| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve iç ve dış politikanın, Suriye'de çeteler eliyle sürdürülen vekâlet savaşlarının o bölgede ağırlıklı olarak yaşayan Kürt halkına yönelik olduğuna, çatışma dürtüsünden vazgeçerek diplomasiyi ilk sıraya yerleştirmek gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 11.12.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bu konuyu her seferinde bir kez daha tartışıyoruz, tartışmaya da devam edeceğiz belli ki. Ben daha evvel de söylemiştim, elbette ki Sayın Turan da söyledi "Kürt düşmanlığı yapmıyoruz." diye. Bunun kötü bir şey olduğunu ifade ediyor olması pozitif bir şeydir elbette. Fakat maalesef, var olan politikalar, iç ve dış politika, bölgedeki uygulamalar, kuzeydoğu Suriye'yi işgal girişimi ve savaş operasyonu, bunların hepsi aslında o bölgede ağırlıklı olarak yaşayan Kürt halkına yönelik olmuştur. Yani kuzey ve doğu Suriye'de sadece Kürt halkı yaşamıyor elbette; orada Araplar var, Türkmenler var, Ezidiler var ama orada ağırlıklı olarak yaşayan Kürt halkı bu saldırılara maruz kalmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, buyurun lütfen
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.
Bakın, daha geçen gün, Türkiye'nin desteklediği ve maalesef her türlü yardımı yaptığı ve "Millî Suriye Ordusu" adı verilen, daha önceki Özgür Suriye Ordusu çeteleri... Siz maalesef onlara "Kuvayımilliye" diyorsunuz ve 1919'un geleneğini de yüz yıl sonra ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Onlar Kuvayımilliye filan değil; çok açıkça, insanlık suçu işleyen çeteler. Onların savaş suçu işlediklerine dair Birleşmiş Milletler dâhil olmak üzere uluslararası insan hakları örgütlerinin hazırladıkları raporlar var ve bu çok ciddi iddialarla karşı karşıya kalınmış vaziyette. Mesela o çeteler Tel Rıfat'ta geçen günlerde bir katliam gerçekleştirdiler; 10 kişi öldü, 8'i çocuktu. Bütün fotoğraflar ortaya çıktı ve bu çeteler ne yazık ki Türkiye'de çok önemli bir organizasyonmuş gibi destekleniyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, tamamlayın lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Yani şimdi ben bir laf söyleyeceğim, biliyorum, çok insan havaya zıplayacaktır ama kuzey ve doğu Suriye'de bu çeteler eliyle sürdürdüğünüz vekâlet savaşı doğrudan doğruya o bölgede yaşayan ağırlıklı olarak Kürt halkına yöneliktir, başka kimseye değil. Kürt halkının o bölgede siyasi olarak bir statü kazanmasını, kendi kimliğini kazanmasını, kendi kendine yönetecek organları geliştirmesini engellemek amacıyla yapılmış olan bir şeydir; bunu defalarca tartıştık burada, tartışmaya da devam edeceğiz. Türkiye'nin dış politikasını diyalogdan çıkardınız, her aşamada askerî çözümle sonuç almaya çalışan bir anlayışa yerleştirdiniz. Budur tartıştığımız konu esas itibarıyla.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Türkiye'nin dış diplomasisini çökerttiniz ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez, buyurun. Lütfen toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
...zannediyorsunuz ki askerî güç gösterileriyle dış politikada bir sonuç elde edebilirsiniz. Bunun böyle olmadığını İdlib'de gördük, yarın Libya meselesinde göreceğiz, ertesi gün Kuzeydoğu Suriye'de göreceğiz. Nasıl bir şey bu yaptığınız? Sizin başlattığınız bir operasyonu, bir işgal girişimini Lavrov sonuçlandırdı, sizden bir gece önce "Bitmiştir operasyon." diye açıklama yaptı. Böyle bir dönemi yaşıyor Türkiye ve bu, kesinlikle iç politika ve dış politika açısından kabul edilebilir bir şey değildir. Suriye'de meşru olmayan, Libya'da da meşru olmayan güçlerin yanında yer alıyorsunuz ve bunun üzerine bir cumhuriyet politikası inşa etmeye çalışıyorsunuz. Bu, yanlıştır; bu politika, Suriye'de nasıl duvara tosladıysa önümüzdeki günlerde bir kez daha duvara toslayacaktır, bunu hep birlikte göreceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Siz kimin yanında yer alıyorsunuz?
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitmez tükenmez bir çatışma dürtüsünden vazgeçerek diplomasiyi tekrardan birinci sıraya yerleştirmek gerekiyor. Buna işaret etmek istiyorum.
Teşekkür ederim.