| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve Adalet ve Kalkınma Partisinin hukuk komisyonları gibi çalışan mahkemelerin aldığı kararları uluslararası hukuk nezdinde er ya da geç geri çevireceklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 43 |
| Tarih: | 15.01.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, birincisi, tabii, burada konuşmaları yaparken belli bir hukuka riayet ederek yapıyoruz, öyle yapmamız da gerekiyor.
Şunu öncelikle belirteyim:
Bir: Şu anda, bizim geçmiş dönem Eş Genel Başkanımız Sayın Selahattin Demirtaş hakkında verilmiş, kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı yoktur. Dolayısıyla konuşurken siz, Sayın Demirtaş'la ilgili söylediğiniz her lafla aslında, sürmekte olan bir yargı sürecine doğrudan müdahale ediyorsunuz ve o yargı sürecini iktidar olarak belirliyorsunuz. Ama bu sürpriz değil çünkü sizin Genel Başkanınız, Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan maalesef, Cumhurbaşkanı sıfatıyla çıkıp dedi ki Demirtaş için: "Bırakamıyoruz." Neyi bırakamıyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Bırakamayız." lafının anlamı nedir? Yani Cumhurbaşkanı sıfatıyla bir siyasi partinin Genel Başkanı savcı ve hâkim rolünü oynuyor, yürütme yargının tepesinde tasallut etmiş vaziyette. Bu demektir, başka bir şey değil. Dolayısıyla şimdi ortada bir hüküm yok, konuşmalarınıza o nedenle dikkat edeceksiniz.
İki: Şimdi, hep konuştuk, burada konuşmaya devam edeceğiz. Bakın, 6-8 Ekim -söylediniz- hakkında biz defalarca araştırma önergesi verdik, yine de veririz, gelecek hafta Meclis açıldığında yine getiririz "Araştıralım bunu." diye. Soru önergeleri verdik, soru önergelerine cevap gelmedi; araştırma önergeleri Adalet ve Kalkınma Partisi oylarıyla reddedildi. Şimdi, böyle bir durumla karşı karşıyayız. 6-8 Ekimde 53 yurttaşımız öldü. Bu 53 yurttaşımızın 44'ü bizim arkadaşlarımızdı, partimizin üyeleri, seçmenleriydi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 53 yurttaşımızın 44'ü bizim üyelerimizdi, partimizin seçmenleriydi, onlar öldüler. Biz araştırılsın istiyoruz elbette, biz, otopsi raporları dâhil olmak üzere, her şeyin araştırılmasını ve ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Biz biliyoruz, o dönemde 6 HÜDA PAR'lı öldü. HÜDA PAR ile HDP'yi birbirine düşürmek için hangi provokasyonların hazırlandığını da biliyoruz, hangi ateşli silahlarla insanların vurulduğunu da biliyoruz. Diyoruz ki belki bizim iddialarımız yanlış olabilir, gelin araştıralım, sizinkiler doğruysa, doğru çıkıyorsa boynumuz kıldan ince ama bizimkiler doğruysa siz o zaman bu kara propagandaya son vereceksiniz çünkü insanların ölmesine iktidar neden oldu! Bunu söylüyoruz.
Sonuncusu: Şimdi, efendim, bakın "terörle ilişkili" diye çeşitli laflar ediliyor. Ben, her seferinde, burada bu konuya itiraz ediyorum, hem kürsüden hem bulunduğum yerden bu itirazımı dile getiriyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son sözlerim.
Sayın Demirtaş, bizim diğer Eş Genel Başkanımız Sayın Yüksekdağ, vekillerimiz hakkında terörle ilgili kurulan her cümleyi, kesinlikle, kim kurarsa kursun, iade ediyoruz, asla kabul etmiyoruz. Demokratik siyasette başarı elde etmek, demokratik siyasetin kulvarını büyütmek, barışı, adaleti, eşitliği ve demokrasiyi sağlamak için burada defalarca konuşma yapmış, sizinle birlikte aynı çatı altında demokratik siyaseti sürdürmüş insanlara bu yaftaları asla astırmayız. Bunun sonuna kadar mücadelesini vereceğiz. Sizin, Adalet ve Kalkınma Partisinin hukuk komisyonları gibi çalışan o mahkemelerin aldığı bütün kararları da uluslararası hukuk nezdinde er ya da geç mutlaka geri çevireceğiz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başta olmak üzere evrensel hukuk ilkeleri nezdinde, o mahkeme kararlarının da nasıl hukuksuz olduğunu mutlaka kanıtlayacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunu da önümüzdeki günlerde ve yıllarda mutlaka herkese göstereceğiz.
Teşekkür ediyorum.