GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:117
Tarih:23.07.2020

CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifi toplam 11 maddedir; ilk 5 maddesi birinci bölüm olarak işlendi, şimdi ikinci bölümde 6 ila 11'inci maddeler arasındaki kısmı görüşeceğiz.

Bir kere, böylesine bir torba yasanın temel yasa olarak, temel kanun olarak Mecliste görüşülmesi yasamayla alay etmek anlamına gelir. Değerli arkadaşlar, böyle rastgele oluşturulmuş, torbanın içerisine ne bulunduysa tıkılmış, sonra bu bir yasadır diye buraya getirilmiş, her tarafı düzensiz, yazbozlarla dolu bir metne temel yasa nitelemesi yapmak doğru bir şey değildir. Onun için, Meclisin kendisine saygısının bir gereği olarak bu tür düzensiz, özensiz, darmadağınık, rastgele hazırlanmış metinlerin temel yasa olarak ele alınmaması gerekir. Gerçekten insan bir iş yapıyorsa, üstelik yasama organı gibi devletin en üst temel organlarından birinde görev yapıyorsa kendisine saygı duyması lazım, kendisine duyacağı saygı da görevlerine ve içinde bulunduğu kuruma duyacağı saygıyla bağlantılıdır. Yasama görevini düzgün yapmazsanız, "Bu temel yasadır." diye buraya getirirseniz, herkesle alay edercesine bu buraya temel yasa diye gelirse, söylenecek, eleştirilebilecek hiçbir söz yok demektir. Gerek yok maddeleri konuşmaya ya! Allah aşkına, bunun neresi temel yasa, bunu bir söylesenize! Hiç mi usanmadınız, hiç mi yılmadınız, hiç mi bıkmadınız Meclisle alay etmeye, milletvekilleriyle alay etmeye, rastgele, düzensiz maddeleri buraya getirip de temel yasa kavramı içerisinde tartıştırmaya. (CHP sıralarından alkışlar) İktidar olmak bu değil, hükûmet olmak bu değil, yasama organına saygı duyacaksınız. Yürütme nasıl varsa, yargı nasıl varsa yasama organı da vardır. Üstelik, yürütmenin ve yargının uyması gereken kuralları belirleyen yer burasıdır. Siz burada kuralları düzgün belirlemeyeceksiniz, sonra "Biz ayrı bir erkiz." diyeceksiniz, olacak gibi değil bu iş.

Ne var peki bu ikinci bölümdeki 6 maddede. İnanın, hepsi yazboz, hepsi yazboz! Yani patinaj yapan bir iktidarın patinaj maddelerinden ibaret düzenlemeler. Mesela 6'ncı madde, -Soma'yla ilgili burası- Soma'da meydana gelen iş kazası -iş cinayeti diyelim- nedeniyle Işıklar, Atabacası ve Geventepe Ocaklarında çalışan işçilerin hak ettikleri kıdem tazminatlarını Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumunun ödemesi gerektiğini düzenliyor yani işçilerin kıdem tazminatları nihayet altı yıl sonra ödeniyor. Kardeşim, altı yıl niye beklediniz? İşçinin hakkı altı yıl bekledikten sonra mı yerine getirilir? Hadisişerifte buyruluyor "İşçiye hakkını alın teri kurumadan ödeyin." deniyor. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Bir hükûmet, çalışanın hak ettiği parayı altı yıl bekletmez. "Efendim, işte burada yargı süreçleri vardı, bu yargı süreçlerine bağlı olarak bazı sorunlar vardı." vesaire gibi gerekçeler bu altı yıllık beklemeyi izah etmez, açıklamaz. Burada ruhsatları veren sizsiniz, ülkenin yer altı, yer üstü kaynaklarını bölüştüren, paylaştıran sizsiniz, burada kuralları belirleyen sizsiniz, bu ocakların denetlenmesinden siz sorumlusunuz; sonunda paylaşacaksınız, bölüşeceksiniz, ortaya çıkan tablo sonrasında meydana gelen hukuk ihtilaflarını işçinin hakkını ödememek için, geciktirmek için, altı sene ötelemek için bir gerekçe olarak anlatmaya kalkacaksınız; bunlar doğru şeyler değildir. Diyorsunuz ki "Efendim, bakın, bu redevans sözleşmesiydi, alt işveren, üst işveren ilişkisine göre çalıştırılan Enez Ocağı'ndaki paralar ödenmiştir." deniliyor. Bunun da ilgisi yok. Neden ilgisi yok? Zaten Enez Ocağı'ndaki paraların ödenmesi için de yıllarca oradaki işçiler uğraşmışlardır, didinmişlerdir, enerji sarf etmişlerdir, ondan sonra ulaşmışlardır; üstelik ocaklar arasında işçilerin geçişliliği var. Tüm bunlar dikkate alınmamış ve de işçinin hak ettiği para verilmemiş. Hadi kıdem tazminatını veriyorsunuz, ödüyorsunuz altı yıl sonra, gecikmeyle, peki ihbar tazminatları ne olacak? Ücretini bugüne kadar alamadığı, ücret tahsilatında aksamaların meydana geldiği durumlar var. Bu ücretlerini alamayan işçilerinkini niye ödemiyorsunuz? İşçilerin sosyal hakları, sakat kalan ve malul olanların tazminatları ne olacak? Madem Soma'da redevans sözleşmesi olan ocaklardaki kıdem tazminatlarını ödüyorsunuz, Türkiye'nin dört bir yanında aynı kapsamda kıdem tazminatını alamayan, onlarca madende çalışan binlerce işçi var, onların hakları neden ödenmiyor? Tek tek ocakları saymaya gerek yok ve böylesine bir durum, böylesine bir mantık, rastgele, efradını cami, ağyarını mâni bir metin hâline gelmeden buraya getirilmiştir. Yani kapsaması gereken her şeyi kapsayan, kapsam dışı kalması gereken her şeyi kapsam dışında bırakması gereken derli, düzenli ve üzerinde düşünülmüş bir hukuk metni olmaktan öte, bir kanun maddesi olmaktan öte el yordamıyla nereye dokunulmuşsa ona göre yapılmış bir düzenlemeyle gelinmiş. Bir de burada "Efendim, Soma'da ödenmeyen kıdem tazminatlarını ödüyoruz." diye övünmeye kalkıyorlar. Neresinden baksanız sakat, on sekiz senedir iktidardasınız yazbozla, patinajla ömrünüz geçiyor, vaktiniz geçiyor ve kendi ürettiğiniz sorunlarla mücadeleyi de kahramanlık sayıyorsunuz. Ben, ömrümde bu yaşıma kadar hiç rastlamadım; kendi ürettiği sorunlarla uğraşan ve bunu bir kahramanlık destanı hâline dönüştüren bir iktidar. (CHP sıralarından alkışlar)

