| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 29.01.2020 |
CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkanım, önce bir tezgâhı açalım, süreyi başlatmayın.
Bunlar konunun daha iyi anlaşılması için, çiftçilerimizin girdilerini oluşturan maddelerimiz.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Pazarcılığa mı başladın, hayırdır?
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çiftçiyi borç batağına götüren ve üretimden çekilmesine sebep olan gelişmelerin tüm boyutlarıyla incelenerek çözüm yollarının ortaya konulması için verdiğimiz araştırma önergemiz için söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve ekranlarının başında bizleri izleyen saygıdeğer yurttaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'nin karnını doyuran çiftçimiz bugün artık kendi karnını doyuramaz hâle gelmiştir. Peki, bu nasıl olmuştur? Borçlar yıllar boyu katlana katlana artmış ve sonunda çiftçiyi bitirmiştir. Bugünlerde çiftçimiz üretiyor, bankalar biçiyor değerli milletvekilleri. Çiftçilerimiz 2017 yılına göre gübre fiyatında yüzde 100, mazot fiyatında yüzde 40, ilaçta yüzde 100'ü aşan, yemde ise yüzde 50, sulama suyu ve elektrikte de yüzde 126'yı aşan zamlarla karşı karşıya kalmıştır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre 2019 yılının ilk dokuz ayına baktığımızda tarımda kullanılan kredi miktarı 115 milyar 193 milyon lira. 2004 yılına göre çiftçinin nakit borçları -evet, değerli milletvekilleri, çok önemli- yüzde 1.928 artmış, gayrinakdi borçları ise yüzde 1.519 artmış. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı çiftçi başına 2018 yılında 48.548 lira borç varken 2019 yılının sonuna doğru bu rakam 49 bin liraya ulaşmıştır. 2019'da takipteki krediler bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 5 milyar 196 milyon 339 bin lira olmuştur değerli milletvekilleri.
Şimdi sorarım size: Bu borç yükünün altından nasıl kalkılır? Karnımızı doyuran çiftçilerimizi hepimiz rahatlatmak zorundayız. Çiftçimizi, Atatürk'ün döneminde olduğu gibi köylüyü milletin efendisi yapmak zorundayız. Oysa Türkiye'de çiftçiyi gırtlağına kadar sıkan uygulamalarla baş başayız.
Sayın Başkan, değerli vekiller; bakın, tarım nasıl bitirildi size madde madde anlatayım:
1) Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2 milyon 264 bin 90 çiftçimiz var, Tarım Kredi Kooperatiflerinin ise 830.188 ortağı bulunmaktadır. Bu demektir ki çiftçilerimiz Tarım Krediye yaklaşmıyor çünkü faiz yüksek arkadaşlar. Çiftçiye ucuz ve kaliteli girdi sağlayamayan Tarım Kredi Kooperatifleri âdeta holding olmuş, süpermarket hâline getirilmiştir. Yine, bakınız, Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre üreten ortağı var; GÜBRETAŞ. GÜBRETAŞ'tan başka gübre satmıyor bunlar ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin GÜBRETAŞ'ın "20-20" taban gübresine baktığınızda 1.850 lira arkadaşlar. Özel sektöre gidiyorsunuz, 1.490 lira; insaf, insaf. Yine, bakın, üre gübresi 1.880 lira, 1.950 lira Tarım Kredilerde, özel sektörde 1.700-1.750 lira bandında.
Yine, 2018 ve 2019 yıllarında özel bankalardan yüzde 40'lara varan ve çiftçinin kooperatifi olan Tarım Kredi Kooperatiflerinden kaynak kullanım katkı payıyla beraber yüzde 32,5'a varan faizlerle ve Ziraat Bankasından da yüzde 8 olan oranı yüzde 16'ya çıkartarak yüksek faizle çiftçiyi bitirdik arkadaşlar. 3'üncü maddeye baktığınızda Ziraat Bankası çiftçilere kredi veriyor. Evet, yarısını da götürüyor çiftçi karta yüklüyor, yarısını nakit olarak veriyor ve diyor ki: "Çiftçi karttan ihtiyacını gider." Ama çiftçiye nakit lazım çünkü dışarıdan daha ucuz fiyat alıyor ama bakınız, yine, ipotek olayına baktığınızda Ziraat Bankası diyor ki: "Memur kefil olacak, evin şehirde olacak." Tarla ipoteği olarak 2-3 kat ipotek istiyorsunuz. Bu şekilde çiftçiyi özel bankaların, tefecinin kucağına bırakıyoruz.
