GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Meclis çalışmalarının topluma verilecek önemli mesajları içermesi gerektiğine ve Meclisin temel yaklaşımının demokratik politik kültürü geliştirmek olduğuna, siyasi parti gruplarının, vekillerin kötü söze ve fiziki saldırıya asla tevessül etmemeleri gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:97
Tarih:10.06.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; Meclis çalışmaları aslında topluma vereceğimiz önemli mesajları içermelidir her seferinde ve Meclisin temel yaklaşımı demokratik politik kültürü geliştirmektir. Eğer biz, bir demokrasi hedefinden, demokratik hak ve özgürlüklerden, hukukun üstünlüğünden söz ediyorsak ki ediyoruz, o zaman olması gereken şey, bu Meclisin bütün topluma, hem Türkiye'de hem de dünya kamuoyu açısından baktığımızda bütün dünyaya bu söylediklerinin gerçekleşmesi için uğraşan bir kurum olduğu mesajını ve görüntüsünü vermesidir. Yani hedef, demokratik politik kültürü geliştirmek olmalıdır.

"Demokratik politik kültür" dediğimiz zaman bunun en temel öğeleri elbette ki konuşmak, karşılıklı diyalog, konuları müzakere etmek, tartışmak; zaman zaman sert tartışmalar da yapmak, birbirimizi anlamadığımız zamanlarda belki öfkelenmek hepimizin başına gelen şeyler ama bütün bunları bir demokratik müzakere anlayışı çerçevesinde konuşarak gerçekleştirmemiz gerekiyor, aksi takdirde bu Meclisin topluma ve bütün dünyaya verdiği mesaj hiç de iyi bir mesaj olmuyor. Evet, bizi bağlayan şey İç Tüzük'tür, bizi bağlayan şey anayasal hükümlerdir, bizi bağlayan şey birtakım demokratik teamüllerdir, içtihatlardır.

Şimdi, bu açıdan konulara bakmamız ve bunları uygulamamız gerekiyor esas itibarıyla.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyursunlar efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Asla başvurulmaması gereken şey, vekillerin, bu tartışmalar sırasında, bu müzakereler sırasında hiç anlaşamadıkları konularda bile, hiç anlaşamadıkları konularda bile asla başvurmamaları gereken şey, birbirlerine karşı kötü söz, hakaretamiz söz kullanmaları ya da şiddet kullanmaları, fiziki saldırıda bulunmalarıdır. Bunlar kesinlikle olmaması gereken ve kabul edilemez şeylerdir. Maalesef Meclis çalışmaları içinde zaman zaman bu durumla karşı karşıya kalınıyor; fiziki şiddet uygulanıyor, zaman zaman fiziki saldırılarda bulunuluyor, zaman zaman da hakaretamiz sözler sarf ediliyor. Bunlar yaşandığı zaman ortaya çıkan sonuç hiçbirimiz için iyi bir sonuç olmuyor, bunu bilmemiz gerekiyor. Yani öfkemizi kontrol edememek aslında Türkiye'de demokrasi mücadelesi açısından, insan hak ve özgürlükleri açısından baktığımızda iyi bir sonuç doğurmuş olmuyor. Ne görüyor toplum buraya baktığında? Birbirinin üstüne yürüyen, küfreden, hakaret eden, saldıran vekiller görüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Örnek bu oluyor toplum açısından baktığımızda. Bu iyi bir örnek mi? Yani biz burada bu mesajı verdiğimizde toplumda anlaşamayan farklı kesimlerin birbirine yönelik aynı usulü uygulamasını mı önermiş oluyoruz? Maalesef bunu önermiş oluyoruz. Onun için bu tür şeylerden uzak durmak gerekiyor.

Ben dün yaşanmış olanlardan dolayı öncelikle CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel'e tekrar geçmiş olsun diyorum ve -dün yaşananlar için de- şiddet görmüş bütün vekillere geçmiş olsun diyorum. Bunun bir daha yaşanmaması için bütün parti gruplarının hem Grup Başkan Vekillerinin hem de vekillerin azami hassasiyeti göstermesi gerekiyor. Anlaşamasak bile bir uzlaşma kültürünü geliştirmek zorundayız, anlaşamasak bile bir müzakere kültürünü geliştirmek zorundayız; başka türlü demokratik siyaset alanını genişletmemiz mümkün olmaz.

Meclisin geleneği çok eskidir, işte yüz yılı geçtiğimiz aylarda aştık. Evet, darbeler nedeniyle zaman zaman kesintiye uğramış da olsa demokratik politik kültürün geliştirilmesi açısından önemli bir geleneğe ve birikime sahiptir. Dolayısıyla Meclisteki bütün siyasi parti gruplarının, grubu olmayan siyasi partilerin, Grup Başkan Vekillerinin -elbette ki Başkanlık Divanı zaten işin başında- ve bütün vekillerin bu hassasiyetle davranmaları, hakarete, kötü söze ve fiziki saldırıya asla ama asla tevessül etmemeleri gerektiğini bir kez daha vurguluyorum.

Teşekkür ederim.