilçede, hiçbir çalışmanın ve hizmetin verilmediği bir ilçede bu paranın nereye harcandığını elbette ki halk da bizler de merak ediyoruz, onu da ortaya çıkartacağız ama şunu özellikle vurgulamak istiyoruz ki: İçme suyu hattında ciddi sorunlar var, eski borular kanserojen asbest içerdiği için bunların yenilenmesi gerekiyor, yenilenmiyor ve bu sorunların çözümü için alınan kredi, herhangi bir şekilde bu iş için kullanılmıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.
Ortada para da yok, boru da yok ve su sorununu çekmeye devam ediyor Yüksekova, üstelik de Hakkâri'nin geneline baktığımızda doğal kaynaklara çok ciddi sahip olan bir ilden söz ediyoruz, Yüksekova da öyle. Örneğin, Zeysu, Türkiye'de en içilebilir sular arasında kabul ediliyor fakat nedense Yüksekova'da bu ağır koşullarda su sorunu yaşanmaya devam ediyor.
Bir kez daha buradan çağrı yapıyoruz: Yüksekova'nın su sorunu mutlaka çözülmelidir ve halkın yaşadığı sıkıntılara yenileri eklenmemelidir, bu konuda yetkililer üzerlerine düşeni yapmalıdır diyoruz.
Teşekkür ediyorum.