| Konu: | Batman Belediyesi, Diyarbakır ili Silvan, Lice, Ergani, Eğil ile Bitlis ili Norşin ilçe belediyeleri, Iğdır ili Halfeli ve Siirt ili Gökçebağ belde belediyelerine kayyum atanarak belediye eş başkanlarının gözaltına alındığına, bu belediyelerin coronavirüsle mücadelede yaptığı uygulamalara, kayyum atamalarının ve kayyum atayanların tarihe kara bir leke olarak geçeceğine, corona virüse karşı mücadelede dayanışma, iş birliği gerekirken Kürt halkına yönelik düşmanca tutumu asla kabul etmediklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 24.03.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, yani, tabii, bugünlerde konuşmak istemediğimiz bir konu ama mecburen konuşmak durumunda kalıyoruz. Bakın, dün inanılmaz bir şey oldu; belki birçoğunuz farkında değilsiniz fakat pazartesi sabahı itibarıyla, İçişleri Bakanlığı, 8 belediyemize kayyum atadı; kayyum atadı 8 belediyemize. Batman İl Belediyesi, Diyarbakır Silvan, Lice, Ergani, Eğil İlçe Belediyeleri, Iğdır Halfeli Belde Belediyesi, Bitlis Norşin İlçe Belediyesi, Siirt Gökçebağ Belde Belediyesi; 8 belediyeye kayyum atandı dün. Coronavirüse karşı bütün toplumda, her yerde dayanışmayı artıralım, birlikte mücadele edelim, insan sağlığını, halk sağlığını koruyalım diye uğraşırken, çabalarken, konuşurken birdenbire 8 belediyemize kayyum atandı.
Şimdi, bu belediyeler ne yaptı, bu corona virüsü ortaya çıktığından beri ne yaptı, ben size kısaca bunu özetlemek istiyorum.
Bu belediyeler, birincisi, yurttaşlarımızın ihtiyaç hâlinde ulaşabilecekleri acil iletişim hatları oluşturdular.
Bu belediyeler, temel gıda ve temizlik ürünlerini temin edemeyen yurttaşlarımıza yönelik olarak sosyal yardım paketlerini hazırlayıp, yaşlılar ve dezavantajlı grupların tespit edilip ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmalarını sürdürdüler. Bu belediyeler, 12 yaşından küçük çocukları bulunan, hamile, kronik rahatsızlığı bulunan personellerine ve 60 yaş üstü ve engelli personellerine izin verdiler.
Bu belediyeler, Covid-19 salgınına karşı fırsat devşirmeye çalışan işletmelere yönelik denetimlerini artırdılar.
Bu belediyeler, su kesintisine yol açacak altyapı çalışmalarını erteleyip önümüzdeki aylarda su borcundan kaynaklı hiçbir hane ve iş yerinin suyunu kesinlikle kesmeyeceklerini ilan ettiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu belediyeler, toplu taşıma araçları, ibadethaneler, meyve sebze halleri, mahalle pazarları, hayvan pazarları, parklar, toplu ulaşım durakları, otogarlar, otoparklar ve yurttaşların yoğun olarak kullandığı alanların düzenli olarak dezenfekte işleminin yapılması hizmetini verdiler ve bu hizmeti vermeye de devam ediyorlar.
Bu belediyeler, bünyesinde planlanan toplu kültür, sanat vesaire etkinliklerin ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdiler ve bu belediyeler bünyesinde faaliyet sürdüren tüm yerleşke ve binalarda titiz ve ayrıntılı bir temizlik, dezenfekte çalışmasının sürekli olarak yapılmasını sağladılar.
İşte bu belediyeler, corona virüsü ortaya çıktığından beri yaptıkları bu çalışmalarla esas olarak uğraşıyorlardı. Fakat ne oldu? Bu belediyelere şimdi kayyum atandı. Bu iktidar şimdiye kadar, 65 belediyemizden 26 belediyemizi bırakmıştı; şimdi 8 belediyeye daha kayyum atadı, 18 belediye kaldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Şimdi, bunu konuşurken işi neresinden tutalım diye düşünüyoruz yani hukuken baksanız, hukuksuzluk başından beri; insani olarak baksanız, gerçekten insanlık düşmanı bir tutum; halk açısından baksanız, halka düşman bir tutum; siyaseten baksanız, siyasi olarak -bu, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarına soruyorum, grubuna soruyorum- böyle bir şeyi nasıl savunabiliyorsunuz? Yani, hep beraber coronavirüse karşı mücadele edelim derken, siz, Kürt halkına bu hizmeti veren belediyelere kayyum atayarak, görevlerinden uzaklaştırarak bu hizmetlerin verilmemesini mi savunuyorsunuz?
Şimdi biz "Her attığınız adımla Kürt halkına düşmanlık yapıyorsunuz." dediğimizde kızıyorsunuz, tavana sıçrıyorsunuz ama tekrar söyleyelim: Bu nedir? Corona virüsüne karşı mücadele eden belediyeleri görevinden uzaklaştıran İçişleri Bakanlığı ve iktidarın kafasına ne virüsü kaçmıştır Allah aşkına? Bu, savunulabilecek bir şey mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, toparlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Gerçekten, insan bazen söyleyecek laf bulamıyor. Yani hiç elle tutulabilir bir şey değil. Sizin de bunu nasıl savunduğunuzu çok merak ediyoruz. Çıkın, şu kürsüden savunun bunu.
Şimdi, görevden alıyorsunuz, bu yetmedi -hani İnfaz Yasası üzerinde çalışılıyor ya, yetmedi- belediye eş başkanlarını da gözaltına aldınız. Bu 8 belediyenin belediye eş başkanları şimdi gözaltında. Ya, belediyenin önüne gitti 8-10 kişi "Niye görevden alıyorsunuz?" diye, onları da gözaltına aldınız. Bir kısmı dün akşam bırakıldı, bir kısmı hâlâ gözaltında. Yani, İnfaz Yasası'yla sözde cezaevlerini boşaltacaksınız ama bir taraftan da bu işi yapıyorsunuz.
Şimdi, gerçekten insan bunun hangi kelimelerle eleştirilmesi gerektiğine karar vermekte zorlanıyor ama ben bir kez daha, birkaç şeyi özellikle söyleyeyim. Bunu, çok açık bir biçimde, Kürt halkına düşmanlık olarak tanımlıyoruz ve bu tanımladığımız işi nasıl gerçekleştirdiğinizi iktidar her adımıyla bir kez daha halka gösteriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümle efendim.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Emin olun, sadece Kürt halkı değil, bu ülkede yaşayan herkes, bütün toplum -Türk halkı başta olmak üzere- bu düşmanca tutumunuzu asla benimsemeyecek ve bu yapılan, bu fırsatçı tutum, bu yerel yönetimlerle iş birliği yapmak yerine yerel yönetimleri görevden uzaklaştırmak fırsatçı tutumu mutlaka kaybedecek. Kayyum atamak da kayyum atayanlar da tarihe kara bir leke olarak bir kez daha geçecekler.
Özellikle, coronavirüse karşı mücadelede dayanışma, iş birliği gerekirken halka yönelik bu düşmanca tutumunuzu asla kabul etmediğimizi bir kez daha size vurgulamış olalım.
Teşekkür ediyorum.