GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 207 sıra sayılı Komisyon Raporu'nun işleme alınmasının Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:78
Tarih:07.04.2020

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; usul üzerine tartışıyoruz. Herkes çok iyi bilir ki bugün görüştüğümüz teklif bir özel af yasası teklifidir. Anayasa'nın 87'nci maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisine genel af ve özel af çıkarma yetkisi tanımıştır ama genel affın ve özel affın ne olduğu Anayasa'da tarif edilmemiştir. Herkes bilir ki -hukuk fakültesinde ilk anlatılan konulardan birisidir bu- genel affın ve özel affın tarifi doktrinde ve aynı zamanda da Türk Ceza Kanunu'nda yapılmıştır.

Genel af, suçu ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran aftır. Sayın Recep Özel, biraz önce söylediğiniz genel aftır. Özel af ise cezayı ortadan kaldıran -suç sabit ama- af düzenlemesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 65'inci maddesinin (2)'nci fıkrası da özel affı bu şekilde tarif etmiş ve yasa koyucu, özel afta cezanın çekilmemesini, infaz ettirilmemesini veya belirli bir kısmının infaz ettirilmemesini özel af olarak tarif etmiştir.

Bu getirilen teklifte 1/2, 2/3, 3/4 gibi oranlarda, suç tiplerine göre, infazı ortadan kaldıran uygulamalar vardır. Bunun bir özel af olduğunu aslında siz de biliyorsunuz, herkes biliyor ancak ısrarla "Bu, af değil, infaz düzenlemesi." diye anlatılmaya çalışılıyor. Bunun sebebi ne? Bunun sebebini de hepimiz biliyoruz. Sebebi, bu meseleyi bir geniş ve büyük uzlaşmayla, oturup gerçekten toplumun vicdanını da rahatlatacak, ihtiyaca uygun bir yasa çıkarmaktan kaçtığınız için, ısrarla bunu basit çoğunlukla geçirebileceğiniz bir kalıba sokmaya çalışıyorsunuz. Bu sebeple de bunu bir "Af değil, infaz indirimi." diye bize yutturmaya çalışıyorsunuz. Bakın, bunu hiç kimsenin yutması mümkün değil hatta ben size Sayın Genel Başkanınızdan örnek vereceğim: AK PARTİ Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hatırlarsanız, bundan önce defalarca, infaz indirimiyle ilgili teklifler gündeme geldiğinde çıkıp dedi ki: "Devlet, kendisine karşı işlenen suçları affedebilir ama vatandaşa karşı işlenen suçları affedemez." O zaman bir af yasası görüşülmüyordu, "Konuşulan af değildi, infaz indirimiydi." diye konuşuyordunuz ama Sayın Erdoğan bile bunun af olduğunu bilerek çıktı, dedi ki: "Devlete karşı suçları ancak devlet affedebilir." "İnfaz indirimi" dediğiniz şeyi "Af" diye tarif eden Sayın Erdoğan'ın kendisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Örtülü af.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Tezcan, lütfen.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Buradaki mesele şu: Öyle bir teklif önümüzdeki -maddelere girdiğimizde ayrıntılarını konuşacağız- devlet kendine karşı olan suçları affetmiyor ama vatandaşa karşı olan suçlarda oldukça cömert. Siyasi mahkûmları affetmeyen, düşünce suçlularını affetmeyen hatta "Bırakın onlar cezaevinde coronadan da ölsün, başka şeyden de ölsün, nerede ölürse ölsün." diyen bir anlayış; örgüt kuran, çete kuran, tecavüzcü, başka, bildiğimiz gaspçı, kim varsa bunları rahatça dışarı çıkarabilmenin hesabı içerisinde. Bugün yaptığımız tartışma bir af tartışması değil aslında; bunu nasıl diğer grupları karıştırmadan, kendi başımıza halledebiliriz, söz verdiğimiz grupları nasıl cezaevinden çıkarabilirizin telaşı içerisindesiniz. Bu nedenle, Başkanlık Divanının tutumunun aleyhine söz aldım. Beşte 3 çoğunlukla karar verilmesi gereken bir özel aftır görüştüğümüz. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ederim.