| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 07.04.2020 |
CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, salgın nedeniyle ölen bütün yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, hasta olanların da bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlar, hem dünya hem de Türkiye herhâlde son elli altmış yılın en büyük kriziyle karşı karşıya. Tabii, bu krizde, böyle bir krizde ne yapılması lazım? Özellikle ülkeyi yönetenlerin "millî birlik, beraberlik" dediklerini -tırnak içerisinde söylüyorum- sağlaması yani insanları ayırmaması lazım.
Değerli arkadaşlar, Cumhurbaşkanı coronayla ilgili bir toplantı yapıyor, corona toplantısında olması gereken birinci kişi, birinci kurum Türk Tabipleri Birliği çağrılmıyor, Türk Eczacıları Birliği çağrılmıyor, Veterinerler Birliği çağrılmıyor, sendikaların bir kısmı çağrılıyor, DİSK çağrılmıyor, KESK çağrılmıyor, BİRLEŞİK KAMU-İŞ çağrılmıyor. Değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, bu, doğru mu değil mi bir düşünün. Türk Tabipleri Birliğinin olmadığı bir toplantı ya da Türk Eczacıları Birliğinin olmadığı toplantı kimin içine sinebilir. Yani, bu insanları dışlamanın ne mantığı var, ne anlamı var? Bunu da sizin vicdanınıza bırakıyorum.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Veterinerler Birliği.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Veterinerler Birliğini de söyledim.
Yine arkadaşlar, bizim belediyelerimiz geçtiğimiz haftalarda bir bağış kampanyası yaptı, anormal ilgi gördü, İçişleri Bakanlığı gitti, bu bağış kampanyasını, dayanışma kampanyasını yasakladı. Dün Muratpaşa Belediyesinde bir olayla karşılaştık değerli arkadaşlar, insan hakikaten hayret ediyor. Muratpaşa Belediyesi, daha önce var olan aşeviyle ilgili fakir fukara yemek yesin diye, AK PARTİ'lisi, MHP'lisi, CHP'lisi yemek yesin diye, bağış hesabı açıyor ve İçişleri Bakanlığı kararıyla bu bağış hesabı da kapatılıyor. Ya, böyle bir siyasi ahlak, böyle bir vicdan var mı? Bunu da sizin takdirlerinize sunuyorum.
Değerli arkadaşlar, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 83'üncü maddesi "Cebri tecride tabi olarak müessesatta veya evlerinde tecrit edilen kimselerle 76 ncı maddede zikredilen şahıslardan muhtaç olanlarının kendileri ve ailelerinin iaşeleri masarifi Hükümetçe tesviye edilir." diyor. Ne diyor 76'ncı madde? "Etrafında bulunanlara sari ve salgın hastalıklardan birini nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler muvakkaten ve bu zail oluncaya kadar meslek san'atlarının icrasından hıfzıssıhha meclisleri karariyle menolunur." Yani, iş yerleri kapatılır diyor. Kim bunlar? Değerli arkadaşlar, kapatılan berber, kuaför ve güzellik merkezi çalışanlarının sayısı 504 bin; kapatılan kahvelerin sayısı 71.103, çalışan sayısı 213 bin; okullarda, yurtlarda karantina nedeniyle kapatılan kantinlerdeki işsiz sayısı 150 bin kişi. 6 milyon sokak çalışanı var; simitçisi, kestanecisi, seyyar satıcısı, "Toz bezi değil ev emekçisiyiz." diyen gündelik yevmiyeyle geçimini sağlayan kadınlar var, 1 milyon kişi. İşsiz kalan 500 bin motorlu kurye var değerli arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Yine, AVM'lerde çalışan 523 bin kişi, 42.350 lokanta çalışanı, toplam 350 bin güvenlik görevlisinin 50 bini, Türkiye genelinde 300 bin "amele" dediğimiz pazarda günlük çalışmaya giden insan, okullar kapandığı için okul servisçisi 150 bin kişi, 2.850 özel eğitim merkezinde çalışan 90 bin kişi yani değerli arkadaşlar, daha birçok meslek sahibi var ancak bunların diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi mutlaka kiralarının, masraflarının ödenmesi gerekiyor. Bu insanlara "Evde kal." demek "Evde aç kal, öl." demektir. (CHP sıralarından alkışlar) O nedenle devletin bunu karşılaması lazım.
Değerli arkadaşlar, bakın, dünyanın en yoksul ülkelerinden Kongo "İki ay boyunca faturaları devlet ödeyecek." diyor. Almanya'sı, Fransa'sı, İsveç'i, Norveç'i hem çalışanlarına hem de iş yeri sahiplerine iş garantisi vermiş ve "Sizin hiçbirinizi aç bırakmayacağım." diye taahhüt etmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayın.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, biz ne yapıyoruz? Hiç para vermediğimiz esnaftan, el açıyoruz, para istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, bakın, bizim gibi kaç ülke var? İflasını ilan eden Lübnan para topluyor, krizin eksik olmadığı Sri Lanka para topluyor ve savaşın eksik olmadığı Irak para topluyor. Türkiye'yi koyduğunuz nokta neresi? Türkiye'yi koyduğunuz nokta Irak'la, Sri Lanka'yla, Lübnan'la aynı nokta. Bakın, hem para vermiyorsunuz hem desteklemiyorsunuz hem de maalesef el açıp para dileniyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Sessiz olalım değerli arkadaşlar.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Yapacağınız şu: Ahlat'taki sarayı bir an önce durdurun, Marmaris'teki sarayı bir an önce durdurun, bindiğiniz uçakları bir an önce satın ve bu fakir fukarayı bu zor günlerde aç bırakmayın.
Bir şey daha söyleyeceğim: Ayrımcılık yapmayın. Ayıptır, yazıktır günahtır. (CHP sıralarından alkışlar)