| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 17.06.2020 |
CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz bu kanun teklifi, yürürlük ve yürütme dâhil 27 maddeden oluşmaktadır ama Komisyonda ilave edilen maddelerle birlikte bu teklif, sahiplerinin metni olma sınırlarını aşmıştır. Komisyona gelen metin 18 maddeden ibaretti, toplam 12 farklı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapmaktaydı. Komisyonda 9 madde son dakikalarda verilen önergelerle ilave edildi. İlave edilen bir 18'inci madde var, yaklaşık 3,5 sayfadır, önünüzdeki metne baktığınız zaman görürsünüz. Yine, Komisyonda önergeyle ilave edilen 20'nci madde var, o da yaklaşık 3,5 sayfadır ve yine ilave edilen 25'inci madde var o da yaklaşık 1 sayfa uzunluğundadır. Bunları birlikte dikkate aldığımızda, Komisyonda önergelerle ilave edilenler de 6 kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapıyor, hem de bu değişiklikler öylesine bir hacim oluşturuyor ki Komisyona gelen metin 7,5 sayfa, Komisyonda kaşla göz arasında önergelerle eklenen metinler ise 9,5 sayfa civarındadır.
Değerli arkadaşlar, toplam 18 kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapan bir metni görüşüyoruz ve bunu tartışıyoruz. Bu, tam bir torba kanundur. Böyle bir curcuna, böyle bir düzensizlik aslında olmamalıydı, bu mantıkla yasa yapılmamalıydı. Değişikliğe uğrayan her maddenin görüşülmesi gereken komisyon farklı, her bir maddenin farklı bir komisyonda görüşülmesi gerekirken tamamı toplanmış, tek bir komisyonda, Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alınmıştır. Bu niteliğiyle bu metnin Anayasa'ya aykırı olduğunu daha önce defalarca söyledik, bundan sonra da defalarca söylemeye devam edeceğiz. Ama iktidar sürekli olarak "Bu torba yasayı biz icat etmedik, bizden önce yok muydu?" gibi sözler söylüyor. Ben 1990'lı yıllarda hiç torba yasa hatırlamıyorum. Bu torba yasa Adalet ve Kalkınma Partisinin iş başına geldiği, iktidara geldiği günden sonra önce yavaş yavaş, birer ikişer başladı, bugünse tam bir gelenek hâline geldi. Bu Meclise gelen hemen hemen tüm yasa teklifleri, torba yasa niteliği kazanmıştır. Ama bu huydan vazgeçmek lazım, bu yasama yapma biçimi, tamamıyla yanlıştır, Anayasa'ya aykırıdır ve de hukuk sistematiğini, düzenini topyekûn bozmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bu özensizlik nedeniyle Türk hukuk külliyatının Türkçesini tamamıyla bozulmuş olarak görüyoruz ve bozuk metinler, bozuk ifadeler, maalesef, bizim hukuk külliyatımızı oluşturmaya başlıyor. Bakın, bu metinde İhale Kanunu'nda değişiklik var. İki yıldır Meclisteyim, Komisyondayım, İhale Kanunu'na dokunmayan bir teklifin geldiğini hemen hemen görmedik. Bazı teklifler de birkaç maddede dokunuyor İhale Kanunu'na. Yani bu iktidarı tanımlamak gerekirse "ihale sevici bir iktidar" demek lazım. Bir kanunla bu kadar çok uğraşıyorsanız bir derdiniz var demektir. Bu derdin ne olduğu da bellidir. Bu kadar çok değişiklik yapılır mı? Yine geldi İhale Kanunu'ndaki değişiklikle ilgili bir madde, bu paketin içerisine yerleşti. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın Türkiye'de emekliliğiyle ilgili bir türlü karar veremeyen, sürekli değişiklikler yapmaya çalışan ve tamamen vatandaşlarımızın kafasını karıştıran bir iktidardan söz ediyoruz. İkide bir aynı maddeler tekrar tekrar değiştirilmez ama bu Hükûmet, sürekli aynı maddeleri tekrar tekrar değiştiriyor. Bakın, Çek Kanunu'yla ilgili bir madde var, daha iki ay önce zaten o konuda, o kanunda bir değişiklik yapılmış, şimdi tekrar geliyor. Bankacılık Kanunu'nda düzenleme yapıyorsunuz, bir iki ay önce yine yapılmıştı. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu da aynı şekilde, buradaki madde daha önce de gelmişti.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Hepsinin cevabı var da size vermeyeceğiz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Depremle ilgili düzenleme daha önce gelmişti, tekrar depremle ilgili düzenleme yapılıyor. 3201 sayılı Kanun'la ilgili geçen yıl yapılan düzenleme, şimdi yine aynı kanunda düzenlemeyle bu paketin içinde önümüze geliyor. 4749 sayılı Kanun'la ilgili geçen sene düzenleme yapılmış, yine geliyor. Elektronik Haberleşme Kanunu'yla ilgili yapılan geçen yılki düzenlemeyi hepimiz hatırlıyoruz, şimdi tekrar bir düzenleme getiriliyor. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nda yine düzenleme yapılmıştı, tekrar bu paketle getiriliyor.
