| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 08.07.2020 |
HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; kısaca bu sürece ben de değinmek istiyorum.
Önce, barolarla ilgili teklif Komisyona gelmeden önce, Adalet ve Kalkınma Partisi heyeti bütün partileri ziyaret etti, bizi de ziyarete geldi ve o ziyarette konuştuk, önerilerini aktardılar, biz de kendilerine önerilerimizi aktardık ve dedik ki: "Evet, avukatların sorunları var; evet, barolarla ilgili çeşitli sorunlar var ama bunları çözmenin yolu çoklu baro sistemini getirmek, temsilde adaleti bozmak ve temsilde eşitliği bozmak değildir ama konuşalım bu konuları." Ne oldu? Sonuç sıfır; öyle Sayın Turan. Teklif geldi, Adalet Komisyonunda dört gün, kimi günler on iki saat, kimi günler on dört saat, sabahlara kadar tartıştık, bütün muhalefet partileri önerilerini sundular, eleştirilerini yaptılar; sonuç, bir virgül bile değişmedi, sıfır. Şimdi, üstelik de bütün bunlar yapılırken bu konunun birinci dereceden muhatabı olan baro başkanları da Meclisin kapısında, Çankaya Kapısı'nda bekletildi, içeri alınmadı.
Sayın Turan, şimdi, siz diyorsunuz ki: "Pandemi..." Ya, yani, el insaf! Plan ve Bütçe Komisyonun o salonunda 100 kişiden fazla milletvekili dip dibe oturduk dört gün boyunca, saatlerce; pandemi yok muydu o zaman? Bir tek, baro başkanlarını içeri davet edince mi pandemi gündeme geliyor? Şimdi, doğru değil bu. Konunun birinci dereceden muhatabı olanları dinlemek istemediniz, onun için almadınız baro başkanlarını içeri; konu bu.
Şimdi, bu konu, bu gelmiş olan teklif -bugün tartışmaya başlayacağız- bakın, Anayasa'ya aykırı, Türkiye'nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelere aykırı. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic açıklama yaptı: "Dehşet verici buluyorum bu teklifi, hukuk açısından" diye. Bunların hepsi böyleyken siz barolara, herhangi bir meslek örgütü gibi davranamazsınız Sayın Turan. Odalar Birliğini örnek veriyorsunuz. Baro dediğiniz şey, avukatlar, yargının 3 ayağından 1 tanesi. Eğer 3 ayağından 1 tanesi aksıyorsa yargının -ki öbür 2 ayağına gelmeyeceğim bile- o zaman zaten yargıda çok ciddi bir sorun vardır. Herhangi bir meslek örgütü değildir ki barolar, bunu konuşacağız. Odalar Birliğiyle karşılaştırmak gerçekten çok tuhaf bir karşılaştırmadır, yapmayın! Yani, yakında Kabzımallar Derneğiyle de karşılaştıracaksınız baroları. Hukuka böyle bakamazsınız, yargıya böyle bakamazsınız.
Şimdi, aslında yapılmak istenen ortada, çok açık, bunu hep söyledik Komisyonda, bir kez daha burada da ben söyleyeyim, arkadaşlarımız da tartışacak. Nedir yapılmak istenen? Adalet ve Kalkınma Partisinin baroları yok. Siz, Adalet ve Kalkınma Partisine baro kuruyorsunuz. Bu teklif budur. İki: Adalet ve Kalkınma Partisinin Türkiye Barolar Birliğinde yeterince delegesi, temsili yok. Siz, kanun çıkartarak Türkiye Barolar Birliğinde, Adalet ve Kalkınma Partisine delegasyon yaratıyorsunuz, yapmak istediğiniz bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Şimdi, olay ortada ve o alandaki bütün mali imkânları, mümkün oluyorsa kendi yandaş avukatlarınıza ve barolarınıza kullandırmak istiyorsunuz. Yoksa "temsilde adalet" diyorsunuz. Ya, külliyen doğru değil, temsilde adaleti tamamen ortadan kaldırıyorsunuz getirdiğiniz teklifle. "Temsilde eşitlik" diyorsunuz, gerçekten doğru değil, rakamlarla tartışacağız. Temsilde eşitliği de tarumar ediyorsunuz. Esas yaptığınız, mesele ne? Siz istiyorsunuz ki hukukun üstünlüğünden bahsetmesin barolar. Siz istiyorsunuz ki barolar insan hakları ve özgürlüklerinden bahsetmesin. Siz istiyorsunuz ki sizin iktidarınıza biat eden, itaat eden barolar olsun. Böylece insan hakları, hukuk, demokrasi dendiği zaman sizin söylediklerinizden farklı bir şeyi hiç kimse söylemesin, işte bunun düzenlemesini yapıyorsunuz. Bu, uyumlu barolar, uyumlu barolar, uyumlu avukatlar yaratma projesidir esas olarak. Biz bu nedenle...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Efendim, son bir cümle...
BAŞKAN - Süre vermiyorum prensip olarak.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bir cümle, gerçekten uzatmayacağım.
BAŞKAN - Ama yani... Sesiniz güzel çıkıyor.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Peki, peki.
Teklifinizde pazar ve pazartesi çalışma meselesi yok, onu da önerin, pazar ve pazartesi de çalışalım Mecliste ve çalışmalarımızı sonuçlandıralım. (HDP sıralarından alkışlar)