Değerli milletvekilleri, geçen yıl kanun yaptık, çıkardık; yüzde 15'lik bir indirimle ama takipte olmayan kredilere bunu kullandırmadığımız için, çiftçiler o yapılandırmaya giremediler.
Yine, bakınız, çiftçilerin başlıca sıkıntılarını 3 başlıkta toplayabiliriz: Borçlar, tarımsal krediler ve desteklemeler arkadaşlar. Bakın, biz ne öneriyoruz? Çok basit, sihirli formül şu: Sadece çiftçinin girdi maliyetlerini aşağı çekip Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesini uygulasak sorunu çözeceğiz. Önerimiz şöyle: Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre gayrisafi millî hasılanın en az yüzde 1'ini çiftçiye tarımsal destek olarak verecektik. Bu parayı bugüne kadar hiç vermediniz, binde 40'lara kadar düşürdünüz ve çiftçiye 2007'den beri tam tamına 177 milyar lira borcunuz var değerli arkadaşlar. Gelin, bu 177 milyarı çiftçinin borçları olan 115 milyarı yapılandırmaya kullanalım. Yani -heba etmiyorsunuz- çiftçinin hak etmiş olduğunu çiftçinin borçlarına kullanalım diyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın sözlerinizi lütfen Sayın Aygun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - İkinci madde olarak, tarımsal girdi yükünün hafifletilmesi için tarımsal sulama grubuna indirimli tarifeden elektrik verilmelidir. Mazot... Hani "Yarısı sizden, yarısı bizden." diyen Başbakanımız vardı; ne yarısı, üçte 1'ini veremiyorsunuz. Yine, ilaç, gübre, tohum ve yem; bunları gelin sübvanseli olarak çiftçiye verelim, destekleyelim diyorum arkadaşlar.
Üçüncü madde olarak da tarımsal kredide bölgesel farklılıklara ve ürün çeşitlerine göre bir modele geçmemiz gerekiyor. Tarımsal sigortada Çiftçi Kayıt Sistemi diye tutturmuşsunuz. "Ya, Bakanlığın elinde TÜKAS dediğimiz bütün kayıtlar var, gelin TÜKAS'tan bu işlemi yapalım." diyoruz, "Olmaz, ÇKS'ye göre..." diyorsunuz, yani siz sadece kulağı hep böyle tutmak istiyorsunuz. Gelin, çiftçi için sigorta sistemini Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi'nden yapalım.
Yine, bakınız, mevsimsel don ve sel başta olmak üzere tüm afetlerde ürünleri korumaya alacak bir sigorta sistemi getirelim. Geçen hafta Artvin'den üreticiler buradaydılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın lütfen Sayın Aygun.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Sayın Başkanım bitiyor, toparlıyorum.
Türkiye'nin en önemli ürünlerinden olan, Karadeniz Bölgemizde yetişen çay için -ya, ÇAYKUR kayıtlarında kimin ne kadar çay arazisi olduğu belli- gelin, ÇAYKUR'daki arazi tapularından çiftçinin mevsimsel dona karşı sigortasını yapın. Bu kadar zor mu?
Evet, geçtiğimiz hafta Türkiye'nin her yerinden ziraat odaları başkanları ve yönetim kurulları ziyaret ettiler. Biz defaaten muhalefet vekili olarak gelip söylüyoruz, anlatıyoruz ama bizi anlamıyorsunuz. Gazi Meclise gelen ziraat odası başkanları sizleri de bizleri de gezdiler, çiftçilerin sıkıntılarını anlattılar. Arkadaşlar, bıçak kemiğe dayanmamış, kemiği kesmeye başlamıştır.
Bakınız, AK PARTİ Konya Milletvekili Orhan Erdem diyor ki: "Çiftçimiz beş yıldan beri geriye gidiyor." Yine, Aydın Milletvekili Tarım Komisyonu üyesi "Tarım Bakanlığında ithalat lobisi var, önüne geçemiyoruz." diyor. Bunu biz söylemiyoruz, artık siz söylüyorsunuz, siz! (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Sonuç olarak, çiftçimizin tüm girdi maliyetlerini indirecek çözüm yollarını kapsamlı bir şekilde araştırarak üretimde devamlılığı sağlayacak önlemler almazsak sürdürülebilir bir ülke olamayız diyorum. Sürdürülebilir Türkiye, sürdürülebilir tarımla mümkündür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Gelin, bu uyarılarımızla gözünüzü açın, iğneyi lütfen artık arkadaşlar batırın diyorum, batırın; çiftçimiz batıyor, ülke gidiyor.
Gelin hep beraber çiftçimize sahip çıkalım diyor, tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)