| Konu: | 5 Ocakta kaldığı yurttan çıktıktan sonra haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolduğu bölgedeki MOBESE kayıtlarına nasıl ulaşılamadığını, polis tarafından şüphelilerin ifadesinin neden alınmadığını öğrenmek istediklerine, Mardin ili Nusaybin ilçesinde bin beş yüz yıldır faaliyet gösteren Mor Yakup Manastırı Rahibi Sefer Bileçen'in tutuklanması olayına, İstanbul Havaalanı'nda uygulanan 36 dilde ve 80 lehçede anlık çeviri hizmeti içerisinde Kürtçenin yer almamasının anlaşılır olmadığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 42 |
| Tarih: | 14.01.2020 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'ncı sınıf öğrencisi Gülistan Doku 5 Ocak tarihinde kaldığı yurttan çıktıktan sonra, aradan on gün geçmesine rağmen kendisinden herhangi bir haber alınamamıştır, on gündür Gülistan Doku ortada yoktur. Ailesi herhangi bir tatmin edici bilgiye sahip olmadığını, bizi arayarak, bize gelerek bu konudaki görüşlerini söylemiştir. Somut bilgi ve belgeler aileyle paylaşılmamaktadır.
Şimdi, bu konuda ciddi bir araştırma yapılmadığından ciddi olarak endişe etmekteyiz çünkü soruyoruz yani Dersim'de bir kimlik sorgulama noktasına yakın bir yerde nasıl oluyor da tek bir kamera bulunmuyor? Nasıl oluyor da Gülistan Doku'nun kaybolduğu bölgedeki MOBESE kayıtlarına ulaşılamıyor? Polis neden şüpheli olan herkesin ifadesini almıyor? Gereken bütün araştırmaların ivedilikle yapılması ve Gülistan Doku'nun bir an önce bulunması gerekiyor.
Bu konuda bir örtbas etme meselesinin gündemde olduğundan ciddi olarak şüphe ediyoruz çünkü ciddi bir çalışma yürütülmediği kanaatindeyiz. Özellikle birinci fail niteliğinde olan şahsın durumuyla ilgili henüz kamuoyu açık ve net bilgilendirilmemiştir. Bu kişinin önce yurt dışına çıktığı söylenmiştir ancak sonra gözetim altında olduğu belirtilmiştir. Peki, gözetim altında olan bu kişinin ifadeleri neden aileyle ve avukatlarla paylaşılmıyor, bu da belli değildir. Son derece gizemli bir durum on gündür devam etmektedir ve bugün bir vekil heyetimiz Dersim'dedir, Ağrı Milletvekilimiz Dilan Dirayet Taşdemir ve Batman Milletvekilimiz Ayşe Acar Başaran'dan oluşan heyet orada incelemeler yapmışlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Gülistan Doku'nun ailesi, arkadaşları ve oradaki kadın örgütleri ve demokratik örgütler acilen bir bilgi ve sonuç istemektedirler. Öncelikle bunu belirtmek istiyoruz.
İkinci değinmek istediğim konu şudur: Mardin'in Nusaybin ilçesinde bin beş yüz yıldır faaliyet gösteren Mor Yakup Manastırı Rahibi Aho Sefer Bileçen geçtiğimiz günlerde kiliseye yapılan bir baskın sonucunda gözaltına alındı ve ardından da tutuklandı. Bileçen'le birlikte 3 din görevlisi daha gözaltına alındı. Rahip Bileçen, 2010 yılında restore edilen ve yeniden ibadete açılan manastırda o tarihten bu yana görev yapmaktaydı. Ortada bir gizli tanık ifadesi var, her zaman olduğu gibi gizli tanıklara dayanılarak bu gözaltı ve tutuklamalar yapılıyor. Esas itibarıyla, bu sorunun yaşandığı yerler, Süryani yurttaşlarımızın tekrar geri dönmeye başladıkları köyler...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son cümlelerinizi alayım.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...Süryanilerin yaşadığı binlerce yıllık yerleşim alanlarıdır aynı zamanda ve Süryanilerin yeniden kendi yurtlarında, topraklarında özgürce yaşama imkânlarını aradıkları yerlerdir. Bu nedenle, bu tür gözaltı ve tutuklamaların aslında Süryani halkını, Süryani yurttaşlarımızı ciddi ölçüde tedirgin eden, rahatsız eden uygulamalar olduğunu özellikle belirtelim. Bu ülkede, Müslüman olmayan azınlıklar bir güvercin tedirginliğiyle yaşamaktadır. Bu gerçekliği bilerek hareket etmeliyiz ve Süryani yurttaşlarımızın inanç görevlilerine yönelik bu gözaltı ve tutuklamaların kesinlikle sona erdirilmesi ve serbest bırakılmaları gerekmektedir. Zaten Rahip Bileçen kendisi de verdiği ifadede demiştir ki: "İnancım gereği, kapıma kim gelirse gelsin yardım ederim. Bunun herhangi bir örgütle alakası yoktur benim için." Bunu bir kez daha belirtmiş olalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Değinmek istediğim son konu da İstanbul Havaalanı'ndaki uygulamayla ilgili. Anlık çeviri sistemi uygulaması başlatıldı ve yolculara terminalin 35 farklı noktasında 36 dilde ve 80 lehçede anlık çeviri hizmeti veriliyor. Tabii ki güzel -akıllı tabletler sayesinde bu yapılıyor- buna bir itiraz yok. Çinceden Slovakçaya, Bulgarcadan Almancaya, Urducaya kadar her dilde yapılıyor; bir tek dilde yapılmıyor, o da Kürtçe. Yani Urducaya varıncaya kadar her dilde hizmet verilmesine rağmen, 20 milyondan fazla Kürt yurttaşımızın yaşadığı, ulaşım imkânlarını kullandığı bir ülkede bir kamu hizmeti olarak ana dillerinde bir hizmet verilmiyor. Bunun nasıl bir gerekçesi vardır, anlaşılır gibi değil. Bir taraftan TRT'de TRT Kurdî'yle yayın yapacaksınız, öbür taraftan -geçen gün Adalet Bakanının da söylediği gibi- savunmada Kürtçe konuşma imkânı olacak. Bin yıldır konuşulan bir dile...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlelerim efendim.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen, son kez söz veriyorum Sayın Oluç.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Adalet Bakanı "Bin yıldır konuşulan bir dile bilinmeyen bir dil muamelesi yapılamaz." demiştir. Bütün bunlar ortadayken, havalimanında verilen hizmette Kürtçenin yer almaması anlaşılır bir durum değildir. Bu durumun değiştirilmesi için gerekli adımların atılmasını istiyoruz ve bu konuda da üzerimize düşenleri yapacağız.
Teşekkür ediyorum.