GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:106
Tarih:01.07.2020

NECATİ TIĞLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşülmekte olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 32'nci maddesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Komisyonlarda tartışılmadan, muhalefetin görüşlerine ve önerilerine yer verilmeden burada yapılan birçok kanun aslında halktan ve haklıdan yana değil de güçten ve güçlüden yanadır.

Yıllarca görüldü ki sadece kanun değişikliğiyle reform yapılmıyor. Yapılan kanunlar Anayasa'ya uygun değilse, yargı bağımsızlığını kaybetmişse, bireysel hak ve özgürlükler kısıtlanmışsa, adaletin terazisi doğru tartmıyorsa, ortada büyük haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik vardır.

İktidar yıllardır burada yaptığı ya da yapmak istemediği kanunlarla insanların en temel haklarını ellerinden almıştır ve almaya da devam etmektedir. Emekli olmak için yaş sınırına takılanlara verdiği sözleri unutarak EYT'lilere de haksızlık yapmıştır. Bağımsız haber yapan gazetecilerin özgürlükleri ellerinden alınmıştır. İyi bir gelecek hedefleyen çocuklarımızın, gençlerimizin hayali çalınmıştır. İşçinin, emekçinin tazminatına göz dikilmiştir.

Bir ülkede adalet ve hukuk zedelenmişse, adalet bağımsızlığını kaybetmişse, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkesi yok sayılmışsa, baro başkanları polis tarafından darbedilmişse ve sizler buna seyirci kaldıysanız, o ülkede önce yaşamsal hakları olan güven azalmaya başlar, sonra yatırımcılar ülkeden kaçar; peşinden sanayi çarkları dönmez, üretim azalır; sonrası hızla artan işsizlik, fakirlik, yoksulluk ve çaresizliktir, yani özetle, Türkiye'nin bugünkü hâlidir.

Adalet ve hukuk deyince ilk akla gelen yer tabii ki özgür barolar ve bağımsız mahkemeler oluyor. Baroların yapısını ve seçim sistemini değiştirmek, baroları bir pasta gibi bölmeye çalışmak ve birden fazla baro kurulmasını istemek, çoklu baro sistemi üzerinde durmak, çoktan seçmeli test içinde en yakın cevabı bulmak gibi bir şey.

Mahkemeler karar verirken hukuka değil de savunma avukatının üye olduğu baronun adına, kime yakın olduğuna bakarlarsa ne olacak? Tabii ki saray gücüne güç katarken hak, hukuk ve adalet yerle bir olmuş olacak. Yarın öbür gün birileri çıkar da "Yok PKK'cı baro, yok FETÖ'cü baro, yok tarikatçı baro, yok bu mezhepçi baro, yok şu partili baro" diye örgüt kurarlarsa ve bu ülkeyi yıkmak için ellerinden geleni yaparlarsa, aynı 15 Temmuzda olduğu gibi "Bilmiyorduk." mu diyeceksiniz? (CHP sıralarından alkışlar) Bırakın kanun teklifini hazırlamayı, bunu düşünmek bile bu ülkeye, bu ülkenin ecdadına ve bu ülkenin geleceği çocuklara ihanettir. AK PARTİ'nin il ve ilçe teşkilatlarında görev yapmış avukatları hâkim ve savcı yaparak yargıda nasıl bir AK PARTİ kadrosu oluşturduğu çok açık bir şekilde görülüyor.

Sayın milletvekilleri, bu ülkede yaşayan herkese, hak ve özgürlükleri savunan, terazisi şaşmayan, kimsenin önünde cübbe iliklemeyen bir anlayış lazım. Adaletsizliğin tüm kurumlara sirayet ettiği iktidarınızda vatandaşımız hem kendi geleceğinden hem de ülkenin geleceğinden umutlu değil. İşçimiz, çiftçimiz, öğrencimiz, kadınımız ve gençlerimiz Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine güvenmiyor artık. Halk, yetkileri elinden alınmış Meclisin tekrar eski gücüne kavuşmasını, tek adam rejiminin ve "Ben dedim, oldubitti." anlayışının artık sonlanmasını istiyor.

Üniversite sınavına giren gençlerimiz, mağdur ettiğiniz gençlerimiz, gönüllerini almak isteyen AKP Genel Başkanına "dislike"ta rekor kırdırıyor. Onun için, ilk seçimde oy kullanacak 5 milyondan fazla Z kuşağı gencimiz, kardeşimiz, AK PARTİ iktidarının Z raporunu alacak ve fişini çekecektir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)