Yani önünü, iki ay sonraki geleceği göremeyen, planlayamayan, aynı maddeleri, aynı kanun maddelerini tekrar tekrar torba yasalarla bir hercümerce çeviren ve önümüze getiren bir iktidardan söz ediyorum. Burada paketi hazırlayan arkadaşlara da bir şey demiyoruz, Komisyon arkadaşlarımız, ama Hükûmetin yasalaştırma mantığı bu ve bu mantık tamamıyla yanlıştır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de değişiklik yapılıyor, zaten daha önce de sık sık değişiklik yapmıştınız ama bu huydan bir türlü vazgeçilmiyor. Bütün maddeler böyle, bütün maddeler. Yani, iktidarı topyekûn hesaba çekmemiz lazım. Kardeşim, düzgünce bir düzenleme yapın ve görüşelim; önümüze beş yıl boyunca aynı kanunla ilgili yeni bir düzenleme getirmeyin ve de derli toplu hazırlayın. Hangi komisyonu ilgilendiriyorsa bütün maddeler o komisyona gitsin ama yok, rastgele, ciddiyetten uzak bir yasalaştırma mantığıdır bu ve cumhuriyet tarihi boyunca böyle bir yasalaştırma mantığı, bu Mecliste hiçbir zaman yaşanmamıştır. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, bir olay anlatayım size: Meşhur bir 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun vardır. Bu Kanunu maliyeciler çok fazla kullanırlar; el kitabı gibidir. Aslında bu Kanun, sadece maliyecileri de ilgilendirmez. Tüm kamu kuruluşlarında kamu alacaklarının tahsiliyle ilgili usul hükümleri buradadır, bütün kamu kuruluşları kullanır. Yani bütün bakanlıklar, mahkemeler, il özel idareleri, belediyeler; kamu alacaklarıyla ilgili olarak bu Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'a müracaat eder ve bundan yararlanır, buna bağlıdır. Bu Kanun, 118 maddedir ve yaşı. benden daha eskidir, 1953 yılında çıkarılmıştır, böylesine bir temel kanundur.
Kırk yıl önce doktora yaparken eski bir maliye bürokratı hocamız, bu kanunun hazırlanmasıyla ilgili bir bilgi vermişti. Demişti ki: "Bu kanunu hazırlayan, taslak metni ortaya çıkaran ve üzerinde en büyük emeği olan kişi Ayaşlı bir maliyeciydi." Adını "Mehmet" diye mi anmıştı "Hasan" diye mi anmıştı hatırlamıyorum. Ama Ayaşlı bu Mehmet veya Hasan Efendi o yıllarda -40'lı,50'li yıllarda- Ayaş'tan merkebiyle Ankara'ya gelirmiş, Ulus'taki Maliye Bakanlığının önüne merkebini uygun bir yere park edermiş, sonra odasına geçer, çalışmasını yaparmış. Bu Ayaşlı Mehmet veya Hasan Efendi'nin hazırladığı bu 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun -benden daha yaşlı diyorum- o günden bugüne kadar hemen hemen ciddi hiçbir değişikliğe uğramamıştır, sadece oranlarla ilgili maddeler, ek maddeler veya teknolojinin değişmesiyle ilgili bir iki ilaveden başka değişikliğe uğramamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun toparlayın Sayın Şener.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlar, temel yasa dediğiniz şey, böyle bir şeydir. Yani Ayaşlı Mehmet Efendi'deki ciddiyet, niye bu Meclis'te olmasın ya niye olmasın? (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)
Yani şu torbanın Allah aşkına neresi temel yasadır? Temel yasa diye geliyor, Mecliste temel yasa hükümlerine göre İç Tüzük'ün 91'inci maddesine göre görüşülüyor, olmaz böyle bir şey. Ticaret Kanunu'nu yeni baştan yazarsınız o, temel yasa olur. Vergi Usul Kanunu'nu yeni baştan yazarsınız o, temel yasa olur veya Medeni Kanun'u. Bütün oradan buradan topladığınız rastgele maddelerle hem de cümleler bozuk düzensiz, bunu burada temel yasa olarak görüştürmeye kalkmanız bile yanlıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yani Grup Başkan Vekillerini de uyarıyorum, lütfen. Bu torba yasaları lütfen buraya temel yasa diye getirmeyin.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)