| Konu: | Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 15.04.2020 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Son TÜİK verilerine göre, ocak ayı dar tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 362 bin kişi. Geniş işsizlik tanımına göre ise işsiz sayısı 8,5 milyon kişi. Şimdi nisan ayındayız, bu rakam mutlaka çok daha artacaktır çünkü açıklanan TÜİK verileri ocak ayına ait.
Virüs nedeniyle risk altında olan iş yerlerinde 1 milyon 700 bin kişi var. Sadece iki genelgeyle faaliyetleri durdurulan 252 bin iş yeri var. Faaliyetleri geçici olarak durdurulan turizm ve eğlence sektöründe toplam 1 milyon 900 bin kişi var; işsiz kalan motorlu kurye 500 bin kişi; berber, kuaför salonunda işsiz kalan sayısı 504 bin kişi, kapanan AVM'lerde işsiz kalan 523 bin kişi; faaliyetleri durdurulan 71.103 kahvede işsiz kalan 213 bin kişi; artık çalışamayan, yolcu taşıyamayan 7.500 şehirlerarası otobüsün şoförü, muavini, yazıhane çalışanı 90 bin kişi; okullar kapandığı için 150 bin servisçi var; özel eğitim merkezlerinde çalışan 90 bin kişi; sokakta geçimini sağlayan kâğıt toplayıcısı, simitçisi, ayakkabı boyacısı, sokak müzisyeni, seyyar satıcısı, pilavcısı 6 milyon kişi. Yine, taksici, minibüsçü cabası, 18 milyon vatandaş, değerli milletvekilleri, şu anda işsizlikle karşı karşıya. Bu insanlar açlık ile virüs arasında uçurumun kenarında.
Değerli milletvekilleri, coronavirüs gelmeden önce ciddi bir işsizlik sıkıntısı vardı. Türkiye'nin aralık ayındaki işsiz sayısı 95 ülkenin nüfusundan daha fazlaydı ancak bu salgın işsizlik sorununa tüy dikmiş durumda. Bu hızla giderse çok yakın zamanda gerçek işsizlik oranı yüzde 20'yi bulabilir. Coronavirüs ve kötü yönetim yüzünden, en iyimser tahminle istihdamda 6 milyon 227 bin kişi işini kaybedebilir. Peki, yukarıda söylediğim küçük esnaf ve geçimini günlük kazançla sağlayan insanlarla ilgili bir tedbir var mı? Bunun cevabı maalesef kocaman hayır.
Bakın, değerli arkadaşlar, Türkiye'de yaşayan esnaflar hem kira nedeniyle, hem çalıştırdıkları insanlar nedeniyle büyük risk altında, en büyük sorunu da bunlar yaşıyor. Sadece esnaflar mı? Bir diğer sorun da bu sorunu yaşayan çiftçiler. Maalesef bu yıl hasatlarını kaldırıp kaldıramayacakları belli değil, şu anda ekimin yapılması gereken, emek verilmesi gereken yerlerde maalesef çiftçi emek veremiyor. Peki, tedbir alınıyor mu? Hayır. Ama bir şeyler yapılıyor.
Değerli arkadaşlar, Cumhurbaşkanlığı 9 Nisanda 14 yeni makam aracı için ihale yapıyor. Bakın, değerli arkadaşlar, Türkiye'de makam araç sayısı 125 bin; dünyanın en büyük araç üreticisi Almanya'daki makam aracı sayısı 9 bin, yine dünyanın en önemli markalarının üreticisi Japonya'daki makam aracı sayısı 10 bin, Fransa'daki makam aracı sayısı 8 bin. Peki, makam araçlarında dünya şampiyonu olan Türkiye fakir fukaraya nasıl bakıyor? Hani, Almanya bizi kıskanıyor, Fransa kıskanıyordu ya, makam aracındaki durum aynı mı bir bakalım değerli arkadaşlar. Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya tüm çalışanlarının maaşlarını garantiye almış durumda. İspanyası açıklama yapıyor, Fransası açıklama yapıyor: "Hiçbir çalışan iş yeri, hiçbir emekçi işsiz kalmayacak, güvencesi devlettir." diyor.
Değerli arkadaşlar, Almanya çoğunluğu Türk olan taksi şoförlerine 10 bin euro veriyor. Biz ne yapıyoruz? 16 uçağı olan Cumhurbaşkanlığı tasarrufta bulunuyor mu? Hayır.
Değerli arkadaşlar, Amerika'dan daha fazla uçağımız var, Fransa'dan, Almanya'dan daha fazla uçağımız var; uçak üreticisi Fransa'dan daha fazla özel uçağımız var. Fakir fukara ekmek bulamazken Cumhurbaşkanı büyük uçaklara binmeye devam ediyor değerli arkadaşlar.
Şimdi, peki, Cumhurbaşkanlığı tasarrufta bulunmuyor da Meclis bulunuyor mu? O da bulunmuyor değerli arkadaşlar, o da makam aracı saltanatını sürmeye devam ediyor. Biz ne yapıyoruz? Tasarrufu fakir fukaradan bekliyoruz, 1.177 TL vererek onlardan tasarruf bekliyoruz. Sizin tuzunuz kuru, simit hesabını bilmezsiniz, çay hesabını bilmezsiniz, bana laf atarsınız. Ama size bir şey söyleyeyim değerli arkadaşlar, fakir fukara aç. Fakir fukarayı açlıkla terbiye etmeye çalışıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Ağbaba.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir iki rakam daha paylaşıp sözlerime son vermek istiyorum: İşsizlik Sigortası Fonu var, buradan AKP milletvekilleri ya da Hükûmet vermiyor, işçinin vergisinden kesilen İşsizlik Sigortası Fonu var. Mart ayı içinde toplam fonun kaynağı, fonun varlığı 131 milyar 972 milyon 739 bin TL. 2020 yılının ilk üç ayında işsizlik ödeneğinden, dikkatle dinleyin, işsizlere ödenen tutar 2 milyar 994 milyon 576 bin TL. Peki, işverenlere ödenen tutar ne kadar? 5 milyar 378 milyon TL. Bu bile İşsizlik Sigortası Fonu'nun nereye kullanıldığının, iktidarın kimi tercih ettiğinin en açık göstergesi değerli arkadaşlar.
Bakın, sadece işveren istihdamı artırsın diye verilen teşvik miktarı 47 milyar. İstihdam artmış mı? Hayır. Aynı dönemde istihdam tam 1 milyon 472 bin kişi azalmış. Bu nedenle, hepinizi şatafattan kaçmaya, hepinizi fakir fukara açlıkla terbiye edilirken -makam araçlarınızda, uçaklarınızda- kaçak saraylarınızda oturmamaya davet ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)