GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Regaip Kandili'nin ülkeye ve coğrafyaya barış, eşitlik ve kardeşlik getirmesini dilediklerine, 28 Şubat darbesinin 23'üncü yıl dönümüne, darbenin her türlüsüne her koşulda karşı olduklarına, darbenin mağduru olmanın her zaman bundan ders çıkarmak anlamına gelmediğine, 28 Şubat 2015 tarihinde demokratik bir anlayışla oluşturulan Dolmabahçe mutabakat metnine, Parlamentodaki partilerin önemli görevlerinden bir tanesinin de tarihsel, siyasal ve sosyal sorunları konuşarak diyalog içinde çözmek olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:62
Tarih:27.02.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; mübarek üç ayların başlangıcı, rahmet, bereket ve paylaşımın habercisi olan Regaip Kandili'nin ülkemize ve coğrafyamıza barış ve eşitlik, kardeşlik getirmesini, her türlü zulüm ve haksızlığın son bulmasına vesile olmasını diler, tüm halklarımızın ve İslam âleminin kandilini kutlarız.

28 Şubatın arifesindeyiz. Evet, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi aslında bir yönüyle darbeler tarihidir, darbelerle kesintiye uğratılmış demokrasinin can çekişmesinin tarihidir de diyebiliriz. Tek parti dönemiyle demokrasiden uzak bir dönem geçiren Türkiye, sonraki dönemlerde defalarca askerî, sivil, postmodern darbelerle ve muhtıralarla karşı karşıya kalmıştır. 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 askerî darbelerinin yanı sıra sivil ve demokratik siyaseti hedefine alan sayısız darbe girişimi de yaşamıştır. Bugünlerde de bir "postmodern darbe" olarak bilinen 28 Şubat 1997 darbesinin 23'üncü yılına giriyoruz. 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan bu postmodern askerî darbe, Türkiye'de toplumdan yükselen demokrasi ve eşitlik taleplerini bastırmak istemiştir. Darbecilerin "Bin yıl sürecek." dediği ve tarihe "postmodern darbe" olarak geçen bu darbe sonrası vekillikler düşürülmüş, çok sayıda kamu görevlisi görevinden uzaklaştırılmış; demokratik siyasi aktörlere siyasetten el çektirilmiş; ülke, sivil-kamusal ayrımı gözetilmeksizin talimatlarla yönetilmek istenmiştir.

Bir kez daha söyleyelim ki parti olarak, darbenin her türlüsüne her koşulda karşı olduğumuzu belirtiyoruz. 28 Şubatın bize öğrettiği en önemli şeylerden biri de şu oldu: Darbenin mağduru olmak her zaman bundan ders çıkarmak anlamına gelmiyormuş ne yazık ki. Neden bunu söylüyoruz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Çünkü hukukun üstünlüğü ve asgari demokratik anlayışa sahip bir iktidarın asla kalkışmaması gereken, 4 Kasım 2016'da bizim eş genel başkanlarımıza ve milletvekillerimize yönelik gözaltı ve tutuklamalar, yine 19 Ağustos 2019'da kayyum atamalarıyla başlayan ve yine 20 Temmuzda ilan edilen OHAL'le birlikte başlatılan sivil darbelerin ardından binlerce kişi işinden edildi, yüzlerce gazete, dernek, dergi, sivil toplum örgütü kapatıldı; Türkiye âdeta bir açık cezaevine dönüştürüldü. O dönemin mağdurları yani 28 Şubatın mağdurları, bundan ders çıkarması gereken özneler, ne yazık ki bugün aynı zihniyeti birçok alanda yaşatıyorlar. Demek ki darbenin mağduru olmak bundan ders çıkarmak anlamına gelmiyormuş her dönemde.

Biz bir kez daha vurgulayalım ki "darbe" demek, demokrasi, hak ve özgürlüklerin gasbedilmesi, hukukun ortadan kaldırılması, yok edilmesi demektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biz her zaman için seçim sonuçlarını tanıyan, halkın iradesine saygı gösteren, yargı ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir pozisyonda siyasetimizi, demokratik siyasetimizi sürdüreceğiz ve o dönemde mağdur edilen, haksızlığa uğrayan her kesimin yanında durduk, bu dönemde de yanında durmaya devam edeceğiz mağdurların, haksızlıkla karşı karşıya kalanların.

"28 Şubat" deyince bir noktaya daha değinmek istiyorum: Dolmabahçe mutabakatı. Dolmabahçe mutabakatı, aslında son derece önemli bir adımdı Türkiye tarihi açısından baktığımızda çünkü Türkiye'nin en kadim sorunlarından biri olan Kürt sorununun yıllarca, cumhuriyet tarihi boyunca iktidarlar tarafından bir asayiş sorunu olarak görülmesi ve şiddetle çözülmeye çalışılmasının karşısında bir tutum geliştirilmeye başlanmıştı.

Türkiye'de, baktığımızda, toplum ve devlet açısından, iktidarlar açısından ne yazık ki sorunlarımızı konuşarak, karşılıklı diyalog içinde ve müzakere ederek aşmak geleneği çok fazla gelişmemiştir, hatta neredeyse yok düzeyindedir. İlk defa farklı bir şey denenmeye çalışıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Müzakere ederek, diyalog içinde toplumsal, siyasal ve tarihsel sorunların çözülmesi için adımlar atılmaya çalışıldı ve 28 Şubat 2015'teki Dolmabahçe mutabakatı aslında bunun önemli bir adımıydı. Demokratik siyaset tanımının ve içeriğinin tartışılması, demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarının tanımlanması, özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvencelerinin konuşulması, demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına yönelik başlıkların ele alınması, çözüm sürecinin sosyoekonomik boyutlarının konuşulması, çözüm sürecinde demokrasi-güvenlik ilişkisinin kamu düzenini ve özgürlükleri koruyacak şekilde ele alınması, kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal çözümlerinin ve güvencelerinin değerlendirilmesi, kimlik kavramı, tanımı ve tanımlanmasına dönük çoğulcu bir demokratik anlayışın geliştirilmesi, demokratik cumhuriyet, ortak vatan ve milletin demokratik ölçütlerle tanımlanması, çoğulcu demokratik sistem içerisinde yasal ve anayasal güvencelere kavuşturulması; bütün bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasa.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İşte, bu 10 madde Dolmabahçe mutabakatının 10 maddesiydi ve son derece demokratik bir anlayışla oluşturulmuş bir metindi, bir metin manzumesiydi.

Şimdi, bir kez daha, aradan bunca yıl geçtikten sonra Parlamentodaki bütün partilere çağrı yapıyoruz: Bakın, o zamanki Dolmabahçe mutabakatının 10 maddesi, aslında bugün demokratik siyaset içinde bütün siyasi partilerin, Mecliste bulunan ve Meclis dışındaki bütün siyasi partilerin birlikte konuşabilecekleri, tartışabilecekleri maddelerdir. Ve bir kez daha şunu vurgulayalım ki sorunlarımızı, tarihsel, siyasal ve sosyal sorunlarımızı konuşarak diyalog içinde çözmek, müzakere ederek bu çözüm adımlarını yaratmak hepimizin elindedir, Parlamentodaki partilerin de önemli görevlerinden bir tanesidir. Dolmabahçe mutabakatının yıl dönümünde bir kez daha buna vurgu yapmayı önemsiyoruz.

Teşekkür ederim.