GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:110
Tarih:09.07.2020

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın üyeler; Genel Kurulu ve tüm milletvekili arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Bütün çıkan arkadaşlarım, özellikle hukukçu arkadaşlarım, altını çize çize söyledi, biz elli yedi saat konuştuk, derdimizi anlattık, dinleyen olmadı, o yüzden ben AKP sıralarına seslenmeyeceğim, doğrudan bizi dinleyen özellikle genç avukat meslektaşlarıma ithaf edeceğim bu konuşmamı.

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Genel Kurula konuş.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Genel Kurula konuşunca bir şey olmuyor maalesef Vekilim.

Bizi dinleyen avukatlar beni iyi dinlesinler çünkü özellikle havuz medyasında çok fazla yalana maruz kalıyorlar. Ben bu konuşmamda bu yalanları sadece, şöyle bir kısa özetleyeceğim ki yarın öbür gün biri size bu yalanları söylediğinde cevabını verebilesiniz.

Birincisi: "Baroları vesayet altından kurtaracağız." Bu benim en sevdiğim, en çok güldüğüm yalan. "Baroları vesayet altından kurtaracağız." diyorlar. Türkiye'de 80 tane baro var, bir de Barolar Birliği Başkanlığı var, hepsi buna karşı. Yani, "Halka rağmen, halk için bir şey yapmak." dedikleri tam olarak bu olsa gerek. Sayın Turan, sağ olsun, "Görüş aldık, sorduk." dedi, ya sordunuz, herkes "hayır" dedi. 80 baronun 80'i "hayır" dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı "hayır" dedi. (CHP sıralarından alkışlar) Siz hâlâ hangi baroları vesayet altından kurtaracaksınız? Baroların bu konuda tek bir ricası var sizden, vesayet altından değil, bir zahmet başkanlarımızı barikat altından kurtarın, bir zahmet başkanlarımızı kapının önünde bekletilme utancından kurtarın ve barolara gölge etmeyin, biz sizden başka bir ihsan istemiyoruz.

İkinci yalan: "Baro başkanları Meclise davet edildi ama gelmediler." Gerçekten burada da harikulade bir AKP çarpıtmasıyla karşı karşıyayız. 2 Grup Başkan Vekilinizle burada toplantı yaptınız, bazı baro başkanlarımız katıldı, doğrudur. Diğerleri ne dedi size? "'Çoklu baro' dediğiniz FETÖ projesine biz karşıyız, siz en önce şu teklifi bir geri çekin, samimiyseniz gelelim konuşalım." dediler. Geri çekmediniz, kendi dayatmanızı önlerine koydunuz, sonra da bu insanlara "Vay, siz buraya gelmiyorsunuz." dediniz.

Üçüncü yalan: "Bu değişiklik Anayasa'ya aykırı değil." Sevgili genç avukat arkadaşlarım, size söylüyorum ben bunu, içlerindeki en cahilce, en büyük, en kuyruklu yalan bu. (CHP sıralarından alkışlar)

Bir: Bu en başta Anayasa'mızın 2'nci maddesine aykırı. Türkiye Cumhuriyeti şayet demokratik, sosyal bir hukuk devletiyse siz Anayasa'ya aykırı bir değişiklik yapamazsınız, burada kafadan bir hata var.

İki: Madde 11: "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." Açın okuyun, açın okuyun, istirham ediyorum açın okuyun, bu maddeye aykırı.

Üç: Madde 25: "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz." Siz şimdi ne yapıyorsunuz? Bir tane baromuz var değil mi? AKP'li meslektaşım da aynı baroda, ben de aynı barodayım, MHP'li meslektaşım da aynı baroda, bir çatı altındayız biz. Şimdi, öyle bir düzenleme getiriyorsunuz ki meslek uzmanlığına göre bile değil, sadece siyasete göre bölüyorsunuz bu baroları. Aslında bu tam olarak ne biliyor musunuz? Faşizmin söyleme mecburiyeti. Siz, şu anda, avukatları fişlemek için avukatları buna mecbur bırakıyorsunuz. Hepimizi bir kenara koyuyorum ya, biz serbest meslek erbabıyız, kamu avukatlarını hiç mi düşünmüyorsunuz? Kamu avukatlarını hiç değerlendirdiniz mi? Sevgili arkadaşlar, ne yapacaklar bu kamu avukatları? Faşizmin söyleme mecburiyetine kurban ediyorsunuz siz şu anda avukatları.

