GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması, acılar yaşanmasın diye mücadele edilmesi, demokratik siyaset zemininde sorunların çözümü için adım atılması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:40
Tarih:21.12.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, şimdi, bakın, size bir şey sorulduğu zaman cevap veremediğinizde hep aynı şeye başvuruyorsunuz.

METİN YAVUZ (Aydın) - Niye cevap veremiyoruz?

RECEP ÖZEL (Isparta) - Niye cevap veremeyeceğiz?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu iyi bir usul değil.

Birinci soru şuydu: Bu yargılanan terörle şube müdürü meselesiydi. Ortaya çıktı, yargılandı, size dosya numarasını da verdim. Cumhurbaşkanı müşteki ha!

Bakın, ben bize burada bir şey söylemiştim. Demiştim ki: Mesela sizin vekilleriniz arasında kimin Fetullah'la beraber fotoğrafı varsa onlar kendilerini affettirmek için en fazla bize bağıran, hakaret eden, saldıranladır.

BURHAN ÇAKIR (Erzincan) - Ne alakası var!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ve hâlâ da aynı şeyi söylüyorum. Neden bunu rahatlıkla söylüyorum? Çünkü siz siyasi ayağı ortaya çıkarmadınız. Siyasi ayak sizin gövdenizin içinde. Şimdi, bu, bir.

İki: FETÖ'yle ilgili, iltisaklı olan hangi emniyet mensupları varsa onlar bize yönelik en ağır saldırıları yapıyorlar. Muhaliflere yönelik en ağır saldırıları yapıyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Açalım sistemi...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Neden? Çünkü kendilerini affettirmek istiyorlar. Onlar henüz atılmamış...

BURHAN ÇAKIR (Erzincan) - Ne alakası var?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 33 bini atıldı, İçişleri Bakanı 33 bin kişiyi attı. İçinden atılmamış olanlar da kendilerini affettirmek için bize saldırarak kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Bunu da söyleyeyim, kayıtlara geçsin.

Şimdi, bu Emniyet Müdürü böyle birisi. 10 yaşındaki çocuğun başına silah dayamışlar oraya giden polisler. Ya, Berkin Elvan'ı kim öldürdü? Örnekleri saymaya devam edeyim mi? Ceylan Önkol nasıl öldü? Uğur Kaymaz ne oldu?

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Yasin Börü'ye ne oldu?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bunları söylerken aslında utanarak, sıkılarak söylüyorum.

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Ölüleri mi yarıştıracağız?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Yayman, siz bunları benden daha iyi biliyorsunuz.

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Biliyorum. Onun için yakıştıramıyorum size.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, Roboski ne oldu, Roboski?

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - Ölüleri mi yarıştıracağız?

BAŞKAN - Sayın Yayman, lütfen, karşılıklı değil...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi niye bunları söylüyorum?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son kez açıyorum...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Acıları yarıştırmak için değil; bizim acımız daha fazla, sizinki daha fazla, daha az, daha az demek için değil; bu acılar yaşanmasın, bunun için mücadele edelim, demokratik siyaset zemininde bu sorunların çözümü için adım atalım diyoruz.

Ben, dün, burada açık teklifte bulundum Meclis kürsüsünde bütün siyasi partilere. Bunun yolu budur. Demokratik siyaset konuşacak, tartışacak, birlikte çözüm yolu bulacak. Sayın Muş'un diliyle olmaz bu. Sayın Muş'un dili dağa çıkışları artırır.

MEHMET MUŞ (İstanbul) - Allah, Allah!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Muş'un dili demokratik siyaseti ortadan kaldırır, etkisiz hâle getirir. Biz ise demokratik siyaset etkili olsun, gelin bu sorunu birlikte çözelim diyoruz. Bir daha bunu teklif ediyoruz.