GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:96
Tarih:09.06.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, şimdi, bakın, önce olgudan bahsedeceğim sonra sataşmanıza da geleceğim. Olgu şu: Diyarbakır'daki savcı da gayet iyi biliyor ki Hakkâri milletvekilimiz Sayın Leyla Güven yattığı nedeniyle mahsup edildiğinde aslında cezaevine girmesi bile gerekmiyordu, savcı da biliyor bunu bilmiyor değil, avukatları konuştuğu için herkes farkında. Fakat ne hikmetse bakın, kaç gün geçti, hangi gündü, perşembe günüydü değil mi? Şimdi salı günündeyiz, perşembeden salıya kadar herhangi bir adım atılmadı. Leyla Güven cezaevinde tutuluyor, hâlbuki bir saatte, iki saatte bitecek bir şey, nasıl Sayın Berberoğlu için yapıldıysa yapılabilecek bir şey, yapılmadı bugüne kadar, hâlâ yapılmamış durumda. Ayrımcılık dediğim bu işte, ayrımcılık dediğim bu, bölücülük dediğim bu yani ayrımcılığı da bölücülüğü de Kürt düşmanlığını da sizin yargınız ve sizin iktidarınız yapıyor, ben de bunu anlatıyorum tam size.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Niye bana dönüp bunu söylüyorsunuz? Bunu yapmayın diye anlatıyoruz. Perşembeden bugüne kadar hâlâ bir işlem yapılmamış; neden diyorum, neden? Açıklaması yok. Çünkü HDP'li ve çünkü Kürt, onun için yapıyorsunuz.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Öyle bir şey asla olamaz, asla olamaz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunun için, net, hiç tartışmasız. Çünkü siz Kürt halkının iradesini çiğneyerek Kürt halkının haysiyetini çiğnemeye çalışıyorsunuz ve Kürt halkı bir onur mücadelesi veriyor bu iktidarın saldırıları karşısında, bir onur mücadelesi, çok açık ve net.

Şimdi, efendim, öbürüne de geleceğim, çok açık ve net, hiç tartışmasız, bağırmalarınızla silemezsiniz bunu siz hiçbir şekilde.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Kürt halkının yakasından düşün artık. Siz temsil etmiyorsunuz Kürt halkını.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, öbürüne gelelim. HDP'nin bölücülüğünü nerede görmüşsünüz siz, niye bölücü diyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OYA ERONAT (Diyarbakır) - Kürt katili sizsiniz, Kürtlerin katili sizsiniz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hayır, hayır... Sizinle her platformda tartışmaya, isterseniz Mecliste isterseniz başka platformlarda tartışmaya ben hazırım, ben olduğum gibi bütün arkadaşlarım da hazır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

OYA ERONAT (Diyarbakır) - Sen yalan söylüyorsun, sahtekârlık yapıyorsun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bu tartışmayı her yerde yapmaya hazırız. Burada, kürsüde her yaptığımız konuşmada bunu söylüyoruz. Ne bölücülüğü, ne ayrımcılığı? Ortak vatan ve demokratik cumhuriyet mücadelesini sürdürdüğümüzü her gün her konuşmamızda açıklıyoruz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Süslü yalanlara karnımız tok.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Siz neden bahsediyorsunuz? Siz, HDP üzerinde ortada bir şehir efsanesi yaratarak bu şehir efsanesi üzerinden bir propaganda, kara propaganda yapıyorsunuz. Ortada bir bölücülük yok, ortada bir ayrımcılık yok; tam tersine, ortak vatan ve demokratik cumhuriyet mücadelesi var. Bunu, dediğim gibi, bakın, isterseniz her platformda -Genel Kurul dâhil- tartışmaya hazırız. Herhangi bir şeyin üstünü örtmüyorum. Programımız, tüzüğümüz, seçim bildirgelerimiz, bütün belgelerimiz ortadadır, bu tartışma kara propaganda tartışmasıdır.

Sonuncusu efendim, çok kısa söyleyeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Oluç.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Efendim, kaç dakika daha vereceksiniz, onu bilelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Çok kısa bir şeye daha değineceğim. Bakın, dokunulmazlık maddeleri, Anayasa'daki dokunulmazlık maddeleri hem kürsü dokunulmazlığıdır -mutlak dokunulmazlık- hem de milletvekillerinin yaptıkları çalışmalara ilişkin, siyasi çalışmalara ilişkin dokunulmazlıktır. Şimdi maddeyi uzun uzun size anlatmama gerek yok; hukukçularınız var, açıklasınlar, siz de öğrenin ama şunu söyleyeceğim size: Vekillerimiz -şu anda yargılanmakta olanları kastediyorum, cezaevinde olanları, Sayın Selahattin Demirtaş başta olmak üzere- grup toplantılarında ve Meclis içi yaptıkları bütün konuşmalardaki konuşmalarını tekrar etmişlerdir çeşitli halk toplantılarında ve basın toplantılarında, bunların belgelerinin de hepsi mahkemelere sunulmuştur ama bu mahkemeler "dokunulmazlık" maddesini işletmemektedir; bir.

İki: Ya, geçen gün burada söyledim, "802 fezleke var bizim vekillerimiz hakkında, bu dönem vekilleri hakkında." dedim, sayı 813'e çıkmış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Efendim, kaç dakika daha vereceksiniz?

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Partiyi korumanızın da bir adabı var.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Sayın Başkan, kaç dakika daha vereceksiniz?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, bu fezlekelerin içinde...

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Partinizi kollamanın da bir sınırı, adabı var.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Oraya bağıracağınıza beni dinleyin.

O fezlekelerin içinde öyle fezlekeler var ki...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hayır, bilelim kaç dakika daha vereceğini de ona göre yani...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Öyle fezlekeler var ki...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Kaç dakika daha verecek, onu bilelim.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Bu kadar konuşmanız saygısızlık!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, ben size fezleke örneklerini getirsem şaşarsınız. Milletvekili durmuş, bir toplantıda genel başkanının konuşmasını dinliyor, genel başkanı konuşma yapmış; savcı fezleke gönderiyor, diyor ki...

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - Bir usulü, adabı var Sayın Başkan.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Genel başkanının yaptığı konuşmaya itiraz etmediği için milletvekiline fezleke göndermiş. Değerli arkadaşlar, bakın, bir düşünün Allah aşkına ya, böyle saçma sapan bir şey olabilir mi? Milletvekili genel başkanının konuşmasını dinliyor, itiraz etmemiş olduğu için savcı fezleke gönderiyor; yargılanacak. Böyle şey olabilir mi? Bu, akla, izana, vicdana, hukuka, herhangi bir yere sığar mı? Ya, bir dakika düşünün, itiraz etmeden önce bir dakika düşünün.

Teşekkür ediyorum.