GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 11 Mart Gezi Parkı eylemlerinde Okmeydanı'nda polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurulan Berkin Elvan'ın ölümünün 6'ncı yıl dönümü vesilesiyle Berkin Elvan'ı katletmiş olanlardan yargı alanında hesap sorulamadığına, Batman'dan İstanbul'a cezaevindeki oğlunu ziyarete gelen Mehmet Bal'dan 24 Ocaktan bugüne haber alınamadığına ve bu konuda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının hukuka uygun olmadığına, emniyete, İçişleri Bakanlığına ve savcılığa Mehmet Bal'ın nerede olduğunu sormak istediklerine, açlık grevini sürdüren Grup Yorum üyelerinin evlerine baskın yapılarak zorla hastaneye götürüldüğüne, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Armutlu Cemevi'ne kapısını kırarak giren kolluk güçlerini ve onlara emir verenleri kınadıklarına, bir taraftan işsizlik artarken diğer taraftan İşsizlik Fonu'na el uzatılmasının uygun olmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:67
Tarih:11.03.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; Gezi Parkı eylemlerinin 20'nci gününde, 16 Haziran 2013'te İstanbul Okmeydanı'nda ekmek almaya giderken polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesiyle vurulan Berkin Elvan -14 yaşında- 269 gün yaşam mücadelesi vermişti ve 11 Mart 2014'te yani bundan altı yıl önce, 15 yaşındayken hayatını kaybetti. Soruşturma dosyası, 6 savcı değiştirdi; hâlen bir sonuca varılamadı yani Berkin Elvan'ı katletmiş olanlardan yargı alanında, hukuk alanında hesap sorulamadı. Bunu hatırlatmak istiyorum ve Berkin Elvan gibi çocuklarımızın ölmemesi, hiçbir çocuğun ölmemesi için bu konuda ne kadar hassas davranılması gerektiğinin farkına varmak gerektiğini bir kez daha vurguluyorum.

Özellikle son günlerde, bazı iktidar sözcüleri "Gaz sıkmak barbarlıktır." "Korumasız insanlara gaz sıkan ülkelerde ahlaktan söz edilemez." gibi laflar sarf ediyorlar. Evet, bu lafların kendileri doğru gerçekten ama Türkiye'de de 14 yaşında bir çocuğun gaz kapsülüyle hayatını kaybettiğini unutmamak gerekiyor.

Burada, Mecliste daha önce dile getirdim, bugün bir kez daha dile getirmek istiyorum. Efendim, Mehmet Bal; Batman'dan İstanbul'a cezaevindeki oğlunu ziyarete giden, aynı gün akrabalarıyla görüşen Mehmet Bal'dan 24 Ocaktan bugüne kadar yani tam kırk yedi gündür haber alınamamaktadır. Bu konuda ailesi, savcılığa başvurmuştur. Çeşitli açıklamalar yapılmıştır ve savcılık, bu konuda bir girişimde bulunmuştur. Sinyal dökümlerinin ve MOBESE kayıtlarının bulunduğu ortaya çıkmıştır. En son, Kadıköy'de ve Dudullu'da sinyal ve MOBESE kayıtlarının olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat aradan bunca gün geçmesine rağmen Mehmet Bal bulunamadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - En son, geçtiğimiz gün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verdi. Mehmet Bal'ı artık savcılık aramıyor fakat Mehmet Bal bulunamıyor, ailesi de bulamıyor, kimse bulamıyor, ulaşılamıyor. Tekrar soruyoruz: Mehmet Bal nerede? Aile arıyor, yakınları arıyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının bu konudaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, hukuka ve insanlığa uygun değildir. Bir kez daha hem Emniyete hem İçişleri Bakanlığına hem savcılığa soruyoruz "Mehmet Bal nerede?" diye.

Grup Yorum üyeleri, açlık grevi sürdürüyorlar -Helin Bölek ve İbrahim Gökçek- ve çok ilerlemiş bir aşamasındalar, sağlık açısından çok riskli bir dönemdeler, evleri basıldı gece yarısı ve hastaneye götürüldüler. Şimdi, bunun tıbbi açıdan ve tıp etiği açısından uygun olup olmadığı çok açık, bunu hiç tartışmıyoruz bile. Fakat bu baskının ötesinde ne oldu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım, devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani gece yarısı eve baskın yapmak işin bir başka yanı.

Şimdi, bir başka şey oldu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Armutlu Cemevinin kapısı kırılarak içeri girildi bugün ve "Grup Yorum'la birlikte hareket eden kişiler orada" diye ibadethanenin kapısı kırıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül'den bilgi aldım. Cem odasında oturuyor bu kişiler ve kapılar kırılarak bir ibadethanenin içine giriliyor; bu, görülmemiş bir şey. Yani bir camiye nasıl giriliyorsa bir cemevine de aynı saygıyla girmek gerekiyor. Bu konuda kapıyı kırmış olan kolluk güçlerini ve ona emir vermiş olanları gerçekten en sert biçimde kınıyoruz; ibadethaneye nasıl gireceklerini öğrenmeleri gerekiyor.

Şimdi, efendim, işsizlik rakamları açıklandı ve Türkiye'nin işsizlik kâbusunun devam ettiği ortaya çıktı. Bütün manipüle edilen rakamlara rağmen işsizlik hâlâ 2 hanede ve milyonlarca insan işsiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 2019'da resmî işsiz sayısı 918 bin arttı, 4 milyon 400 bine yaklaştı. Özellikle gençlerdeki işsizlik, çok olağanüstü ölçülerde artmış vaziyette, her 4 gençten 1'i işsiz. Peki, mesela, biz bu durumda ne yapıyoruz Mecliste? Bugün, torba yasanın görüşmeleri devam edecek. İktidarın getirdiği teklifte ne var? İşsizlik Sigortası Fonu'na göz dikilmiş. İşsizlik Sigortası Fonu'nu ekonomideki boşluklara nasıl yamarız diye, sermayeye nasıl aktarabiliriz diye madde teklifleri karşımızda duruyor. Bir taraftan işsizlik artıyor, bir taraftan işsizlerin fonlarına el uzatılıyor. Bunun da hiç uygun bir şey olmadığını bir kez daha vurgulamış olalım.

Teşekkür ediyorum.