GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Berat Kandili'nin sağlık, huzur ve barış getirmesini dilediklerine, Mecliste coronavirüsten korunma konusunda gerekli özenin gösterildiğine ancak cezaevlerinde bulunan insanların ve zorunlu olmamasına rağmen üretimin sürdüğü iş yerlerinde çalışan emekçilerin aynı özen ve dikkati gösteremediğine, uluslararası birçok kurum ve kuruluşun cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin coronavirüs sebebiyle tahliye edilmesine dair ülkelere çağrıda bulunduğuna, bir hekimin daha corona testinin pozitif çıkması nedeniyle İzmir Şakran Cezaevinde önlemlerin yeterince alınıp alınmadığını öğrenmek istediklerine, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünün yaptığı açıklamaya göre yirmi yedi günde Diyarbakır ilinde yapılan toplam test sayısına ve gerçeğin ortaya çıkması açısından yapılan coronavirüs test sayısının önemli olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:78
Tarih:07.04.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; öncelikle sizlerin ve bütün halkımızın Berat Kandili mübarek olsun.

Kandillerdeki iyi niyetlerimizin ve dualarımızın içerisinde her zaman sağlık olmuştur. Bu kandilde de bütün insanlığa en başta sağlık, ardından da en çok ihtiyaç duyduğumuz huzur ve barışın gelmesini diliyoruz. İnsanlığın bu krizi de -corona krizini de- dayanışmayla atlatmasını diliyoruz. Bu bağlamda tüm İslam âleminin ve halklarımızın Berat Kandili'ni kutluyoruz.

Sayın Başkan, çok isabetli bir tutumla bu maske takma meselesini çözmüş olduk; bu, elbette ki önemli. Gerçekten zor günlerden geçiyoruz ama şunu hatırlatmak istiyorum: Bizler Mecliste bu özeni ve dikkati gösterirken -haklı olarak- bu özeni ve dikkati gösteremeyenler var, onları hatırlatmak istiyorum. Bir tanesi, cezaevlerinde bir koğuşta çok sayıda insanın bir arada kaldığı yerlerdir ve bunu bugün, yarın, önümüzdeki günlerde tartışmaya devam edeceğiz. Hiçbir şekilde böyle önlem alma imkânları yoktur. İkincisi de zorunlu olmamasına rağmen üretimin sürdüğü iş yerlerinde çalışan işçiler, emekçiler aynı özeni ve dikkati gösterememektedirler ne yazık ki. Bütün vekillerimizin bu maskeli durumdayken bu yurttaşlarımızın da durumlarını bir kez daha düşünmelerini, hissetmelerini doğrusu istiyoruz.

Şimdi, bütün dünya corona virüsü salgını karşısında yoğun bir mücadele sürdürüyor. Bu mücadele içinde alınan çeşitli önlemler var. Bunların bir kısmını biz de alıyoruz, tartışıyoruz, konuşuyoruz, taleplerimizi dile getiriyoruz. Bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Uluslararası kurumların çağrıları var son günlerde özellikle yoğunlaşmış olarak. Hem dünyanın bütün ülkelerine dönük çağrıları var hem de Türkiye'ye dönük çağrıları var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Konu cezaevleriyle ilgili. Örneğin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Uluslararası Af Örgütü, Dünya Müslüman Âlimler Birliği, Avrupa Parlamentosu, Dünya İşkence Karşıtı Organizasyonu, İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi birçok kurum ve kuruluş uluslararası alanda cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin coronavirüs sebebiyle, mücbir bir sebep nedeniyle tahliye edilmelerine ve gereken önlemlerin dışarıda alınması gerektiğine dair açıklamalar yapıyorlar, çağrılar gönderiyorlar. Bunları hatırlatmak istedim, uluslararası kurumların bu çağrılarını. Niye bu önemli şu anda? Bakın, biraz evvel aldığımız bilgilere göre Şakran Cezaevinde, İzmir Şakran Cezaevinde, bir hekimin daha sonuçlarının pozitif çıktığı belli oldu. Beş gün önce de bir hekimde çıkmıştı, ikinci hekim oldu ve bu ikinci hekimin de özellikle son hafta içinde tutuklularla yakın temasta olduğu biliniyor. Dolayısıyla bu konunun önemini bir kez daha vurgulamış olalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Cezaevleri gerçekten son derece sıkıntılı bir durumla karşı karşıya. Bu bağlamda Şakran Cezaevinde de önlemlerin yeterince alınıp alınmadığını elbette ki öğrenmek istiyoruz.

Yine corona virüsüyle ilgili bir noktaya daha değinmek istiyorum. Şüphesiz ki test sayısının çok önemli olduğunu ilk günlerde de tartışıyorduk ve ne kadar çok test yapılırsa gerçeğin o kadar fazla ortaya çıkacağını söylüyorduk, haklı da olduğumuz ortaya çıktı. Şu anda Türkiye'de günde 21 bin teste varıldı. Bu sayının daha da artması gerekiyor. Yani çok düşük sayılarla başlamıştı, 21 bin önemli bir nokta ama daha da artması gerekiyor. Fakat bir gerçeğe de işaret etmeden duramayacağım. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü açıklama yaptı, yirmi yedi gün içerisinde Diyarbakır'da yapılan toplam test sayısı 500. Yirmi yedi günde Diyarbakır'da 500 test yapılmış, başka yapılmamış; İl Sağlık Müdürlüğünün açıklaması.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Diyarbakır'da 500 test yapılmış ama mesela, Diyarbakır'da hastanelerde şu anda 148 yurttaş tedavide. Yani 500 test karşılığında 148 yurttaşın tedavide olmasının ne kadar vahim bir tablo olduğunu orantısal olarak söylememe herhâlde gerek yok; 9 yurttaş ölmüş. Dolayısıyla Diyarbakır bir örnektir ama mutlaka bu konuda ciddi bir çalışmanın yapılmasına ihtiyaç var, aksi takdirde çok büyük eşitsizliklerin bu konuda da yaşanmakta olduğunu hep birlikte görmüş oluyoruz.

Teşekkür ederim.