| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 50 |
| Tarih: | 30.01.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, iki noktaya değineceğim.
Birincisi: Bu konu -evet, sonuçta araştırma önergesi reddedildi ama- üzerinde ciddiyetle durulması, düşünülmesi, tartışılması gereken bir konu çünkü bakın, dünyanın birçok ülkesinde göç ve mültecilik meseleleri bir sorun olarak yaşanmıştır. Bu, zaten bizim çok yakından da bildiğimiz bir konudur. Neden? Türkiye'den milyonlarca insan Avrupa'ya göçmen işçi olarak gitmiştir ve orada şu anda yaşamaktadırlar -milyonlarca insan- ve bu insanlar yaşadıkları ülkelerde, 1960'ların başından bu yana baktığımızda, çok ciddi yabancı düşmanlıklarıyla karşı karşıya kalmışlardır ve baktığımızda yine tek tek -ister Almanya ister Fransa ister Hollanda olsun, hepsine bakabiliriz- bu ülkelerde yabancılara yani diyelim ki Türkiye'den gelmiş olanlara düşmanlık yapanlar da hep ırkçılar olmuşlardır. Bu, dünya çapında da bilinen bir şeydir yani yeni keşfedilen bir konu da değildir. Dolayısıyla, yabancıya düşmanlık yapmak böyle algılanır ve siyasette de böyle tartışılır. Şimdi, bu bir mesele; bir kere, bunu bir kenara koyalım.
İkincisi -şimdi bu örnekten devam edecek olursak- Avrupa'ya, Almanya'ya 1960'ların başından sonra, yaklaşık kırk elli yıl arasında bir zaman boyunca Türkiye'den milyonlarca insan gitmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, bugün Almanya'da Türkiye'den 3,5-4 milyon arası insan yaşamaktadır ama bu 3,5-4 milyonluk topluluk yaklaşık kırk elli yıl arasında bir zamanda oraya yerleşmiştir. Onun için, o süre boyunca altyapısı oluşmuştur, eğitim vesaire gibi haklar yavaş yavaş elde edilmiştir, böyle bir noktaya gelinmiştir.
Şimdi bizim sorduğumuz şu: Çok kısa bir sürede, yedi sekiz sene gibi kısa bir sürede Suriye'den savaş nedeniyle ülkemize yaklaşık 4 milyon insan gelmiştir. Bu, ciddi bir meseledir yani altyapısı olmayan, onların eğitim, sağlık, iş gibi konularda ihtiyaçlarına cevap verilemeyecek bir durum söz konusudur. Biz demiyoruz ki -öyle bir iddiamız yok, bu söylendi ama öyle bir iddiamız yok- bu insanların hepsine Türkiye'de yurttaşlık verilsin, böyle bir iddiamız yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayalım lütfen.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biz diyoruz ki: Buraya gelmiş olan, mecbur sebeplerden dolayı buraya gelmiş olan insanlar, evet, misafirlerimizdir, başımızın üstünde yerleri vardır ama gündelik ihtiyaçları da vardır; işten tutun, aşa kadar; çocuklarının eğitimine, sağlığına kadar. Buna ilişkin altyapının oluşması ve bu hizmetlerin verilmesi gerekiyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Dolayısıyla, tartıştığımız konu esas itibarıyla budur ve buna ilişkin yapılmış olan harcamaların karşılığının görülmediğini iddia eden araştırma önergesini de bu nedenle destekliyoruz. Şimdi bunları söylemiş olmak istiyorum kayıtlara geçsin diye.
Sonuncusu da; efendim, biraz evvel İYİ PARTİ'li sayın hatibin partimiz hakkında sarf ettiği rencide edici lafların hepsini kendisine aynen iade ediyoruz, asla kabul etmiyoruz. Bu tür laflarla da zaman kaybedecek hâlimiz yok, siyasi cevabı da hak etmeyen laflardır.
Teşekkür ediyorum.