GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:81
Tarih:10.04.2020

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yine alıştığınız bir yöntemle 70 maddelik ve 11 ayrı kanunda düzenleme yapan son derece karmaşık, karman çorman, hatta bir çorbayı yine bir torba yasa niteliğiyle getirdiniz. Özü itibarıyla baktığınız zaman, istisna suçlar ayrı tutulduktan sonra cezaların yüzde 40'ını yatanların serbest bırakılmasını öngören bir teklifle karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlar, öncelikle teklifin genel bir değerlendirmesini yapacak olursak, bir defa genel gerekçesi son derece eksik, son derece özensiz yazılmış, infaz hâkimliğinden bahsediliyor sadece. Oysa Türkiye'nin yaşadığı ekonomik, sosyal çalkantılar, toplumsal barış ihtiyacı ve Türkiye'deki özellikle bu Covid salgınıyla ilgili hiçbir şey yok. "Bu af yasasının genel gerekçesi nedir?" diye baktığınız zaman son derece özensiz bir genel gerekçeyle karşı karşıyayız. Devam ediyoruz, çapraşık, neye göre seçildiği belli olmayan, istisnaların suçun niteliğine, fiilin ağırlığına göre belirlenmediği ve sonrasında keyfî günlük ihtiyaçlara göre istisnaların belirlendiği, zaman zaman da istisnaların istisnasının belirlendiği bir kanun teklifi. İddia ediyorum, bunu yazanlar -buradaki bürokratlar dâhil, Komisyondakiler dâhil- bu yasayı asla bilmiyorlar ve öğrenemeyecekler. Oysa böylesine kritik bir yasanın çok daha açık, çok daha basit olması gerekirdi.

Bakınız, bu teklif aslında bir af yasası. Siz buna af demiyorsunuz ama bu bir af yasası. Ceza Yasamızın 65'inci maddesinin (2)'nci fıkrası açıkça bunu öngörüyor, "İnfazın bir kısmının veya tamamının azaltılmasını öngören değişiklik özel aftır." diyor. Şimdi, siz buna özel af demiyorsunuz, diyorsunuz ki: "Biz, denetimli serbestliği genişlettik; koşullu salıverilmede sırasında üç yıl, sırasında dört yıl, hatta sırasında altı yıl cezası kalanı serbest bırakacağız, izinli saydık. Gerektiğinde bu izni de uzatacağız ama sonuç olarak biz buna af demeyeceğiz."

Değerli arkadaşlar, siz tabii Anayasa Mahkemesinin hâlâ bir mahkeme olmadığına ve sarayın ağzının içine baktığına güveniyorsunuz ama nihayetinde bir Anayasa yargısı yapacak. Anayasa yargısı, sizin lafzınızla, kelimelerinizle bağlı değildir. Ufkunuzu genişletmek için sormuş olayım: Mesela, biz bu yasaya "infaz kanununda değişiklikler" demeseydik de "armut" deseydik Anayasa Mahkemesi bu kelimeyle bağlı mı olacaktı? Anayasa Mahkemesi açıp "Yasama organı ne yapmış, hangi yasaları düzenlemiş, sonuç olarak bu değişikliklerle hükümler ve sonuçlar nasıl değişmiş?" diye bakmayacak mıydı? Elbette bakacak ve Anayasa Mahkemesine güveniyorsunuz ama hâlâ bu olanak var. Dolayısıyla, bu bir aftır, açık seçik bir özel aftır ve bir özel affın gerektirdiği nitelikli çoğunlukla buradan geçmek zorundadır. Ama bunu yapamıyorsunuz, bunu yapamadığınız için, ortak akılla, muhalefetle birlikte el ele vererek Türkiye'nin barışına, Türkiye'nin demokrasisine, Türkiye'nin yargısına, Türkiye'nin adaletine katkı verecek ortak bir yasa yapamadığınız için de böylesine bir laf cambazlığıyla affı gözden kaçırmaya çalışıyorsunuz. Ama bunları tarih yazacak arkadaşlar.

Bakın, öyle tutarsız bir yasa ki bütün suçları neredeyse affediyorsunuz, mesela gasbın alt sınırından altı yıl almış bir kişi belki de bu yasa sayesinde cezaevine hiç girmeden, bakın hiç girmeden çıkacak, vicdanlar kanayacak ama tefecilik suçunun cezasını artırıyorsunuz yani diyorsunuz ki: "Hırsızları, gaspçıları, yaralayanları, örgüt kuranları affediyoruz ama faizcilerin cezasını artırıyoruz." Bunu da alanlarda kullanmak için yapıyorsunuz.

Son bir söz değerli arkadaşlar: Bakınız, ne olursa olsun, aklınızdan geçenleri biliyoruz 2 sene önce bir gece operasyonu yaptığınızı hiç unutmadık, reşit olmayana karşı cinsel istismar suçunu bu torbanın içine bir yerinden eklemeyi düşünüyorsanız, onları affetmeyi düşünüyorsanız sakın aklınızdan dahi geçirmeyin, biz bunu engelleriz, Türkiye'yi başınıza yıkarız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)