GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yerinden sarf ettiği bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:113
Tarih:14.07.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Çok basit bir soru var aslında, çok basit bir soru: Darbenin siyasi ayağının ortaya çıkarılmasından neden bu kadar korkuyorsunuz ya, neden korkuyorsunuz?

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Biz korkmuyoruz ya!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani bu Türkiye'de 1960'tan bugüne kadar defalarca darbeler yapıldı, her darbenin siyasi ayağı vardı, her darbenin, bir tek bu darbenin siyasi ayağı yok, bulunamıyor. Bulunamıyor çünkü siz bulmak istemiyorsunuz; bulmaya kalkışsanız, o siyasi ayağı bulmaya kalkışsanız, kendi sıralarınızdan insanların bu darbenin siyasi ayağı olduğunu ortaya çıkarmak zorunda kalacaksınız. Bunun için bulmak istemiyorsunuz, başka bir nedenle değil, böyle bir darbe var ama siyasi ayağı yok.

Bir darbe mekaniğinden söz etti biraz evvel Sayın Muş. Evet, darbe mekaniğini siz harekete geçirdiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biz defalarca sizi uyardık, "Darbe mekaniği harekete geçti." dedik ama duymadınız bunu. Bakın, bu kürsülerden uyardık, grup toplantılarında uyardık ama bunları duymadınız hiçbir şekilde. Neden? Çünkü iş birliğiniz vardı.

Geçen gün sordum, şimdi tekrar soruyorum: Bu devletin bütün kademelerine bu insanları kim yerleştirdi? Bugün Sayın Millî Savunma Bakanı açıklama yapmış "TSK içinde 20 bin kişi." diyor. Nasıl yerleşti 20 bin kişi Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine, nasıl yerleşti?

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) - Bilmiyorlar.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sizin bugün "darbeci" dediğiniz, yargıladığınız generaller var. Şırnak'ta, Diyarbakır'da, Hakkâri'de görev yapmış olan o generallere cezasızlık yasasını darbeden bir süre önce burada siz çıkardınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.

Şırnak'ta, Cizre'de, Diyarbakır'da, Sur'da, Nusaybin'de bütün o hukuksuzlukları, insan hakları ihlallerini, katliamları yapan generalleri yargılamamak için yasayı siz çıkardınız burada, bu Mecliste çıkardınız. Biz o zaman diyorduk ki: Bakın, cezasızlık getiriyorsunuz, bu sizin başınıza dert açacak. Sonra, o generaller Diyarbakır'dan uçakları kaldırıp getirdiler, bu Meclis dâhil bombaladılar ama siz cezasızlığı çıkarmışsınız onlar için. Bunları konuşmuyorsunuz, bunları da konuşmuyorsunuz. 5 bin kişiyi yargıya hâkim, savcı olarak kim yerleştirdi? Binlerce kişiyi Millî Eğitim Bakanlığına kim yerleştirdi? İçişleri Bakanlığına on binlerce kişiyi kim yerleştirdi? Bunları kim yaptı? "Ne istedilerse verdik." anlayışıydı işte bu; bu değil miydi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

Şimdi, biz "Bunları konuşalım da darbenin siyasi ayaklarını ortaya çıkartalım." dediğimiz zaman siz konuyu başka yere getiriyorsunuz. Tartışalım bunları, darbenin siyasi ayağını ortaya çıkartalım. "Allah bizi affetsin."i ben mi söyledim? "Hepimiz sorumluyuz, hiç kimse masum değildir."i ben mi söyledim? Cemil Çiçek söylemedi mi, Bülent Arınç söylemedi mi, Genel Başkanınız Recep Tayyip Erdoğan söylemedi mi bu lafları? Evet, söyledi. E, şimdi niye bunları duymazdan geliyorsunuz, niye üstünü örtüyorsunuz? Biz de diyoruz ki: Gelin araştıralım, bulalım. Her "Araştıralım." diyen önergeyi ya biz verdiğimizde ya da diğer muhalefet partileri verdiğinde reddediyorsunuz siz. Araştırma komisyonunu da kadük hâle siz getirdiniz. Şaibeli bir kişiyi araştırma komisyonunun başına siz yerleştirdiniz; adını siz de biliyorsunuz, ben söylemeyeyim, Reşat Petek değil mi. Şimdi durum buyken hiçbir şeyiniz yokmuş gibi nasıl böyle konuşabiliyorsunuz? Gerçekten akıl alabilir gibi değil.

Teşekkür ediyorum.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Başkan...