| Konu: | Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 12.03.2020 |
CHP GRUBU ADINA ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Futbol Maçlarında ve Diğer Spor Müsabakalarında Bütüncül Bir Emniyet, Güvenlik ve Hizmet Yaklaşımı Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesi üzerinde CHP Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugüne kadar 33 ülkenin imzaladığı, 14 ülkenin de iç hukuk sistemine entegre ettiği bu sözleşmenin amacına baktığımızda 3 önemli unsur görüyoruz: Emniyet, güvenlik ve hizmet. "Emniyet" kavramı, insanların yaralanmalarını veya spor etkinlikleri sırasında beden sağlığı ve bütünlüğüne yönelik riskle karşılaşmalarını önlemeye yönelik tüm tedbirleri bir araya getirir. Bu, stadyum altyapılarını ve ruhsatlandırmayı, acil durum planlarını veya alkol tüketimiyle ilgili önlemleri de içerir. Emniyet tedbirleri, insanları etkinlik alanına yolculuklarında ve stadyum dışındaki halka açık alanlarda da korur. Bu ifadeler sözleşmede yer alan ifadeler.
Peki, bizim stadyumlarımız güvenli mi ya da ne kadar güvenli, kısaca bakalım. Değerli arkadaşlar, Türkiye'de yapılan bir araştırmaya göre, her 10 kişiden 7'si stadyumları güvensiz buluyor. Stadyumlara duyulan güvensizlik, karşılaşmaları izlemek için statlara gitmeye engel teşkil ederken her 4 kişiden 1'i şiddet sebebiyle stadyuma gitmediğini belirtiyor. Yine, her 3 kişiden 1'i güvensiz bulduğu için ailesiyle birlikte stadyuma gidemediğini belirtiyor ve her 10 kişiden 8'i stadyuma giden bir yakını için endişe duyuyor. Katılımcıların yüzde 13'ü fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtirken yüzde 30'u sözlü şiddete maruz kaldığını, yüzde 30'uysa fiziksel veya sözlü şiddete kendisi maruz kalmasa bile buna tanık olduğunu söylüyor.
Güvenlik kavramı, futbol veya diğer spor etkinlikleriyle bağlantılı, stadyum içinde veya dışında meydana gelebilecek herhangi bir şiddet veya kötü davranışı caydırmak, önlemek ve cezalandırmak için planlanmış tüm önlemleri içermektedir. Buna, risk değerlendirmesi, polis ve diğer ilgili kuruluşlar arasındaki iş birliği ve yaptırım tesis edilmesi de dâhildir.
Spor müsabakaları en büyük kamusal alan etkinlikleridir. İnsanlar sosyal statü, gelir düzeyi farkı olmaksızın aynı anda aynı olayla etkileşime geçmektedirler. Bunu yaparken de sadece seyir noktası itibarıyla fiyat farkına tabi tutulmaktadırlar. Türkiye'de spor müsabakaları, özellikle futbol, içine siyaset bulaşmadığı sürece keyifli bir aktivitedir. Siyaseti futbola bulaştırır, bir takım lehine açıktan destek verir, ekonomik olarak sadece bir kulübü gizli veya açık şekilde destekler ve futbolu siyasetle iç içe geçirmeye kalkarsanız, insanların futbol zevkine gölge düşürmüş olursunuz.
Değerli milletvekilleri, kulüplerimizin finansman yapısı ise ayrı bir tartışma konusudur. Ciddi borçlanmaların içerisinde tutulmaya çalışılan kulüplerin rekabeti, bir şirketin iflasına giden sürece benzemektedir. Meclisimizin bu sözleşmeye taraf olması kadar, atması gereken bir başka adım ise bankacılık sektöründeki Düzenleme ve Denetleme Kuruluna benzer bir spor düzenleme ve denetleme kurulunu kurmak olmalıdır.
Yine, benzer bir şekilde dikkat çekmek istediğimiz bir husus şudur: Bakınız, bir gecede torba yasalar geçiriyoruz ancak on sekiz yıllık iktidarınızda spor yasası hâlâ Meclise gelmedi. Yine, 14 Ocak 2020'de bir spor çalıştayı düzenlendi.
Türkiye'de, maalesef, spor, Dernekler Yasası'yla yönetiliyor. Sayın Bakan Mehmet Kasapoğlu, spor kulüpleri ve federasyonlar yasasının Meclise geleceğini söylemişti, halen bunu bekliyoruz.
"Sporcuya yatırım yapalım." diyoruz, her yerde "yerli, millî" vurgusu yapıyoruz ama iş spora, sporcuya gelince ithalatın zirvesini yaşıyoruz; Türk oyuncu bulmak ve yetiştirmekte zorluk çekiyoruz. Bunların düzenlenmesi lazım.
Yine, sözleşmede üçüncü önemli unsur olarak görülen "hizmet" kavramı da az önce ifade ettiğim üzere, kamusal alanlarda alınacak düzenlemeleri öne çıkarmaktadır.
Sözleşme şöyle diyor: "Hizmet kavramı, stadyumlarda ve müsabaka öncesi, esnası ve sonrasında izleyici ve taraftarların toplandıkları kamusal alanlarda futbol ve diğer spor etkinliklerini herkes için keyifli ve misafirperver bir ortam hâline getirmek için planlanmış tüm önlemlerden oluşur." Bu, iyi bir yeme içme servisi ve tuvalet servisi gibi unsurları da içerir ancak her şeyden önce etkinlik boyunca insanları iyi bir şekilde karşılamaya ve memnun etmeye odaklanır.
Değerli milletvekilleri, özetle, bu sözleşmeyi olumlu bulmakla birlikte, Türkiye'deki fiilî durumun da düzelmesini umuyoruz. Sözleşmenin bir an evvel kabul edilmesi, uluslararası spor müsabakalarında Emniyet ve Güvenlik Komitesinde Türk Emniyet müdürlerimizin de görevlendirilmesine olanak sağlayacaktır. Bu sayede, bu alanda da Türkiye'nin, ülkemizin temsiline katkı sunacaktır.
Ben, son olarak, Saffet Vekilimin teklifine ek olarak, coronaya karşı tüm milletvekillerini spor yapmaya davet ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)