7'nci maddede ne var? Engelliler Yasası'na göre, biliyorsunuz, toplu taşıma araçlarına engellilerin erişebilirliğinin sağlanması gerekiyor. 2005 tarihli Engelliler Yasası, bu tedbirlerin Temmuz 2018'e kadar alınmasını zorunlu hâle getirmiştir. Sonra hükûmetleri, iktidarları 2012'de bir düzenleme yapmak suretiyle, 2018'de yerine getirilmesi gereken bu zorunlulukların yerine getirilme tarihini 2020'ye ertelemiş. Şimdi, bu teklifle yine geliyorlar, diyorlar ki: "Bir sene daha erteleyeceğiz, 2021'e kayacak bu iş." Değerli arkadaş, yasama ciddi bir iştir. Önünü göremeyen bir iktidarın getirdiği bir metni sürekli değiştirmekten bu organ, bu Meclis yorulmuştur. Böyle bir düzenleme olmaz. Önünüzü göreceksiniz, gerekli hazırlıkların biteceği zamanı tespit edeceksiniz, yasayı yapmadan önce, maddeyi yazmadan önce onunla ilgili çalışmaları, hazırlıkları bitireceksiniz, bir tarih verdiğinizde de o tarih gerçekleşmiş olacak. 2 kere, 3 kere, 5 kere, sürekli uygulama tarihi değiştirilemez.

8'inci maddede ne var? Otoyolları ve kara yollarının bazı noktalarında geçiş ücreti ödeniyor biliyorsunuz. Türkiye plakalı araçlar, işte, ücret ödemeden bir kontrol noktasından geçerse 4 kat ceza var. Fahiş bir ceza, 4 kat ceza olur mu? "Ama Türk plakalıysa araba, on beş gün içinde ödenirse cezayı kaldırırız." diyor. Ama Türk bir sürücü yabancı plakalı araçla geçmişse 4 kat alınıyor. Şimdi, iktidar bu teklifle diyor ki: "Pardon, biz bunu yanlış yapmışız -yasayı 2010'da çıkardık ama on yıl boyunca yanlış yapmışız- aslında Türk vatandaşı olduktan sonra arabayı süren, arabası yabancı plakalı da olsa 4 kat cezayı on beş gün içinde öderse ona da uygulamamamız lazım, değiştiriyoruz." Değerli arkadaşlarım, bu da bir yazboz maddesi, doğrudan doğruya bir yazboz maddesi.

9'uncu madde... 9'uncu madde de aynı diğer maddeler gibi yazla bozla, memleketi meşgul etmekle meydana gelen bir düzenleme. Yani bu maddede de aynı nakarat var. Ne var maddede?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sayılan işler ile kamuya ait iş yerlerinde iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırma zorunluluğu var. Mevcut kanunda bu yükümlülüğün 1 Temmuz 2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerekiyor. Şimdi, bu teklifi hazırlayan değerli arkadaşlarım diyorlar ki: "Efendim, biz bunun uygulama tarihini üç buçuk yıl ileriye atalım." İşin en komik tarafı nedir biliyor musunuz? Gerekçesine de yazmışlar: "Coronavirüs nedeniyle, bu salgın nedeniyle uygulama tarihi ertelenmiştir." diye. Arkadaşlar, bu, pandemi nedeniyle üç buçuk yıl ileriye atılır mı, ötelenebilir mi? Üç buçuk yıl öteliyorsanız bu pandemiyle hiçbir ilgisi olabilir mi bunun? Biraz samimi olmak lazım ya. "Coronavirüs nedeniyle erteliyoruz uygulanmasını." Hayır kardeşim, bununla ilgisi yok, niyetiniz başka, fikriniz başka. Neyse niyetiniz, neyse fikriniz onu yazmayı, onu göstermeyi bir kere bileceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Sonra ilk ertelenişi de değil bakın bu. Yasa 2012'de çıkıyor, 2013'te uygulansın deniliyor. Daha sonra bir yasa çıkıyor bu Meclisten, 1 Temmuz 2016'da uygulansın deniliyor. O da yetmiyor, daha sonra yeni bir teklif getiriyorlar, onunla da 1 Temmuz 2020'ye erteliyorlar. Bu teklifle de 31 Aralık 2023. Onun için diyorum, bu paketteki bütün maddeler yazboz maddesidir, bu iktidarın da yasama sürecinin de patinaj maddeleridir.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)