GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Türkiye Maarif Vakfına 684 milyon lira aktarılmasının doğru bir yaklaşım olmadığına, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin Suriye'deki ihlalleri araştırmak üzere kurduğu komisyonun raporunun Temmuz 2019 ile 10 Ocak 2020 tarihleri arasında yer alan bütün kanlı saldırılara yer verdiğine ve iktidarı ilgilendiren bir rapor olduğuna, Freedom House tarafından açıklanan Dünyada Özgürlükler 2020 Raporu'na göre Türkiye'nin "özgür olmayan ülkeler" kategorisinde yer aldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:65
Tarih:05.03.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Maarif Vakfına 684 milyon lira kaynak aktarılacağını okuduk. 2016 yılında kurulan bu vakfa bugüne kadar aktarılan paranın yaklaşık 2 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor. Şimdi, Millî Eğitim Bakanlığı kamusal eğitimden sorumlu bir kamu erkidir ve tüm yurttaşlara eşit kamu hizmeti vermekten sorumludur ve bir kamu erkinin sorumluluğu vakıflara devredilemez. Resmî Gazete'de de yer alan bu karar bize Maarif Vakfına sınırsız kaynakların aktarılmaya devam edileceğini gösteriyor. Eğitim ve bilim emekçileri için insanca yaşanacak ücret talep edildiğinde verilen cevap "Bütçe yeterli değil." oluyor ya da öğretmen atamaları için talep edildiğinde verilen cevap "Bütçe yeterli değil." oluyor ama görüyoruz ki Bakanlığın bütçesinden Maarif Vakfına oldukça yüklü bir biçimde kaynak aktarımı devam ediyor. Bu aktarılan bütçe halkın bütçesidir ve tekrar söyleyeyim: Bakanlığın kendi görevini bir vakfa devretmeye çalışması ya da bu yönde adımlar atması doğru bir tutum değildir.

İkinci olarak değinmek istediğim şöyle bir konu var: Dün burada da dile getirildi, ben de merak edip araştırdım doğrusu biraz; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin Suriye'deki ihlalleri araştırmak üzere kurduğu bir komisyonun raporundan söz edildi. Gerçekten böyle bir rapor var, Temmuz 2019 ile 10 Ocak 2020 tarihleri arasını kapsayan bir rapor. Evet, bu raporda Suriye'deki Rus güçlerinin ve Suriye rejimine bağlı birliklerin işledikleri savaş suçları anlatılıyor, o da doğru fakat başka şeyler de anlatılıyor bu raporda. Mesela El Kaide uzantısı olan grupların veya Türkiye'de iktidarın desteklediği Suriyeli çetelerin savaş suçu işlediği de iddia ediliyor aynı şekilde ve özellikle Suriye Millî Ordusunun Kürt halkına yönelik ağır ihlallerinden söz ediliyor bu raporda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım sözlerimizi.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Örneğin, 12 Ekimde M4 Kara Yolu'nda korkunç bir şekilde infaz edilen Kürt kadın politikacı Hevrin Halef'e yer veriliyor ve Suriye Millî Ordusunun söz konusu eylemi gerçekleştirmiş olması hâlinde cezai sorumluluk taşıyacağı uyarısında bulunuluyor. Yani bu rapor aslında bu tarihler arasında yer alan bütün kanlı saldırılara yer veriyor yani sadece Suriye'nin ve Rusya'nın savaş suçlarına değinilmiyor. Rapor, doğrudan doğruya iktidarı ilgilendiren ve Suriye'de çeteleşmiş olan yapıların da işledikleri suçlara değiniyor -bunu hatırlatmak istedim- dolayısıyla iktidarı ilgilendiren bir rapor.

Rapor deyince, son bir rapordan daha söz etmek istiyorum. Merkezi Washington'da bulunan; demokrasinin, insan haklarının ve siyasi özgürlüklerin teşvik edilmesini amaçlayan bir kuruluş var, Freedom House; o da Dünyada Özgürlükler 2020 Raporu'nu açıkladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

Bu raporda da biliyorsunuz, çeşitli kategoriler yer alıyor, 195 ülke ve 15 bölge değerlendiriliyor. Raporda 83 ülke "özgür" 63 ülke "kısmen özgür" 49 ülke ise "özgür olmayan" kategoride sınıflandırılıyor. Baktığımızda, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da maalesef Türkiye "özgür olmayan ülkeler" kategorisinde yer alıyor -şaşırtıcı değil tabii, iktidarın yarattığı bir ortam- ve Türkiye son on yılda, dünya genelinde özgürlüklerin en çok gerilediği 2'nci ülke olarak tanımlanıyor; on yılda 31 puan gerileyerek 32 puan kayıplı Orta Afrika ülkesi Burundi'nin önünde bulunuyoruz.

Hani, bunu da hatırlatmak ve iktidarı bir kez daha bu konuda uyarmak istedim. Ama sanmayalım ki sadece Türkiye'ye ve diğer ülkelere yönelik ifadeler yer alıyor raporda, ABD'ye dair de sert eleştirilerde bulunuluyor ve "Trump yönetimi demokrasi ve insan hakları ilkelerine dayalı bir dış politikaya sürekli bağlılık göstermekte başarısız oldu." belirlemesi de yapılıyor; bunu da hatırlatmış olayım dedim.

Teşekkür ederim.