GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Adalet ve Kalkınma Partisinin ekonomi politikaları nedeniyle halkın büyük çoğunluğunun işsizlik, zam ve adaletsiz vergilerle karşı karşıya bırakıldığına, TÜİK tarafından açıklanan iş gücü istatistiklerine, Hatay ilinde bir yurttaşın kendini yakma eylemine yönelik Hatay Valiliğinin yaptığı açıklamaya, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı'nın ilk duruşmasında savcıdan mütalaa istenmesine, Yüksekova Belediyesi Eş Başkanı Remziye Yaşar hakkında verilen kararın da siyasi olduğuna, Şırnak ili Beytüşşebap ilçesinde yaşayan Hurmuz Diril ile Şimoni Diril'den 11 Ocaktan bu yana, Batman ilinden Silivri Cezaevine gelen Mehmet Bal'dan da 24 Ocaktan bu yana haber alınamadığına ve bu yurttaşların neden kaybolduğunun İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanarak ailelerine bilgi verilmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:54
Tarih:11.02.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Adalet ve Kalkınma Partisinin ekonomi politikaları nedeniyle halkın çok büyük bir çoğunluğu işsizlikle, zamlarla, adaletsiz vergilerle karşı karşıya bırakılmıştır. Geçtiğimiz günlerde TÜİK'in hazırladığı ve çarpıtılmış olan enflasyon rakamlarının üzerine konuşmuştuk. Şimdi de işsizlik rakamlarının üzerinde biraz durmak istiyorum.

TÜİK tarafından açıklanan iş gücü istatistiklerine göre, 2019 yılının Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan dönemin işsizlik oranı 1 puanlık artışla yüzde 13,3 olarak kaydedilmiştir. Yani Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 327 bin kişi artarak 4 milyon 308 bin kişi olmuştur. Bunlar resmî rakamlardır. Gayriresmî rakamlarda bu oranın çok daha yüksek olduğunu elbette ki biliyoruz. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,9 puan artışla yüzde 24,5 olmuştur yani her 4 gençten 1'i işsiz durumundadır. Türkiye genelindeki bu tablo aslında iktidarın gençlere sadece ve sadece umutsuzluk vadettiğini göstermektedir. Ülkede 26 milyondan fazla kişi yoksuldur, 18 milyon kişi de yoksulluk sınırının eşiğinde yaşamaktadır.

Şimdi, bütün bunlar yaşanırken geçtiğimiz günlerde Hatay Valiliği önünde bir yurttaşımız "Çocuklarım aç!" diyerek kendini yaktı ve yaşamını yitirdi bunun sonunda. Hatay Valiliği bir açıklama yaptı o gün ve "Biz, yurttaşın psikolojisinin bozuk olduğunu gördük." dedi. Yani psikolojisinin bozuk olduğunu tespit etmiş oldu Hatay Valiliği. İnsani değerlerden tamamen uzak kalmış, en ufak bir utanma, sıkılma duygusu taşımayan bir valilik açıklamasıyla karşı karşıya kaldık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir belediye meclisi üyesi ise bu insanın canına kıymasını "ucuz siyasi hesap" olarak görebildi. İktidarın valileri, belediye meclisi üyeleri gerçekten insanlık değerlerinden uzaklaşmaktadır; bunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Daha önce de oldu bu tür intiharlar; toplu aile intiharları oldu, işsizlikten canına kıyan insanlar oldu, cebinde tek kuruş parası olmadığı için intihar eden genç öğrenciler oldu geçtiğimiz aylarda. İktidarın ekonomi politikaları gerçekten toplumsal adaletin zerresine yer bırakmamış bir hâldedir, bunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Sayın vekiller, daha önce, 27'nci Dönem milletvekilimiz olan ve daha sonra, 31 Mart seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı olarak seçilen Selçuk Mızraklı'nın dün ikinci duruşması vardı ve o duruşmada da tutukluluğun devamına karar verildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hem Selçuk Mızraklı hem de Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Kezban Yılmaz hakkında ifade veren kişinin, daha önce tutuklu olan "Hicran Berna Ayverdi" adındaki gizli tanığın -sonradan açığa çıktı- bu eş başkanlarımızla ilgili verdiği ifade de 20 Mart 2019 tarihlidir yani 31 Mart seçimlerinden on bir gün öncedir, cezaevine girdikten üç yıl sonra bu ifadeyi vermiştir. Şimdi, o ifadeyi verdikten sonra da, tabii, kendine vadedildiği gibi, bu kişi, bu gizli tanık cezaevinden salındı.

