| Konu: | Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 27 |
| Tarih: | 05.12.2019 |
NECATİ TIĞLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Türk kadını, erkeklerle eşit olduğunu seksen beş yıl önce tüm dünyaya duyurmuşken, maalesef bugün, gördüğü şiddetle, tecavüzle ve cinayetle anılıyor. Türk kadını, 2000'li yıllarla birlikte hızla artan kadın cinayetleri karşısında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve İstanbul Sözleşmesi'ne rağmen korunamıyor. Yani kanun var ama uygulayan yok, sözleşme var ama uyan yok.
Eğer kanun ve sözleşme uygulanmış olsaydı, Eskişehir'de Ayşe Tuba Arslan, eski eşi tarafından satırlı saldırıya uğramayacak ve günlerce komada kaldıktan sonra ölmeyecekti. Ayşe Tuba Arslan, gördüğü şiddetten ve uğradığı tecavüzden kurtulabilmek için tamı tamına 23 defa suç duyurusunda bulunmuş ama şikâyetler delil yetersizliği nedeniyle takipsizlikle sonuçlanmıştır yani delil yokmuş. Ne delili arıyoruz? Ne delili arıyoruz, bunu bir düşünmeliyiz değerli milletvekilleri. Kadının ifadesinden daha önemli hangi delil olabilir ki?
Geçtiğimiz gün Adalet Bakanı Abdulhamit Gül "İhmaller yapıldı. Ayşe Tuba Arslan aramızda olabilirdi. Adalet, kapısına gelen kadının feryadına sessiz kalamaz, kulağını kapatamaz. Bu feryadı duymayan uygulama incelenmektedir." dedi. Ama unuttuğu şuydu: Bunları söylemekle cinayetler engellenmiyor. Cinayetleri engellemenin tek yolu kanunları uygulatmaktır. O kanunları uygulatacak olan, Adalet Bakanıdır ama o Adalet Bakanı, bu Adalet Bakanı değildir. Bu açıklamalara göre, görevini yapamadığını kabul eden Adalet Bakanı bence istifa etmelidir.
Bir de iktidar temsilcilerinin 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi için söyledikleri akla zarar sözler var. Her fırsatta "Kadına yönelik şiddet, küresel bir sorun." dediniz ama bu sorunun çözülmesi için hiçbir şey yapmadınız. Batı menşeli sözleşmeyi ölçü almadığınızı belirterek "İstanbul Sözleşmesi nas değildir, bizim için ölçü değildir." dediniz ve bunları söylerken, kadınlar erkekler tarafından öldürülmeye devam etti.
Kıymetli milletvekilleri, kadına şiddetin "ama"sı, "fakat"ı olmaz, olmamalı. Yılın ilk on bir ayı en az 422 kadın öldürüldü ve en az 151 kadın cinsel saldırıya uğradı. Bunları duymak istemiyorsanız, 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi harfiyen uygulanmalıdır ve sağda solda 6284 sayılı Kanun'un kaldırılması için yürütülen saçma sapan kampanyalara Dur denilmelidir.
Sizlere Berfin Özek'i de hatırlatmak istiyorum. 19 yaşındaki Berfin Özek, asitli saldırıya uğradı; her ameliyatında ölümle burun buruna geliyor, yüzü tanınmayacak hâlde, bir gözü hiç görmüyor, diğeri de kötü ama savcılık, saldırgan için kasten yaralamadan ceza istiyor. Ve Ceren Özdemir: Katilin on dört yıl önce de 1 çocuğu öldürdüğü, on üç yıl boyunca kaçtığı, geçen sene de hırsızlık yaparken yakalandığı ortaya çıktı. Bu ülkede Ceren, sorumsuzluk yüzünden öldü, ihmal yüzünden öldü. Ceren Özdemir "Doğum günümde hediye almayın, beni unutmayın yeter." demişti. 6 Aralık, onun doğum günü: Ceren, seni unutmayacağız, unutturmayacağız.
Kadına yönelik şiddetin, taciz ve cinayetlerin önüne geçmek istiyorsanız kadınlara yönelik şiddeti engelleyeceksiniz, şiddet mağdurlarını koruyacaksınız, suçluların cezalandırılması için iyi hâl uygulamalarını ortadan kaldıracaksınız. Unutmayın, toplumsal cinsiyetin dayattığı roller şiddeti doğurur. Bu şiddeti önlemek ve şiddet mağdurlarını korumak, devletin en asli görevidir. Kadın haklarıyla ilgili sorunları çözmeden bu ülkenin beli doğrulmaz.
Bu vesileyle, kadınlarımızın kazandığı seçme ve seçilme hakkının yıl dönümünde Zübeyde Hanım'ı, Gördesli Makbule'yi, Halide Edib Adıvar'ı, Erzurumlu Kara Fatma'yı, Şerife Bacı'yı, Sabiha Gökçen'i, Türkan Saylan'ı ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NECATİ TIĞLI (Devamla) - Hemen bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Tığlı.
NECATİ TIĞLI (Devamla) - ...daha birçok cumhuriyet aydını Türk kadınını rahmetle anarken tüm kadınlarımızın 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nü kutluyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)