GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:109
Tarih:08.07.2020

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; medyanın Türkiye'de iktidardan hiçbir zaman tam anlamıyla bağımsız olmadığını hep beraber biliyoruz, bütün Cumhuriyet tarihi boyunca baktığımızda bunu görürüz. En başta sermaye ilişkileri bu bağımlılık ilişkilerini üretiyor, bunu da biliyoruz. Ancak belki de Cumhuriyet tarihi boyunca bu bağımlılık ilişkisi ilk defa bu kadar güçlü ve tehlikeli bir noktaya geldi. O nedenle, bu konunun bir kez daha tartışılması gerektiğini düşünüyoruz. İktidar ve medya kuruluşlarının sermaye bağlarından kaynaklanan tek seslilikle, Anayasa'ya ve yasalara bağlı kalması gereken bir kurum olarak RTÜK'ün medya etiğini ve evrensel yayıncılık ilkelerini çiğneyen antidemokratik uygulamaları her geçen gün birbirini besliyor; maalesef, bunu hep birlikte izliyoruz.

RTÜK nedir? RTÜK, özerk ve tarafsız olması gereken bir anayasal kuruldur ama ne özerkliği kalmıştır RTÜK'ün ne tarafsızlığı kalmıştır ne de anayasal bir kurul olma özelliği kalmıştır. Açıkça, Anayasa'yı çiğneyen bir kurul hâline gelmiştir RTÜK, özerkliğini ve tarafsızlığını yitirmiştir, muhalif medyayı susturma kurulu hâline gelmiştir RTÜK. Çoğulcu değil, çoğunlukçu bir anlayışla, iktidarın sopası olarak RTÜK terörü estirilmektedir bütün medya kuruluşlarının üstünde.

Bütün dünyada bu tür düzenleyici kurumlar vardır, ilk defa Türkiye'de icat olunmadı bunlar ve bütün dünyadaki bu tür düzenleyici kurullar, evet, denetim yaparlar ama denetimi evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde yaparlar ama denetimi demokratik hukuk ilkeleri çerçevesinde yaparlar, konu medya ise -ki konumuz şu anda medya- o zaman evrensel basın ahlakı ve ilkeleri çerçevesinde yaparlar. Bu tür düzenleme kurullarının görevleri, ilgili alanları neyse o ilgili alanlardaki sorunları çözmektir, o ilgili alanlarda gelişme ve düzelme yaşanmasını sağlamaktır esas itibarıyla. Peki, RTÜK ne yapıyor? RTÜK hukuk ve demokrasiyi hiçe sayıyor, RTÜK için, RTÜK Başkanı için "hukuk ve demokrasi" diye bir şey yok, medya etiği yok, bir darbe kurulu gibi çalışıyor RTÜK.

Haberlerdeki yorumlara bile müdahale etme anlayışına sahip bir RTÜK Başkanı var. Medyanın "m"sini bilmez, medya etiğini bilmez, basın etiğinden zerre kadar haberi yoktur ama bir RTÜK Başkanıdır, bir emir kulu. Nerenin emir kulu? Sarayın emir kulu. Söylüyor "Oradan gelen emirleri, oradan gelen direktifleri zaten biz emir telakki ederiz." diyor kendisi. Sarayın kontrolü altında, onun emirlerini ve direktiflerini uygulayan bir kişi RTÜK Başkanı. Hâlbuki, RTÜK anayasal özerk bir kurul. Saraydan düğmeye basılıyor, RTÜK Başkanı harekete geçiyor. Bu hâliyle RTÜK'ü, bu RTÜK Başkanı anayasal bir kurul olmaktan çıkarmış vaziyettedir. RTÜK, bu hâliyle artık bir üst yönetim kurulu değildir. RTÜK Başkanı, herhangi bir denetim konusu RTÜK'te, o kurulda konuşulmadan ve karara bağlanmadan görüş açıklayamaz. Anayasal bir kuruldan bahsediyoruz. Kurulun gündemine gelmemiş bir konuda RTÜK Başkanının görüş açıklaması demek, ihsasırey yapmak demektir. İşte bunu yapıyor RTÜK Başkanı "Yorumları denetleyeceğiz." diyor, haberlerdeki yorumları. Anayasal bir suç işliyor, tarafsızlığını yitirmiş vaziyette.

Şimdi, bakın, Halkların Demokratik Partisi olarak, son bir ay içinde 13 kez başvuru yaptık RTÜK'e A Haber, ATV, Habertürk ve CNN'le ilgili, Orada Halkların Demokratik Partisiyle ilgili yapılan tartışmalara ilişkin 13 başvuru yaptık. Bu 13 başvuruda HDP'ye yönelik tezviratları, yalanları, çarpıtmaları, hakaretleri teker teker listeledik ve başvuruda bulunduk. RTÜK ne yaptı? Hiçbir şey yapmadı. Başvurularımıza cevap verilmedi hâlâ. Ne yapıyor RTÜK? Oyalıyor. Ama onun yerine muhalif medyaya sansür uygulamaktan bir an bile geri durmuyor. Tele1, Halk TV daha yeni beşer gün kapatma cezası aldılar. Yandaş, iktidara yandaş medya kuruluşlarına ceza yok. ATV için 40 bin kere başvuru yapılmış, ATV'deki çeşitli hukuksuzluklara dair, ama ona bir ceza yok, Tele1 ve Halk TV'ye var. Cinsiyetçi söyleme ceza yok, nefret söylemine ceza yok, ağır hakaretlere ceza yok, kişilik haklarına saldırılara ceza yok...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun toparlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Toparlıyorum.

...ama iktidara yönelik eleştirel ifadelere, iktidarın uygulamalarına yönelik eleştirel ifadelere ceza var. Kadınlara yönelik şiddet görüntülerine ceza yok, çocukların gelişimini etkileyen yorumlara, haberlere ve filmlere ceza yok ama iktidarı eleştiren her söze ceza var.

Bakın, bu RTÜK bu RTÜK bu hâle geldi. TRT bir kamu kurumu, kim denetliyor? RTÜK. Peki, TRT'nin kamu kurumu olduğu için uyması gereken ilke nedir? Eşitlik ilkesi. Peki, TRT Haber eşitlik ilkesine uyuyor mu? Uymuyor. TRT Haber, Halkların Demokratik Partisinin herhangi bir grup toplantısını bir saniye bile vermiş mi? Vermemiş. Peki, RTÜK, TRT Haberi, TRT'yi denetliyor mu? Denetlemiyor. Bu eşitsizliğin karşısında herhangi bir uyarıda bulunuyor mu? Bulunmuyor. Yani, RTÜK, bu hâliyle suç dosyaları çok kabarık hâle gelmiştir. RTÜK Başkanı, çoklu maaşıyla son derece suçlu bir insan hâline gelmiştir. Bu konunun araştırılmasını Meclisten talep ediyoruz.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)