GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven'in HDP grup önerisi üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ve düzeltilmesi için cezaevlerindeki insanların sorunlarını dile getirdiklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:50
Tarih:30.01.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, şimdi biz bu cezaevleri meselesiyle ilgili ne zaman konuşmaya başlasak iktidar milletvekilleri çıkıyorlar ve cezaevlerinde her şeyin güllük gülistanlık olduğunu bize anlatıyorlar. Şimdi bu konuşanların, hayatlarında hiçbir zaman cezaevinde yatmadıkları çok açık, cezaevlerinde yaşanan koşulları bilmedikleri de çok açık; dertleri "Aslında her şey çok güzeldir."i anlatmaktır, başka bir şey değil.

Bakınız, insani meselelerden bahsediyoruz. Cezaevlerinde bulunan insanların sorunları var. Size bunları aktarıyoruz ki düzeltilebilsin diye. Sizin derdiniz ise başka bir şey. Ya, öyle değil! Bakın, ben dün getirdim, burada gösterdim. Mecliste danışmanlarımızla kitap gönderttik -Osmaniye Cezaevinde, en basitinden başlayacağım- Osmaniye Cezaevine; 2 kitabı bize geri gönderdiler, sakıncalıdır diye teslim etmediler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Oluç, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biri Maksim Gorki'nin "Ana" romanı, öbürü "Mem û Zîn." İkisini getirdim, burada iki gün önce size gösterdim. Buradan danışmanlarla gönderttik, bize geri gönderdiler Osmaniye Cezaevinden. Gerekçesi nedir? Maksim Gorki'nin 1906 yılında yazdığı "Ana" romanı neden sakıncalıdır? "Mem û Zîn" neden sakıncalıdır? Bu belli değil, bu en basiti. Cezaevlerinde gazetelerin bazıları verilmiyor, Yeni Yaşam gazetesi verilmiyor mahkûmlara. Neden? Piyasada satılan, dağıtılan, her gün yayın yapan bir gazete verilmiyor. Neden? Keyfilik var, hukuk yok.

Şimdi, basit olanlarını söyledim, gelelim öbürlerine: Efendim, kötü muamele var, işkence var, insanlar bunu gelip anlatıyorlar, bunu avukatları yoluyla bize bildiriyorlar, yaşananlar ortada. Biz düzeltilmesi için bunları dile getiriyoruz. Siz ise -derdiniz- pembe tablolar çizip "Yok bir şey." diyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayalım lütfen Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bağlıyorum efendim.

Bakın, hatip burada konuşuyor, diyor ki: "Allah'tan, AİHM'in o kararları da artık tarihe gömüldü." diyor. Ya, Allah'tan korkun! Biraz evvel size AİHM'in 2019 istatistiklerini okudum, AİHM'in Türkiye hakkında verdiği ihlal kararlarının sayılarını okudum, Türkiye hakkındaki dava dosyalarının Rusya'dan sonra 2'nci sırada olduğunu okudum. 2019 istatistikleri; bundan bile haberiniz yok. Çıkıyorsunuz oraya, kürsüye, her şey pembeymiş gibi anlatıyorsunuz, külliyen yalan anlatıyorsunuz, doğru değil. Biz düzeltin diye söylüyoruz. Tekrar söylüyorum: Cezaevlerinde bulunan insanlar, insandırlar; onların hakları vardır, siz onları neredeyse Osmanlı zindanlarında tutar gibi tutmaya başladınız, taş çıkartıyorsunuz oraya, biz bunu anlatıyoruz size. Biraz ciddiye alın efendim, burası propaganda için kullanılacak bir kürsü değildir ki sadece, insanların sorunları var.