| Konu: | 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 23.06.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, anlaşılması ve kayıtlara geçmesi için kısaca değinmek istiyorum.
Şimdi, mesele 27 Mayıs sonrasında kurulmuş olan mahkemelerle, örneğin 12 Mart ya da 12 Eylül sonrasında kurulmuş olan mahkemeleri kıyaslamak değil. Hani "Şu mu daha kötüydü, bu mu daha kötüydü?" diye bir mesele yok ama diğerlerinin de hukuk açısından ve genel demokrasi açısından baktığımızda bunların da hukuksuz ve darbe mahkemeleri olduğunu tespit edip bunları eleştiriyoruz.
Sadece şunu da kayıtlara geçirmek istiyorum: Biliyorsunuz, 12 Eylül dönemi de yargılandı ve cuntacılar mahkûm oldular yani bir kısmı vefat ettiği için bunu göremedi, bir kısmı çok yaşlı olduğu için anlayamadı sonucun ne olduğunu ama hukuken baktığımızda yargılandılar ve mahkûm edildiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla, aslında 12 Eylül döneminde de mahkemelerde -o dönem sıkıyönetim mahkemeleri de dâhil olmak üzere- yapılmış olan yargılamaların tamamının gözden geçirilip bunların da bir değerlendirilmesinin önemsiz olduğunu düşünmemek gerekiyor ve yargı kararının olması da aslında Meclisin işini bu anlamda kolaylaştırıyor; bu da kayıtlara geçsin, hani günü geldiğinde bunu da değerlendirmek belki mümkün olur.
Teşekkür ediyorum.