Madde 67, 123, 135, Kaboğlu Hocam buradayken bana daha fazla düşmez, sadece bu kadar değinmek istedim.

Dördüncü yalan: "Temsilde adalet getiriyoruz." Bir tane örnek vereceğim, bundan sonra TBB'de 48 üyeli Ardahan Barosu ile 4.800 üyeli Antalya Barosu aynı oranda delegeyle temsil edilecekler. Bunu vicdanınızın neresine sığdırıyorsanız buyurun siz sığdırın.

Beşinci yalan: "Çoklu baro bir FETÖ projesi değildir." Bunu söyleyince çok zıplıyorsunuz, zıplamayın arkadaşlar, 2013'te var, açın bakın, Sayın Alpay Antmen orada oturuyor, Facebook'una girin bakın, 2013 yılında bir baro başkanı sıfatıyla yazdığı açıklamaya bakın. FETÖ önerdi, ayaklandık, isyan ettik, olmaz dedik; aynı çoklu baroyu siz şimdi getirdiniz önümüze koyuyorsunuz.

Altıncı yalan: "Rekabet olacak, kalite artacakmış." Şimdi, şöyle bir şey var: "İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de rekabet olacak, kalite artacak." diyorsunuz; bir yandan da "Anadolu barolarını çok düşünüyoruz." diyorsunuz. Orada niye rekabet olmuyor, orada neden kalite artmıyor? Neden bir tek Barolar Birliğini size vermeyen, devşiremediğiniz barolar bölünmek zorunda kalıyor? Bunu da anlamak mümkün değil ki kamu tüzel kişiliğinde zaten rekabet olmaz. O zaman, ben çok istirham ediyorum, ne olur bir valilik daha kurun Ankara'ya. Gösteri yapmaya, yürüyüş yapmaya izin vermediğinde biz de gidelim kendi valimizden izin alalım. (CHP sıralarından alkışlar) İstirham ediyorum, yani RTÜK'ü konuşuyoruz burada da değil mi? Saçma sapan yayınlara RTÜK ceza vermediğinde biz de gidelim kendi RTÜK'ümüze şikâyet edelim. Aynı şey, kamu tüzel kişisi bahsettiğimiz şey.

Yedinci yalan: "Dünyada çoklu baro sistemi var." Harikulade bir yalan, bütün havuz medyası çok güzel sarıldı. Bilmeyenlere yediriyor olabilirsiniz, biliyoruz biz, yemiyoruz biz bu yalanı. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde bir yargı çevresinde birden çok kurulu baro yok. O verdiğiniz örneklerin hepsi dernektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - O derneklerden zaten bizde de var, o derneklerden bizde var, bunun için çoklu bir baroya geçmemize gerek yok.

Sekizinci yalan: "Barolar çok kalabalık, biz avukatların iyiliğini düşünüyoruz." Allah hepinizden razı olsun. (CHP sıralarından alkışlar) Siz, şimdi, 2002 yılında iktidara geldiniz. Bu boralar niye kalabalık, konuşalım mı bunu ister misiniz? Niye kalabalıklaştı bu barolar? 2002'de iktidara geldiniz, 23 tane hukuk fakültesi vardı. Bugün kaç tane var biliyor musunuz arkadaşlar, 132. Arada 100 tane fark var. Yani apartmanını açtırana bir tane hukuk fakültesi kurdurdunuz, sonra "Barolar çok kalabalık, bölelim..." Gerçekten komik geliyorsunuz kulağa.

"Barolar siyaset yapıyor." en sinir bozucu yalan olabilir. Barolar siyaset falan yapmıyor, barolar sizin yaptığınız hukuksuzluklara karşı duruyor. Bu, baroların anayasal hakkı ve görevidir, lütfen bu manipülasyona da alet olmayın.

Ve son olarak, bu, kendinize söylediğiniz bir yalan: "Bir şey olmaz ya, abartmayın, gerekirse değiştiririz." Referandumda da bunu yaptınız. Siz değiştirmeyeceksiniz ama ilk seçimden sonra bunu biz değiştireceğiz, o arada da verdiğiniz zararı vereceksiniz. Gerçekten ne diyeyim, vallaha, meslektaşlarıma konuşuyorum, yazıklar olsun diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)