| Konu: | Suriye'nin İdlib kentinde yaşamını yitiren askerlere Allah'tan rahmet dilediklerine, açıklanan ocak ayı enflasyon oranlarına, TÜRK-İŞ'in ocak ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırması sonuçlarına, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin açıkladığı 2020 Ocak ayı Medya İzleme Raporu'nun gazeteciler üzerindeki baskı ve engellemelerin sona ermediğini gösterdiğine, Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulunun rekabeti ortadan kaldıran yaklaşımlarının Amedspor ile Cizrespor'un sorunlar yaşamasına neden olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 51 |
| Tarih: | 04.02.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, öncelikle, İdlib'de yaşamını yitiren askerlere rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Ocak ayı enflasyon oranları açıklandı. Ocak ayı enflasyonuna baktığımızda, 1,35 oranında bir artış görüyoruz. Yıllık bazda bu oran yüzde 12,15 oldu, on iki aylık ortalamalara baktığımızda ise enflasyonda yüzde 14,52'lik bir artış oldu. Yani enflasyonda bir düşüş yaşanmıyor, çizilen bütün pembe tablolara rağmen hayatın gerçekleri bunu karşılamıyor. Esas itibarıyla gerçekler, halkın pazar tezgâhlarında, halkın sofralarında; aslında ne olduğunu herkes görüyor. TÜİK, resmî rakamlarla ne kadar oynamaya çalışırsa çalışsın, enflasyon oranlarındaki tablo çok açık bir şekilde ortada görünüyor. Yoksulluk azalmıyor, işsizlik ve enflasyon düşmüyor, tam tersine artıyor.
Ekonomideki bu kötü gidişatı perdelemek için TÜİK çeşitli operasyonlar yapıyor. En son, enflasyonu hesapladıkları sepette de değişiklikler yaptılar yani gerçekleri manipüle etmek için bu değişiklikleri yapıyorlar. Sorun tabii ki TÜİK bürokratlarında değil, esas itibarıyla o bürokratlara direktifi veren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ta. Hazine ve Maliye Bakanı, pembe tabloyu ortaya çıkarabilmek için TÜİK rakamları üzerinde her türlü manipülasyonu yapmaktan vazgeçmelidir, bir kez daha bunu vurgulayalım. Çünkü yine bu ay içinde TÜRK-İŞ'in, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun açıkladığı Ocak ayı açlık ve yoksulluk sınırına baktığımızda da durumu görüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu araştırmaya göre, Ocak ayı rakamlarında, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2.219 liraya çıkmış vaziyette. Şimdi, bu gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması gereken harcamalara da baktığımızda, yine 4 kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 7.229 liraya çıkmış vaziyette; TÜRK-İŞ'in rakamları bunu gösteriyor. Yani TÜİK, bir taraftan gıda harcamalarını enflasyon sepetinden çıkartıyor ama TÜRK-İŞ'in rakamları gösteriyor ki ne kadar çıkartılırsa çıkartılsın ekonominin gerçekleri asla örtülebilir gibi bir durumda değil. Hem enflasyonda hem işsizlikte hem de yoksullukta iktidarın uyguladığı politikalar son derece vahim bir tabloyu ortaya koyduğunu gösteriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, Çağdaş Gazeteciler Derneğinin ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin 2020 Ocak ayı Medya İzleme Raporu açıklandı. Basın özgürlüğü konusunda ve basın emekçilerinin yılın ilk ayında hangi engellemelerle ve sorunlarla karşı kaşıya kaldıkları, raporda yazıldı. Bu raporda görülüyor ki 2020 yılının ilk ayında da basın emekçilerine, gazetecilere yönelik baskılar devam ediyor, basın emekçilerinin engellenmeleri ve sorunları bitmiş görünmüyor, birçok gazeteci hakkında yeni davalar açılıyor ve birçok gazeteciye de ceza verildiği görülüyor. Ocak ayı raporunda 4 gazeteci hakkında yirmi bir yıl altı ay hapis cezası verilmiş, 2 gazeteci hakkında yeni davalar açılmış, 12 gazetecinin yargılanması devam etmiş, 7 gazeteci işinden olmuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Esas meselelerden bir tanesi de: Biliyorsunuz, bine yakın gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi, sonra tepkiler üzerine tekrar aktif hâle getirildi. Sonuç olarak baktığımızda bu Ocak 2020 Medya İzleme Raporu da gösteriyor ki gazeteciler üzerindeki baskılar ve engellemeler sona ermiş değil, iktidarın bir diğer faaliyeti olarak bu da sürüyor.
Son bir şeye daha değinmek istiyorum, burada sık sık dile getirdik. Hatırlarsanız hem Amedspor'a ilişkin hem Cizrespor'a ilişkin maçlarda karşı karşıya kalınan sorunları, hem statlarda hem Federasyon tarafından yapılan uygulamalarda, Merkez Hakem Kurulunun uygulamalarında karşı karşıya kalınan sorunları dile getirmiştik. Şimdi, Cizrespor, hakemlerin tutumu, ırkçı sloganlar ve hakemlerin bunu engellememesi nedeniyle ligden çekileceğini açıkladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Esas itibarıyla hem Futbol Federasyonu açısından baktığımızda hem Merkez Hakem Kurulu açısından baktığımızda, görevleri, sporda rekabet eşitliğini sağlamak ve sağlıklı bir şekilde spor müsabakalarının sürmesini sağlamaktır ama tam tersine, hem Türkiye Futbol Federasyonunun hem Merkez Hakem Kurulunun rekabeti ortadan kaldıran yaklaşımlara sahip olduğunu görüyoruz. Statlarda yaşanan neredeyse lince varan bu saldırılara yönelik herhangi bir önlem alınmadığını görüyoruz. Aslında sporun evrensel tanımına baktığımızda, birçok Avrupa ve dünya ülkesinde yaşananlara baktığımızda da statlarda yaşanan ırkçı sloganlar ve linç girişimleri karşısında bütün ülke federasyonlarının, UEFA ve FIFA dâhil olmak üzere, çok net bir tutum aldığı da açıktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Türkiye'de de bu net tutumun alınması gerektiğini bir kez daha vurgulamış olalım ve Cizrespor'un bu baskılar nedeniyle ligden çekilmiş olmasını vurgularken bunun karşısında Federasyonun ve Merkez Hakem Kurulunun da tutumunu kınadığımızı bir kez daha belirtelim.
Teşekkür ediyorum.