GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye'de demokrasi, insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü ve yargı alanında yaşanılanlara ilişkin eleştirilerini her gün her toplantıda dile getirdiklerine, Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İzleme Toplantısı'nda insan hakları karnesi incelenen Türkiye'nin uğradığı ağır eleştirilere, Uluslararası Şeffaflık Örgütünün açıkladığı 2019 yılı Yolsuzluk Algısı Endeksi'ne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:49
Tarih:29.01.2020

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, burada bizim her gün, neredeyse her oturumda, her toplantıda, komisyonlarda dile getirdiğimiz bazı gerçekler var. Türkiye'de demokrasi, insan hakları, özgürlükler, hukukun üstünlüğü, yargı alanında yaşananlara ilişkin eleştirilerimizi dile getiriyoruz ama elbette sadece biz görmüyoruz bunu, dünya âlem görüyor.

Bakın, Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İzleme Toplantısı'nda -Türkiye oturumu dün gerçekleşti- Türkiye'nin insan hakları karnesi inceleniyor ve Türkiye, o toplantıya katılan Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin üye ülkelerinin temsilcilerinin olduğu toplantıda çok ağır eleştiriye uğruyor.

Eleştiri konularına baktığımızda şunları görüyoruz: Düşünce ve ifade özgürlüğü yok, basın özgürlüğü kullanılamıyor, işkence ve kötü muamele var, sivil ölümleri var. "Kayyum uygulaması bir insan hakları ihlalidir." diyor toplantıya katılanların ve konuşma yapanların neredeyse hepsi. Türkiye'yi basın ve ifade özgürlüğü konusunda saygı göstermeye çağırıyorlar, düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda saygılı davranmaya çağırıyorlar, halkın oylarıyla seçilmiş insanların görevden alınmasına ve tutuklanmasına son verilmesi çağrısı yapıyorlar, terörle mücadele yasalarının muhalefeti susturma aracı hâline getirildiğini ifade ediyorlar, kadına şiddetin son bulması ve bu konuda duyarlı davranılması çağrısı yapıyorlar.

Burada konuştuğumuz neredeyse her şey, Türkiye'deki yargının bağımlılığı ve taraflılığı konusunda konuştuğumuz her şey, hukukun üstünlüğünün ortadan kalktığı konusunda konuştuğumuz her şey, insan hakları ve demokratik hak ve özgürlükler konusunda bunların ihlal edildiğine ilişkin konuştuğumuz her şey oralarda dile getiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Türkiye adına bu toplantıya katılan Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Büyükelçi Faruk Kaymakcı Türkiye temsilcisi olarak söz alıyor ve tabii ki beklenen bir şekilde, Türkiye'de insan hakları ihlallerinin olmadığını; basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün olduğunu; toplantı özgürlüğünün olduğunu anlatıyor. Külliyen doğru olmayan, aslında yalanlara dayanan ifadelerde bulunuyor. Elbette inandırıcı değil yani bizim için olmadığı gibi o toplantıya katılan uluslararası temsilciler tarafından da inandırıcı bulunmuyor. Fakat Kaymakcı'nın inandırıcı olmayan laflarının ötesinde bir lafı var ki ibret olsun diye burada söylemek istiyorum. Cumartesi Annelerini soruyorlar bu toplantıda "Neden engelleniyor Cumartesi Annelerinin yıllardır süren barışçı eylemleri?" diye ve Kaymakcı ne diyor biliyor musunuz? "Turistleri rahatsız ettiği için." Cumartesi Annelerinin yıllardan beri sürdürdükleri Galatasaray'daki buluşmanın İçişleri Bakanı tarafından zorla, şiddetle engellenmesinin nedeni turistleri rahatsız ettiği içinmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın lütfen Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Utanç verici bir ifade Türkiye temsilcisinin kullandığı, gerçekten ayıplamaktan başka ne diyebilir insan bilmiyorum.

Fakat uluslararası alanda sadece bununla geçmiyor mesele. Bakın, Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2019 yılı Yolsuzluk Algısı Endeksi'ni açıkladı ve 2019 yılı sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye 2019 yılında 39 puanla 180 ülke arasında 91'inci sıraya geriledi. Şimdi, diyeceksiniz: "180 varmış, biz yarısında yer alıyoruz." Geçtiğimiz yıla göre 2 puan kaybediyor Türkiye ve bir yıl içinde 13 basamak geriye düşüyor. 2013 ile 2019 yılları arasındaki sürece baktığımızda en çok düşüş yaşayan 3 ülkeden biridir Türkiye Uluslararası Şeffaflık Örgütünün Yolsuzluk Algısı Endeksi'nde. 11 puan kaybederek 38 sıra gerilemiş vaziyette ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerle karşılaştırdığımızda Türkiye en son sırada yer alıyor üye ülkeler arasında. Neden acaba?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi bağlayın lütfen Sayın Oluç.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bağlıyorum efendim.

Bu yolsuzluk konusunda iktidar çok hassas olduğunu söylüyor. Hassas olunan durum buysa yani bir de hassas olmasalar acaba nasıl bir durumla karşılaşacağız onu gerçekten insan merak ediyor. Neden bu yolsuzluk konusunda, Yolsuzluk Algısı Endeksi'nde bu kadar geriye düşüyoruz? Çünkü hukuksuzluk var, hukukun üstünlüğü yok. Yargı bağımlı ve taraflı bir hâle gelmiş. Denetleyici ve düzenleyici kurullar işlemiyor. Ne Meclis denetleyici görevini yapabiliyor ne denge denetleme mekanizmaları işliyor. Kuvvetler ayrılığı bu "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" adı altındaki ucube tarafından ortadan kaldırılmış, kuvvetler tek kişide birleştirilmiş vaziyette. Kamu ihalelerinde gerekli şeffaflık yok. Şimdi, bütün bunlar böyle olunca elbette ki Yolsuzluk Algısı Endeksi'nde de çok geri noktalara düşmek mümkün hâle geliyor. Bunlara işaret etmek istedim.

Teşekkür ederim.