| Konu: | Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 56 |
| Tarih: | 13.02.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili yine bir sataşmada bulundu, ufak bir cevap vermek istiyorum çünkü "Beyaz Toroslar dönemi sizlere rağmen kapandı." dedi. Belli ki Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili beyaz Toroslar dönemini tam olarak bilmiyor. Beyaz Toroslar döneminde en fazla canı yanmış olan, en fazla çekmiş olan bizim arkadaşlarımızdır, bizim halkımızdır. 17 bin faili meçhul yaşadı bu ülke beyaz Toroslar döneminde. Kime rağmen sona ermiş o? 17 bin insan öldü ve bu faili meçhuller dönemi bu Mecliste kurulmuş bir araştırma komisyonu sonucunda rapor hâline getirildi. Bunu ben daha evvel size söyledim. Bakın, bilmiyorsunuz. Gidin raporu alın Meclis arşivinden, okuyun. Faili meçhuller döneminde neler yaşandığını, neler yapıldığını Meclis araştırma komisyonu tuğla kalınlığında bir raporla ortaya koydu efendim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunu bilmiyorsunuz, bir de dönüyorsunuz bize diyorsunuz ki... Beyaz Toroslardan, o faili meçhullerden, o derin devlet katillerinden çekmiş olan bizim insanlarımız, bizim partililerimiz, bizim halkımız, seçmenlerimiz. Bunların en büyük acısını bizler yaşadık, siz bunun farkında değilsiniz ve dönüp bize bunu söyleyebiliyorsunuz.
Bakın, ben burada...
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Biz mi yaşattık, biz mi yaşattık?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Siz bilmiyorsunuz efendim, konuşmayın. Bakın, Grup Başkan Vekiliniz var, sizin hiçbir şeyden haberiniz yok, boşa konuşuyorsunuz.
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Allah Allah, sen boşa konuşuyorsun. Biz mi yaşattık? Cevap ver, biz mi yaşattık?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, ikincisi -ben dün de burada söyledim- kayıplar var. Bu kayıpların hesabını İçişleri Bakanının vermesi lazım, söylemesi lazım. Daha dün söyledim 2 tane Süryani yaşlı çift kayboldu, kaç günden beri bulunamıyor, 11 Ocak'tan beri ailesi haber alamıyor. Buna ilişkin iktidarınızın bir şey yapması lazım, İçişleri Bakanına demesi lazım ki: "Bu çift neden kayboldu?"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Daha dün söyledim, yine, Mehmet Bal 24 Ocak'tan beri kayıp. İstanbul'da ailesini görmeye geldi, kayboldu. Bunu arıyor herkes. Emniyet cevap veremiyor, İçişleri Bakanlığı cevap veremiyor. İktidarın görevi değil mi ya? Kaybolmuş bir yurttaş var, bu yurttaşların nerede olduğuna dair bilgi isteniyor, cevap alınamıyor. Her yerde MOBESE kameraları var, nasıl kayboluyor bu insanlar? İçişleri Bakanı istediği zaman her şeyi buluyor da bu insanlar kaybolduğu zaman mı bulunamıyor?
Şimdi, bunları konuşuyoruz, dolayısıyla bunların cevabının aranması, bulunması lazım. Bu, sizin iktidarınızın da yapması gereken bir şey. Niye bunları konuşacak yerde... "Evet, bunların araştırılması lazım, burada hatalar işleniyorsa bu hataların sona erdirilmesi lazım." Bunları niye konuşamıyorsunuz? "İşkence yapılıyorsa işkence yapılmaması lazım, kötü muamele varsa kötü muamele yapılmaması lazım." diye niye konuşamıyorsunuz da hemen bir savunmaya geçiyorsunuz? Savunmaya geçiyorsanız yapılanları da savunuyorsunuz demektir o zaman. Sorun buradan kaynaklanıyor.
Teşekkür ederim.