GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 23 Haziran 2020 tarihli Genel Kurul görüşmelerinde Venedik Komisyonunun hazırlamış olduğu kayyum raporunu ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın ihlal edildiğini ifade etmesinin ardından Elâzığ ili Sarıcan Belediyesine kayyum atandığına, her atanan kayyumun halk iradesinin, sandık iradesinin yok sayılması anlamına geldiğine, gazetecilik yapmanın, iktidarın yaptığı yanlışları kamuoyuyla paylaşmanın suç olmadığına, gazetecilerin yargılanmasını kınadıklarına ve tutukluluklarının bir an evvel sona erdirilmesi için çağrıda bulunduklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:104
Tarih:24.06.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; dün burada Avrupa Konseyi Venedik Komisyonunun kayyum raporunu konuşmuştum hatırlarsanız. Avrupa Konseyi Venedik Komisyonunun hazırlamış olduğu bu kayyum raporunun aynı zamanda Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi sözcüleri tarafından da desteklendiğini açıklamıştım ve o 20 sayfalık raporda da Türkiye, uluslararası hukuku ve imzalamış olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nı ihlal ediyor sonucunun olduğunu anlatmıştım.

Bugün sabah Elâzığ Karakoçan ilçesine bağlı Sarıcan Belediyesine kayyum atandı, böylece 65 belediyemizden 11 belediyemiz kaldı. Yani aslında uluslararası alanda da bu kayyum atama ve belediye eş başkanlarımızı görevlerinden uzaklaştırma politikasının demokrasiyle bir alakası olmadığını herkes görüyor, biliyor ve Avrupa Konseyi de -ki Türkiye'nin üye olduğu Avrupa Konseyinden bahsediyorum- bu konudaki tutumunu çok net belli ediyor.

Şimdi, hazin bir durum; bu iktidarın durumu gerçekten çok hazin. Neden hazin diyorum? Bakın, dün burada bütün partiler olarak 27 Mayıs darbesi sonrasında yaşananları tartıştık ve o dönem mahkemelerinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması doğrultusunda bir adım attık ama 27 Mayısın temel özelliği, esas itibarıyla halkın iradesinin yani sandık iradesinin önüne geçilmesi ve bu sandık iradesinin yok sayılmasıydı. İşte, biz konuşurken hep şunu söylüyoruz, ben tekrar söyleyeceğim: Yassıada'ya gidip Menderes olmakla, Ankara'da bulunup Kenan Evren olmakla demokrat olunmaz. Bu iktidar Ankara'ya geldiği zaman Kenan Evren gibi davranıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu iktidar, darbeci bir zihniyete sahip çünkü her atanan kayyum -65 belediyemizden 11 belediye kaldı- seçmen iradesinin, halk iradesinin, sandık iradesinin açıkça çiğnenmesi, gasbedilmesi ve yok sayılmasıdır. Çok net olarak söyleyeyim, bunun hiçbir açıklaması yoktur. Dolayısıyla, aslında sizin darbe karşıtlığınız sadece sizin iktidarınızın tehdidiyle ilgilidir yoksa ilkesel bir darbe karşıtlığınız yoktur, ilkesel olarak halkın iradesinin çiğnenmesine, sandık iradesinin ve adaletinin yok sayılmasına bir karşıtlığınız yoktur. Bunu çok net bir kez daha bugün Sarıcan Belediyesine kayyum atanmasıyla da görmüş olduk. Bakın, kayyumlar üzerine çok konuştum ben burada, konuşmaya da devam edeceğim, bu dönem bitene kadar da bu kayyum meselesini konuşmaya devam edeceğiz. Hatırlarsanız, Mardin Büyükşehir Belediyesine kayyum atanmıştı o zaman Vali Mustafa Yaman.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Vali Mustafa Yaman'la ilgili çok açıklamalar yapmıştım burada, onun usulsüzlükleri hakkında ve o zaman bu usulsüzlüklerden iki tanesine de burada değinmiştim yine. Bir tanesi, akrabasını göreve getirmiş olması; ikincisi de İzmir'de yaşayan bir kişinin belediyeden maaş alması meselesiydi. Şimdi, son düzenlemeyle bu Mardin kayyumu ve Mardin Valisi görevden alındı iktidarınız tarafından. İlginçtir, akrabası ve İzmir'de bankamatikçi olan o memur da görevden alındı. Yani, niye bunu söylüyorum? Sizin yaptıklarınızın, iktidarınızın bu alanda yaptıklarının bütün hepsini bu Mecliste dile getiriyoruz, sizler de bunun hepsinin doğru olduğunu biliyorsunuz ama buna karşı itiraf etmiyorsunuz; bunu bir kez daha vurgulamış olayım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

Kayyum deyince, en son Batman kayyumunun bir azizliğine de değinmek istiyorum. Şimdi, Batman'da yaya geçitlerine Türkçe ve Kürtçe "önce yaya" ...(x) yazılmış. Batman kayyumu ne yapmış? Türkçe "önce yaya" lafını orada bırakmış ...(x) yani Kürtçe "önce yaya" lafının hepsinin üstünü boyatmış. Bu da Batman kayyumunun Kürtçe karşısındaki ve Kürt halkının tutumu karşısındaki cevabı oluyor; bunu da belirtmiş olalım.

Son olarak bir noktaya değinmek istiyorum Sayın Başkan, izin verirseniz: Türkiye'de gazeteciler yargılanmaya devam ediyor. Sadece 22-26 Haziran tarihleri arasında tam 20 gazetecinin duruşması var. Şu anda bir duruşma var; Yeni Yaşam gazetesinden gazeteci Aydın Keser, Ferhat Çelik; OdaTV'den Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hülya Kılınç ve Yeniçağ'dan Murat Ağırel duruşmaya çıktılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.

Dört aydır tutuklular ve dört aylık süreci tek kişilik hücrelerde izolasyon altında geçirdiler ve şu anda duruşmadalar. Neden yargılanıyorlar? Sansür baskısına boyun eğmedikleri için, iktidarın öngördüğü şekilde gazetecilik yapmadıkları için yargılanıyorlar. Biz, bir kez daha söyleyelim: Gazetecilik yapmak suç değildir, iktidarı eleştirmek suç değildir, iktidarın yaptığı yanlışları açıkça kamuoyuyla paylaşmak, haber ve iletişim özgürlüğünü ve hakkını kullanmak suç değildir. Gazetecilerin yargılanmasını kınıyoruz, protesto ediyoruz. Bir an evvel gazetecilerin tutukluluğunun sona ermesi için çağrıda bulunuyoruz.

Teşekkür ediyorum.