| Konu: | Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 01.07.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; tartışmanın içinden çıkamayınca en kolay yol karşısındakine hakaret etmektir. Aciz içindesiniz, aciz içindesiniz. Böyle tartışarak, böyle konuşarak hiçbir yere varılamaz.
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Siz hakaret ettiniz, siz.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi bakın, Sayın Grup Başkan Vekili Cahit Özkan konuşmasında bir sürü hakaret etti, bir sürü hakaret etti ama, az buz değil. Bu ilk yaptığı da değil çünkü kendisinin temizlemesi gereken bir geçmişi var; o Fetullahçı geçmişini temizlemek için bize hakaret etmeyi en uygun yol olarak bulmuş. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sana nasıl hesap soracağım, bak şimdi sen! Dur sen!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sorun. Ne hesabı soracaksan sorarsın.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sen bize hakaret edeceksin biz de hukuk çerçevesinde cevap vereceğiz, susacağız ha.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, ben size bir tane açıklama okuyacağım şimdi; Sayın Devlet Bahçeli, Ergenekon, Balyoz davalarıyla ilgili yıllar önce tarafsız ve bağımsız yargı çağrısı yapmış, "Fetullah Gülen faaliyetlerini askıya alsın." çağrısı yapmış. Peki, Cahit Özkan koşa koşa televizyonlara çıkmış, ne demiş? Bakın, demiş ki: "Bu çağrıyı süren Balyoz, Ergenekon davalarının itibarsızlaştırılması, yargıçların, savcıların itibarsızlaştırılması ve davanın akamete uğratılması gayreti olarak görüyorum."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyursunlar Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Öncelikle bu davalar hukuk çerçevesinde devam etmektedir. Cemaat bir terör örgütü değildir ki böyle bir ateşkes ilan eder gibi bir yaklaşım içine girsin. Cemaatin faaliyetleri bir hukuki, siyasi çalışma içerisinde değildir ki." Buyurun, televizyonda bu sözleri siz söylemişsiniz. Siz şimdi bu sözlerin üzerini örtebilmek için oturduğunuz yerden bize hakaret etmeyi iyi ve doğru yol olarak görüyorsunuz. Bu doğru bir tutum değil, biz bunu eleştiriyoruz. Bakın, biz diyoruz ki: Varsa tartışılacak bir şey tartışırız ama hakaretle olmaz. Ne hainliğinden bahsediyorsunuz ya! Siz kendi yaptığınız hainliklere bakın! Sizin bize hain deme hakkınız yok, size bu hakkı vermiyorum ben.
CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Sen kimsin ya!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bana da diyemezsiniz, hiçbir arkadaşıma da hain diyemezsiniz, yok öyle hakkınız! Siz kendinizi ne zannediyorsunuz! (HDP sıralarından alkışlar) Sizin günahlarınızın gölgesi boyunuzu çok aştı, sizin günahlarınızın gölgesi her yeri kapladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Fazla gaza gelme, fazla gaza gelme.
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Öyle kolay kolay oturacaksınız camdan bir kulenin içinde, bize taş atacaksınız. Yok öyle şey, attırmayız!
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Bağırma, bağırma.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, eğer terör örgütlerinden bahsedeceksek -ben buradan kürsüden de söyledim, yerimden de söyledim- konuşuruz, evet. Ahrar-uş Şam'ı konuşalım, IŞİD artıklarını konuşalım, El Kaide türevlerini konuşalım, FETÖ'yü konuşalım, HTŞ'yi konuşalım, kurmuş olduğunuz bütün bu ilişkileri konuşalım. Ya, söyleyince "Geç onları." oluyor, söyleyince "Geç onları." Bütün bunları konuşalım. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - PKK'yı?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yok öyle, oturacaksınız camdan kulenin içine, bize saldıracaksınız. Önce kendi geçmişinizi temizleyin, ondan sonra konuşun.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Doğru dürüst konuş, sen kendi geçmişine bak!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hadi oradan!