| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 93 |
| Tarih: | 02.06.2020 |
HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; bütün dünyayı etkisi altına alan bir pandemi sürecinin hâlen içerisindeyiz. İlk vakanın Türkiye'de görüldüğü 10 Mart tarihinden bu yana da Türkiye'de coronavirüs salgınına karşı bir mücadele veriliyor, hem toplumda hem siyaset alanında. Hayat neredeyse tümüyle tersine döndü bütün bu süreçte ve bütün bu süreç boyunca Parlamento kırk beş gün çalışmadı. Sorunlara çare bulunması ve çare olunması gereken süreçlerde iktidarıyla muhalefetiyle bütün partilerin birlikte ortak akıl üretmeleri gereken bir süreçte, bütün siyasi partilerin sorumluluk alması gereken bir süreçte salgına yönelik bütün adımlar saraya bırakıldı, kararlar oradan alındı; Meclis, bütün bir toplum ve muhalefet partileri alınan kararları yalnızca takip etmekle kaldı. Oradan alınan kararlara mahkûm edildik. Yasama organı belki de yakın tarihinin bu kadar ciddi bir sorun karşısındaki en işlevsiz dönemini yaşadı; yok yani, Meclis yok oldu. Fabrikalar çalıştı, atölyeler çalıştı, inşaatlar çalıştı, zorunlu olmayan üretim alanlarında işçiler, emekçiler çalışmaya devam etti ama Meclis tatildi, Meclis çalışmadı.
HDP'li 13 belediyeye bu salgın sürecinde kayyum atandı, halk iradesi yok sayıldı, arkadaşlarımıza operasyon yapılıp gözaltı, tutuklama yapıldı. Birçok ilde son derece tuhaf bir şekilde polis ve bekçi şiddeti yaşandı yurttaşa karşı, İstanbul'undan Cizre'sine kadar ama Meclis tatildi. Salgında çalışmak zorunda olanlar, işini kaybedenler, ekonomik krizden ötürü yoksullaşanlar, işsiz kalanlar, gözaltına alınanlar, artan baskı ve otoriterliği yaşayanlar oldu ama Meclis tatildi bütün bu sürede. Şimdi, bütün bunları yaşadık biz. Türkiye demokrasisizliğe, hukuksuzluğa, şiddete, nefret diline biraz daha fazla mahkûm edildi ama Meclis bütün bu olayların dışında kaldı.
Şimdi, sayın vekiller, Meclis açıldı, çok güzel; buna hiçbir itiraz yok. Bu ülkede coronavirüs salgınından etkilenmiş olan, işini kaybetmiş olan, aşını yitirmiş olan, yoksullaşan, işsiz kalan insanların ekonomik sorunları birinci meselemiz olması gerekirken Meclis bekçileri tartışıyor. Yani sanki bütün toplum "Ya, şu bekçiler yasasını bir an evvel çıkartın da Türkiye'de biraz daha otoriterleşme yaşansın, biz de rahatlayalım." diyor. Bizim de ilk yaptığımız iş bekçileri tartışmak oluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Hâlbuki bütün kamuoyu yoklamaları gösteriyor; kamuoyu yoklamasına da gerek yok, çıkın, gidin markete; çıkın, gidin sokağa; bakın, konuşun insanlarla, insanların birinci meselesi işsizlik, ikinci meselesi yoksulluk. Toplumun üçte 2'si yapılan bütün yoklamalarda birinci mesele işsizlik, ikinci mesele yoksulluk diyor; sosyal haklar, ekonomik haklar diyor. Biz neyi tartışıyoruz? Bekçiler meselesini. Peki, tartışalım, iyi güzel de, çok tartışalım, tartışmayla neyi sağlayacağız? Yani toplumun ihtiyaçlarına cevap mı vermiş olacağız? Hayır. Kimin ihtiyacına cevap vermiş olacağız? İktidarın. İktidar, kendi bekasını sürdürebilmek için bu yasa teklifini getiriyor. Bununla da yetinmiyor, önümüzdeki hafta yeni teklifler gelecek, onlar da toplumun ihtiyaçlarına cevap veren şeyler değil, iktidarın bekasını sağlamak üzere gelmiş olan teklifler olacak. Bunu bir kez daha dikkatinize sunmak istedim.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)