| Konu: | Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 66 |
| Tarih: | 10.03.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; Sayın Akbaşoğlu'yla bu konuya hep tesadüfen biz denk geliyoruz, tartışıyoruz; olsun, ben yine de kayıtlara geçsin diye söyleyeceğim.
Efendim, hep söyledik, böyle olmasını istemezdik elbette fakat maalesef bu iktidarın cezaevinde tuttuğu siyasi rehineleri vardır çok net, açık. Bakın, hiyerarşik bir sıralama yapmak için söylemiyorum bunu, bir numara Selahattin Demirtaş'tır, bizim geçmiş dönem Eş Genel Başkanımız. Bu iktidarın, hatta bu iktidarın da ötesinde, sizin Genel Başkanınızın bizzat siyasi rehinesidir; net, tartışmasız. 3 kere tahliye kararı verilmesine rağmen Sayın Selahattin Demirtaş rehine tutulmuştur ve tahliye edilmemiştir, hâlâ da hukuksuz bir şekilde orada tutulmaktadır. Ama sadece o değil, Osman Kavala'yı biraz evvel hatibimiz aktardı, gerçekten inanılır gibi bir durum değil, en son "casus" diye tutukladılar. Ben eminim, bir sonraki adım da şu olacak: "Bir ülkenin de casusu değilmiş, aynı zamanda Amerika, Fransa, Almanya, İngiltere, İsrail..." Sıralayacaksınız yani.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, lütfen toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Birincisi, bunu söylemiş olayım.
İkincisi: Yani, şimdi, on günde 8 gazeteci tutuklandı, on günde 8 gazeteci. Şimdi, bu gazeteciler, haber yaptıkları için tutuklandılar. Haber yapmak, haberin kendisine "suç" diye bakıyor bu iktidar; böyle bir durumdayız. Varsayalım ki bunlar bir suç işlediler. Efendim, delilleri ortadan kaldırma imkânı var mı? Yok. Niye tutuksuz yargılamıyorsunuz? Tutuksuz yargılayabilirler. Hayır, zaten önce tutuklama yapmadı mahkeme, biliyorsunuz gözaltından sonra serbest bıraktı. Savcı itiraz etti hemen, bir başka mahkeme tutukladı onları yani bir mahkeme salıyor, öbür mahkeme tutukluyor. Neden tutukluyorsunuz? Haber yapmaya çalışan gazetecilere gözdağı vermek için, başka bir şey değil yoksa bir delil karartma imkânı yok. Daha önce Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği kararlar var; Can Dündar, Erdem Gül kararları var. Yani tutuksuz yargılanabilirler. Hayır, tutukluyorsunuz ki gözdağı vererek gazetecilerin başka haber yapması gerçekleşmesin diye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir dakika ilave ediyorum, toparlayın lütfen Sayın Oluç.
Bakın, bu tartışmayı karşılıklı yapmayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, tabii.
Şimdi son konu olarak şunu söylemek istiyorum; bugün, yarın tartışacağız, bu torba kanun teklifi konuşulduğu sürece tartışacağız, net olarak söyleyelim: Cumhuriyet tarihinin en büyük fişleme teklifini getirdiniz, cumhuriyet tarihinin en büyük fişleme teklifi. "Sivil toplum örgütleri" dediğimiz -İngilizcede- NGO'lar yani hükûmet dışı örgütler; bunlar, evet, iktidarı eleştiren sivil toplum örgütleridir, derneklerdir; insanların özgürce örgütlendikleri, bir araya geldikleri, sorunlarını konuştukları yerlerdir. Siz, bu sivil toplum kuruluşlarına üye olan herkesi fişleyerek iktidar karşısındaki eleştirel her tutumu kontrol altına almaya çalışıyorsunuz.
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Oluç lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, yani cumhuriyet tarihinin en büyük fişlemesidir, onu da söylemiş olayım.
Daha uzatmayacağım, nasıl olsa konuşma imkânımız olacak.