| Konu: | Atanmış bir Bakanın seçilmiş bir milletvekiline laf atmasının usule uygun olmadığına ve yapılan bu hadsizliğe Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Süreyya Sadi Bilgiç'in cevap vermesi gerektiğine, İçişleri eski Bakanı Efkan Ala'nın "Kontrol edemediğimiz güçler var." ifadesine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 14.12.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; önce, usulle ilgili bir konuya değinmek istiyorum.
Sayın Başkan, burada milletvekilleri, halkın vekilleri kürsüde görüşlerini dile getiriyorlar, konuşuyorlar; seçilmiştir hepsi, halkın teveccühüne mazhar olmuştur. Atanmış bir bakan, konuşma yapan bir milletvekilimiz yerine otururken ona laf atamaz, ona el kol sallayamaz; usule uygun değildir. Burada bütçe görüşülüyor. Bu görüşmelerde milletvekilleri her türlü eleştirilerini kürsüden dile getirme hakkına sahiptirler. Bu, usule uygun değildir. Bu konuda sizi eleştiriyorum, Meclis Başkan Vekili olarak Bakanın bu hadsizliğine cevap vermeniz gerekiyordu; birinci olarak buna değinmek istiyorum.
İkincisi: Şimdi, efendim, bakın, o dönemde Mecliste olan, milletvekili olan kişiler var burada biliyorum; bir de o dönemde olmamış olanlar var. Şimdi, o dönemde olanlara hatırlatacağım, diğerlerine de bilgi vermiş olacağım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu Meclis kürsüsünde, o dönemde yaşananlar tartışıldı yani canlı yaşanırken tartışıldı; ölümlerin, sivil kayıpların önlenmesi için uğraşıldı. O dönemki Grup Başkan Vekilimiz şu anda cezaevinde olan İdris Baluken, o dönemde milletvekilimiz olan Osman Baydemir, o dönemde milletvekilimiz olan Meral Danış Beştaş, bu kürsüden isim verdiler, şu anda Cizre'de şu bodrumda kalan 33 kişinin, sivilin, bunların isimlerini verdiler, onları kurtaralım diye uğraştılar ama onların hepsi şu anda toprağın altında. Bakın Meclis tutanaklarına, bütün bu tartışmaları göreceksiniz.
Yine o dönemde, ölümler engellensin, sivil kayıplar engellensin diye o dönemki İçişleri Bakanı Sayın Efkan Ala'yla görüşmeler yapıldı. Bunların da hepsi görüşmeyi yapanlar tarafından bilinen şeylerdi.
Hatırlayın, Efkan Ala o dönemde "Kontrol edemediğimiz güçler var." dedi, İçişleri Bakanı "Kontrol edemediğimiz güçler var." dedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Efkan Ala'nın Darbe Komisyonu tutanaklarında söylediklerini okumanızı salık veririm hepinize.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sizin ağababalarınızdan bahsetmiştir!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - O dönemi bilmeyen vekiller açısından söylüyorum, Meclis arşivlerinde vardır, çıkartırsınız okursunuz ve görürsünüz.
Diyalog kesildi, diyalog kesildikten sonra sivil insanlar Cizre bodrumlarında katledildi, yakıldılar. Genç insanlar, sivil insanlardı bunlar. Şimdi, bunu bir kenara koyalım.
Efendim, ikinci değinmek istediğim konu: Bakın, size bazı isimler söyleyeceğim şimdi. 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 2'nci Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Avni Angun, Yüksekova 3'üncü Taktik Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Halil İbrahim Ergin, Hakkâri Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Otal, Şemdinli 34'üncü Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Salnur...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...Yüksekova 3'üncü Piyade Tümen Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay Mehmet Sezgin, Şırnak 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar, Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan; bunların hepsi o dönemde o bölgede görev yaptılar, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle tutuklandılar, yargılandılar ve ceza aldılar. O dönemde Cizre'de, Silopi'de, Sur'da katliamları yapanlar ve sonra oradan uçak kaldırıp, buraya gelip Meclisi bombalatanlar FETÖ'den ceza aldı ve şu anda cezaevindeler, işte bu komutanlardı. Şimdi, bunu niye söylüyoruz? Orada büyük bir tezgâh vardı ve bu tezgâhın tartışılması engellendi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son...
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, ben bir şeyi daha hatırlatmak istiyorum; bir polemik olsun diye söylemiyorum bunu, bilgi olsun diye söylüyorum: O dönemde, 13 Ekim 2018 tarihinde Sayın Devlet Bahçeli, Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Ertuğrul Özkök'le bir röportaj yapmıştı, demişti ki: "Güneydoğuda olaylar başlayınca ben hemen 'Oralarda sıkıyönetim ilan edin.' dedim ama sonradan gördüm ki iyi ki benim o sözümü dinlememişler çünkü biz orada, o gün 'Komutanlar terörle mücadele ediyor.' diyorduk, meğer darbe planı yapıyorlarmış; bir de ellerinde sıkıyönetim yetkisi olsaydı facia olabilirdi."
Şimdi, bu komutanlar için, o dönemde bu katliamları yapmış olan bu komutanlar için 6722 sayılı Kanun çıkartıldı bu Mecliste. Neden? Cezasızlık sağlansın diye, yargılanmasınlar diye; bu komutanlar için çıkartıldı. Bu Meclis çıkardı. O zaman dedik "Yapmayın bunu." diye, dinletemedik. Şimdi, bu gerçekler ortadayken bunları konuşmak, tartışmak elbette ki bu Meclisin görevidir, başka nerede konuşup tartışacağız biz bu Meclisteki partiler olarak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son sözlerinizi alayım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, bunlara işaret etmek istiyordum Sayın Başkan. Tartışmalara devam edeceğiz zaten.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)