GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:66
Tarih:10.03.2020

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın üyeler; gündem dışı olarak Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve kıymetli milletvekillerimizi saygıyla selamlıyorum.

Bu hafta, bildiğiniz üzere 8 Mart haftası. Çeşitli partilerden birçok kadın arkadaşımız çıkacak bu kürsüye ve biz kadınların yaşadığı sıkıntıları anlatacaklar size; maruz kaldığımız şiddeti anlatacaklar, öldürülen kardeşlerimizi anlatacaklar, kadın işsizliğini anlatacaklar, kadın yoksulluğunu ve hayatın her alanında yaşadığımız ayrımcılığı anlatacaklar size. Birçok erkek arkadaşımız, biliyorum, bu sorunları aslında can kulağıyla dinleyecek, muhakkak ki duyduklarına üzülecek, içinden "Hay Allah!" diyecek; belki sosyal medyadan bunları kınayan paylaşımlar yapacak.

Peki, sonra sevgili arkadaşlar, sonra ne olacak? Sonrası yok, sonrası olmayacak çünkü bu sorunların temelinin ne olduğunu açıkça konuşmadığımız her an bu ayrımcılık da yaşadığımız bunca şiddet de katlanarak artmaya devam edecek. Çünkü kadına dair tüm dertlerin altında yatan, aslında hepimizin çok iyi bildiği tek bir şey var, o da toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bir arpa boyu yol alamıyor olmamız. Özellikle son dönemde, kadının özgürleşmesini içine sindiremeyen sözde muhafazakâr, özde iktidarından taviz vermek istemeyen erkeklerden ibaret bir grup gericinin "toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramına yani aslında toplumun bizatihi kendisine açtıkları beyhude savaş, utanç verici bir hâle gelmiş durumda. Hadi biz hainiz, başka partilerdeniz, öyleyiz böyleyiz; AK PARTİ'li kadın milletvekili arkadaşlarımıza bile sırf "toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramını savundukları için saldırmaya cüret edecek kadar aklını kaybetmiş bir grup gerici saldırıyla ne yazık ki bu kavram karşı karşıya şu anda.

Peki, bu kadar saldırılan, bıraksak iblis ilan edecekleri, bu "toplumsal cinsiyet eşitliği" kavramı nedir? En özet şekilde tanımlamam gerekirse, toplum tarafından cinsiyet temel alınarak geliştirilen kültürel görüşler, imajlar. Özellikle toplumun, siz sırf kadın ya da sırf erkek olduğunuz için geliştirdiği beklentilere biz aslında "toplumsal cinsiyet" diyoruz. Gelin daha da somutlaştıralım: Nedir bu saçmalık derecesinde önem atfedilen ve aslında hiçbir bilimsel temeli olmayan, sadece mevcut ataerkil düzeni ayakta tutmak için sanki olmazsa olmazmış, bir zorunlulukmuş, bu beklentilere uymayanlar toplumu yok etmeye çalışan tehlikeli marjinallermiş gibi allanıp budaklanıp satılmaya çalışılan bu toplumsal cinsiyet eşitliği rolleri?

Mesela, böyle, sık sık diyoruz ya -az önce Filiz Hanım da bahsetti- "Kadınlar zariftir, kadınlar çiçektir, kadınlar başımızın tacıdır.", bunlar olumluymuş gibi kullanılan tabirler. Olumsuz olanlar ya da bizim hayatımızı olumsuza çevirenler de var: "Kız kısmı öyle oturmaz." "Kadın dediğin böyle kahkaha atmaz" "On tane insan, oturuyorsunuz orada. Kalk kızım, bir çay ver." "Kalk kızım sofrayı topla." "Kadın dediğin evinin işini eksik bırakmaz." "Kadının en kutsal işi anneliktir." Bize bu şekilde toplumsal roller yüklenmiş, "Bunun altından kalkamıyorsanız eksiksiniz, yarımsınız." deniyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Bir tek kadınlar mı muhatap oluyor buna peki? Erkekleri de ben biraz düşünmek istiyorum inanın, aynı roller üzerinden. Mesela erkeklere de yükleniyor bazı şeyler, değil mi? "Erkek adam ağlamaz." Babası ölmüş, adam ağlayamıyor. Niye? Ağlasa daha az erkek olacağı gibi bir yaklaşım var toplumda. "Erkek adam böcekten korkmaz." Korkuyor ya belki adam. Bırakalım, rahat bırakalım. Belki o da böcekten korkmak istiyor, değil mi? Daha acısı var; intiharlar var ekonomik kriz temelli, değil mi? Sık sık duyuyoruz hepimiz, böyle: "Oğluna bisiklet alamayan, ayakkabı alamayan baba intihar etti." "Ailesini geçindiremeyen adam canına kıydı." "İş bulamayan, borcunu ödeyemeyen erkek kendini yaktı." Peki, artık bu geldiğimiz 21'inci yüzyılda evinin sorumluluğunu tek başına üstlenmek neden erkeklerin boynunda? Yani tam olarak bunun için diyorum, "toplumsal cinsiyet eşitsizliği" dediğimiz şey -evet, genellikle kadınların derdi ama- bilin ki yalnızca kadınların derdi değil, bu dert tüm toplumda var. Bir kuşun kanatlarından birini bağlayıp "Hadi şimdi uç." demek, açık konuşuyorum, ahmaklıktır.

Hâl böyleyken, gayet aleni bir ajanda çerçevesinde, hassasiyetler bahanesiyle toplumsal cinsiyet eşitliğinin dışlanması, konunun müfredatlardan çıkarılması bu topluma yapılabilecek en planlı ve en büyük kötülüklerden birisidir sevgili arkadaşlar. Çünkü, biliniz ki toplumsal cinsiyet eşitliği talep eden bizlerin derdi toplumu çökertmek değil. Biz sadece, bize uygun gördüğünüz sözde ideal vasıfları reddediyoruz, gelenek adı altında bize dayattığınız hayatları yaşamayı reddediyoruz sevgili arkadaşlar. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Bedenimize, hayatımıza, meslek seçimimize, giyimimize kuşamımıza, hayat tarzımıza yönelik kendi konforunuza endeksli beklentilerinizi reddediyoruz arkadaşlar. Sizin istediğiniz gibi değil olduğumuz gibi olacağımızı hem buradan hem yasaklamaya kalktığınız sokaklardan işte tam da bu yüzden haykırıyoruz

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Sözlerime son vermeden önce tüm kadınlara ve özellikle kız çocuklarına açık bir çağrım olacak: Size sunulan anlamsız rollerin yüzyıllardır dayatılıyor olması doğru oldukları anlamına gelmez. Bu rollere bürünmüyor olmanız sizin eksikliğiniz değildir. İsterseniz öğretmen olursunuz isterseniz kamyon şoförü, isterseniz tek başınıza yaşarsınız isterseniz bir aile kurarsınız, isterseniz başörtünüzü takarsınız isterseniz şortla dolaşırsınız, ister sakin biri olursunuz ister bu kadar adaletsizliğe karşı öfke dolu olursunuz sevgili kadınlar. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Önemli olan tek şey, sizin hayatınızla ne yapmak istediğiniz, inanın başkalarının değil. Nasıl biri olmak istediğinize odaklanın sevgili kadınlar, nasıl olmanız gerektiğini söyleyenlere değil.

Hepinize çok teşekkür ediyorum ve bizim 8 Martta istediğimiz ne tebrik ne çiçek, tek istediğimiz eşitlik ve adalet diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)