GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Van ili Erciş ilçesinde yaşanan sağanak yağış nedeniyle zor durumda kalan bölge halkına geçmiş olsun dileğinde bulunduklarına, 2014 yılında Danıştay kararıyla durdurulan Zilan Deresi HES Projesi'ne pandemi döneminde yeniden başlandığına, Demokratik Toplum Kongresi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve örgüt üyesi olmak iddiasıyla tutuklanan başta 72 yaşındaki Makbule Özbek olmak üzere 23 Kürt siyasetçinin serbest bırakılması gerektiğine, iktidarın ekonomiyi yönetemediğine, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "83 milyonun sosyal medya terörü karşısında elinin kolunun bağlı kalmasını kabul edemeyiz." İfadesine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:106
Tarih:01.07.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, geçtiğimiz günlerde Bursa Kestel'de bir sel felaketi yaşanmıştı; dün de Van'ın Erciş ilçesinde öğle saatlerinde başlayan sağanak yağış sele neden oldu. Mahalledeki derenin taşması sonucu bazı ev ve ahırlar su altında kaldı. Sele kapılan 100'e yakın koyun öldü. Zilan Deresi'nde hukuksuz bir şekilde HES yapılıyor ve Erciş sellere karşı korumasız kalıyor bu nedenle ve diğer bütün doğal afetlerde olduğu gibi bölge halkı, önlemsiz bir şekilde, bu tür felaketleri kendi imkânlarıyla atlatmaya çalışıyor.

2014'te Danıştay kararıyla durdurulan Zilan Deresi HES Projesi'ne pandemi döneminde yeniden başlandı. Bu iktidarın bu adımının, bu tür sel felaketlerinin bu kadar fazla kayıpla geçirilmesinin ve bu kadar ağır geçirilmesinin sorumlusu olduğunu bir kez daha vurgulayalım. Erciş halkına da geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha iletelim.

Demokratik Toplum Kongresi soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve sonrasında da örgüt üyesi olmak iddiasıyla tutuklanan 23 Kürt siyasetçi var. Bu siyasetçilerin içinde 72 yaşındaki Makbule Özbek de Makbule ana da var. Yaşına, birçok hastalığına ve pandemiye rağmen hukuksuzca tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Makbule Özbek yaşı açısından da cezaevi koşullarını kaldıramayacak düzeydedir ve sağlığı ve yaşamı büyük risk altındadır.

Bütün ömrünü barış mücadelesine ve barışın elde edilmesi için katkı sunmaya çalışarak geçirmiş olan ve ağır sağlık sorunları bulunan Makbule Özbek başta olmak üzere hukuksuzca tutuklanan herkesin serbest bırakılmasını bir kez daha vurgulamak istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı ek gümrük vergileriyle iç piyasayı korumak istediğini iddia ediyor ve görüyoruz -tabii, aksini iddia etse de iktidar mensupları- ekonomiyi yönetemiyorlar ve çözüm geliştiremiyorlar.

Şimdi, bütçe açık veriyor, belli. Hazine açık veriyor, belli. Açıklar rekor düzeylere ulaşıyor, bu da belli. Şimdi de dış ticaret açıkları aldı başını gidiyor. Geçen yıl mayısta 1,7 milyar dolarlık dış ticaret açığı, bu yılın aynı ayında 2 katına çıkarak 3,4 milyar dolara yükseldi. Ocak-mayıs döneminde dış ticaret açığı yüzde 102 arttı ve 10 milyar dolardan 21 milyar dolara yükseldi, küsuratlarını da söylemiyorum. İhracatın ithalatı karşılama oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 88 iken bu yıl yüzde 74'e gerilemiş vaziyette.

Şimdi, 5 binden fazla ürüne ek gümrük vergisi getirildi ve iktidar her ne kadar "İç üretimi koruyor ve artıyoruz." dese de gördüğümüz gibi Türkiye'yi üretimden o kadar uzaklaştıran ve bağımlı hâle getiren bir iktidar ki dış ticaret açıkları da her geçen gün artıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İhracat yine mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,9 azaldı, 9 milyar 900 milyon dolar oldu; ithalat yüzde 27,8 azaldı, 13 milyar 300 milyon dolar olarak kaydedildi. Yani ihracatın ithalatı karşılama oranı yine düşük kaldı.

Şimdi, bu iktidarın ekonomi politikası, ekonomiyi yönetme anlayışı israfa, kayırmacılığa, borçlu yaşama anlayışına dayanıyor. Böyle bir ekonomi yönetiminin başarılı olmayacağı ve toplumu daha büyük sıkıntılara sürükleyeceği çok açık ortada.

Bütün veriler de gösteriyor ki siz ne kadar TÜİK verileriyle oynamak için TÜİK başkanlarını, bölge müdürlerini değiştirseniz de ne yaparsanız yapın, makroekonomideki veriler bütün TÜİK müdahalelerine rağmen ekonominin iyiye gittiğini göstermiyor. "Kanatlandık, uçuyoruz." söylemlerinin bir karşılığı olmadığı çok açık bir biçimde görülüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Halk da bunu yaşıyor, yaşayarak görüyor üstelik. Yani, işsizlik açısından da baktığımızda, hayat pahalılığı açısından da baktığımızda bütün sorunların katlanarak büyüdüğünü çok açık bir şekilde görüyoruz.

Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı geçtiğimiz hafta sonu gençlerle bir buluşma gerçekleştirdi, izledik hep beraber. Bu buluşmada "dislike" rekoru kırıldı. Yani, Erdoğan'ın gençlerle görüştüğü gün Twitter'da gençler "Oy moy yok." etiketiyle -Z kuşağı denilenler- yeri göğü inlettiler. Şimdi, bugün Erdoğan bir açıklama yaptı ve dedi ki "83 milyonluk Türk vatandaşının sosyal medya terörü karşısında eli kolu bağlı kalmasını kabul edemeyiz." Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, bu açıklamayla aslında sosyal medyanın gücüyle baş edemediğini, Z kuşağıyla baş edemediğini itiraf etmiş oldu.

Şimdi yine bir yasaklama arayışına girildi ve yani, şöyle bir yaklaşım var "Elindeki tek aracı çekiç olan her şeyi çivi sanır." misali baş edilemeyenler, ya baro kanun teklifinde görüldüğü gibi baroları bölüp güçsüzleştirmeye çalışıyor ya da şimdi önümüze geleceği belli olan sosyal medya yasaklarındaki gibi yasaklayarak ortadan kaldırmaya çalışıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, bu iktidar 3Y'yle iktidara geldi "Yolsuzluğa, yoksulluğa ve yasaklara karşıyız." diyerek. Bu iktidar 25 milyon yoksul yarattı; yolsuzlukları hiç konuşmuyoruz bile, yani ne durumda olduğunu herkes biliyor; yasaklar her geçen gün artıyor ve neyle baş edemezseniz onu yasaklamaya başladınız. 3Y'yle geldi bu iktidar, inşallah tek "Z" yüzünden gidecek, o da zulüm olacak. Yasaklar zulmü artırır ama bilin ki zulümle abat olanın sonu berbat olur.

Teşekkür ediyorum.