Şimdi, Selçuk Mızraklı ve Remziye Yaşar'ın davaları sürüyor. Selçuk Mızraklı'nın ilk duruşmasında savcıdan mütalaa istendi. Hiç alışılmamış bir şey; neden bu kadar alelacele, ilk duruşmada mütalaa istendi? Çünkü kayyum atandı ya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine, şimdi, o kayyum atanırken de Selçuk Mızraklı'nın aslında çok tehlikeli bir insan olduğunu anlatarak İçişleri Bakanı kayyum atadı ama ortada bir hüküm yok, bir hüküm oluşması gerekiyor Selçuk Mızraklı hakkında.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - O nedenle, alelacele savcılıktan mahkeme heyeti mütalaa istedi ve mart başındaki üçüncü duruşmasında büyük ihtimalle karara doğru gitmeye çalışacaklar. Çünkü Selçuk Mızraklı hakkında bir hüküm uydurması gerekiyor bu mahkeme heyetinin. Çünkü İçişleri Bakanlığı bu mahkeme heyetine talimat verdi "Hüküm uydurun Selçuk Mızraklı hakkında." diye. Bu durumla karşı karşıyayız. Sadece Selçuk Mızraklı'nın değil diğer belediye eş başkanlarımızın da, görevden uzaklaştırılmış olan ve yerlerine kayyum atanmış olan belediye eş başkanlarımızın da durumları aynıdır.

Bakın, Yüksekova Belediyesi Eş Başkanımız Remziye Yaşar hakkında verilen karar da siyasidir, geçen burada konuştuk. Önce, serbest bırakılması kararı verildi, alelacele bir üst mahkeme kararıyla tekrar tutuklama kararı verildi. Ne demişti Remziye Yaşar? Sosyal medyada bir paylaşım yapmış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyorum mikrofonunuzu, tamamlayın sözlerinizi.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tolstoy'un -Tolstoy, biliyorsunuz, bir dünya yazarı- "Savaş; mızraklı, trampetli bir bayram değildir. Onun manzarası kandır, ölümdür." sözlerini "Savaşa hayır" tag'ıyla paylaştığı için Remziye Yaşar tutukludur şu anda yani yerine kayyum atanmasının nedeni de budur.

Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum: Türkiye'de son günlerde yine çok ciddi bir sorun yaşanıyor, insanlar kaybediliyor. İnsanlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Bakın, Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde yaşayan ve İstanbul Keldani Kilisesi papazı Remzi Diril'nin babası, 71 yaşındaki Hürmüz Diri ile annesi, 65 yaşındaki Şimoni Diril'den 11 Ocaktan bu yana haber alınamıyor. Çiftin kaybolduğu, askerî yasak bölge ilan edilmiş olan bölgedeki karakolun komutanı "Konuya yasak getirildi, ailesi dışında kimseyle bilgi paylaşmıyoruz." diyor ve hiçbir bilgi alınamıyor.

İkincisi, Batman'dan İstanbul'a cezaevindeki oğlunu ziyarete gelen, aynı gün akrabalarıyla görüşen Mehmet Bal'dan da 24 Ocaktan bu yana haber alınamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem Sayın Başkan.

BAŞKAN - Son cümlelerinizi alayım, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Mehmet Bal da 7/24 kameralarla izlenen İstanbul'da sırra kadem basıyor ve bu konuda da ailesi defalarca talep etmesine rağmen, henüz bir bilgi alınamadı. Biz, bunu geçen hafta Mecliste de gündeme getirdik, ne İçişleri Bakanlığından ne başka bir bakanlıktan bu konuda herhangi bir bilgi alınamıyor.

Tekrar ediyoruz: 24 Ocaktan beri Mehmet Bal'dan haber alınamıyor, kaybedilmiştir. Bu ülkede yaşayan yurttaşların güvenliğinden sorumlu olan bakanlık sosyal medya paylaşımı yapanların peşinden koşacağına, esas itibarıyla, bu yurttaşların neden kaybolduğunu bir an evvel açıklamak zorundadır, ailelerine bilgi vermek zorundadır.

Teşekkür ediyorum.