GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 5 Aralık 1934'te kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandığına, kadınların hayatın her alanında eşit temsile sahip olması açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya olunduğuna, açıklanan PISA 2018 Raporu'na, Türkiye'de eleştirmeye ve sorgulamaya dayalı olmayan eğitim sistemi bulunduğuna, Millî Eğitim Bakanı tarafından 37 OECD ülkesi arasında okuma becerilerinde 31'inci, matematik okuryazarlığında 33'üncü, fen bilimlerinde ise 30'uncu olmamızın başarılı sayıldığı bir ortamda acaba kaçıncı olursak başarısız olunacağını öğrenmek istediğine, adalet sisteminin çok ciddi sorunlarla yüz yüze olduğuna, 2018 yılında Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan davalara, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun Van ili Gürpınar ilçesinde yaşanılan olayda işkenceyi kabul ederek ceza vermemiş hâkim hakkında işlem yapmak için daha ne kadar bekleyeceğini merak ettiklerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:27
Tarih:05.12.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, 5 Aralık, Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkını kazandıkları gün, son derece önemli bir adım; hem çağdaşlık yönünde atılmış önemli bir adım hem de demokratik hakların gelişmesi açısından önemli bir adım. Ama aradan onlarca yıl geçmiş ve biz, hâlâ, kadınların hayatın her alanında eşit temsile sahip olması açısından çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. En basitinden, Meclisteki duruma bakacak olursak Mecliste şu anda kadın vekil sayısı oranı yüzde 17 civarındadır; son derece düşük, eşit temsile asla yaklaşmayan bir oran. HDP'de bu oran yüzde 39'dur ama bizde eş başkanlık sistemi olmasına rağmen bizde de yüzde 50'yi bulamamış bir orandır, demek ki eksiğimiz var. Belediye seçimlerine baktığımızda 81 il belediyesinden 10'u kadın belediye başkanı seçilmiştir, 8'i HDP'li belediyelerdedir. Orada da çok büyük eksiklik olduğu çok açık ortada.

Böyle bir önemli günde bir kez daha şunu vurgulamak istiyoruz: Kadınlar, toplumda, bütün alanlarda eşit temsil edilmelidir. Hem çalışma yaşamında hem siyasi alanda hem de yönetim düzeyinde eşit temsilin sağlanması... Aslında, eş başkanlık sisteminin, sadece partilerin genel başkanları düzeyinde değil, bütün düzeylerinde, il ilçe düzeylerinde ve aynı zamanda belediyelerde kullanılır hâle gelmesi, yasal olarak bunun mümkün hâle gelmesi de son derece önemlidir. Böyle önemli bir günde bunu bir kez daha vurgulamak istedim.

İkinci değinmek istediğim konu: Geçtiğimiz günlerde PISA 2018 Raporu açıklandı. PISA, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından her üç yılda bir gerçekleştirilen ve uluslararası ölçekte matematik, fen ve okuma becerilerini ölçen önemli sınavlardan biridir, biliyorsunuz. Türkiye, 37 OECD ülkesi arasında okuma becerilerinde 466 puanla 31'inci, matematik okuryazarlığında 33'üncü, fen bilimlerinde ise 30'uncu oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani Türkiye'de öğrenciler okuma, fen ve matematik alanlarının tamamında OECD ortalamalarının altında kaldılar. Daha önce üç yılda bir yayınlanan bir rapor. 2015'te de Türkiye, 72 ülke içinde 50'inci sırada yer almıştı.

Türkiye'de eğitim sistemi sorunlu; esas itibarıyla öğrencilerin bilgiyi ezber düzeyinde öğrendiği, eleştirmeye ve sorgulamaya dayalı olmayan bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Ayrıca, öğrenilen bilgilerin de günlük yaşamla ilişkilendirilmemesi son derece ciddi bir sorun. Elbette ki eğitim sistemi denilince atanamayan yüz binlerce öğretmeni konuşmadan duramıyoruz ve elbette kanun hükmünde kararnamelerle hükümsüz olarak görevinden uzaklaştırılmış olan öğretmenleri konuşmadan duramıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Aslında bütün bunları konuşurken eğitimi yapboza çeviren anlayışla hareket eden iktidarı konuşmak gerekiyor tabii. Her gelen Millî Eğitim Bakanı bir öncekini aratır oldu. Son Millî Eğitim Bakanımız da biraz evvel sözünü ettiğim PİSA 2018 Raporu'nu "Başarılıyız." diyerek tanımladı. Yani 37 OECD ülkesi arasında 31'inci, 33'üncü ve 30'uncu olmamız başarılı sayıldı Bakan tarafından. Acaba kaçıncı olursak başarısız olacaktık? Onu da Bakanın açıklamasını bekliyoruz.

Son olarak, bir konuya daha değinmek istiyorum, hep konuşuyoruz bunu, bir kez daha vurgulamak için. Adalet sistemimiz çok ciddi sorunlarla yüz yüze yani yargıda tuzun koktuğunu hep söylüyoruz. Şimdi, bakın, Cumhurbaşkanına hakaret suçu tam bir hukuk garabeti olmaya devam ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 2018'de Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla açılan davalara baktığımızda bu sayının 26.115'e çıktığını gördük, 2017'de bu sayı 20.539'du, ciddi bir artış devam ediyor. TCK'nin 299'uncu maddesinde Cumhurbaşkanına hakaret suçu düzenlenmiş vaziyette, Adalet Bakanının iznine bağlı ama bugüne kadar Adalet Bakanının izin vermediği kimse yok. Aslında eleştiri, hakaret sayılıyor ve çok sayıda insan gerek sosyal medya paylaşımları nedeniyle gerekse yaptıkları konuşmalar ya da yazdıkları yazılar nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret ettikleri iddiasıyla yargılanıyorlar. Önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ; Grup Başkan Vekillerimiz İdris Baluken, Çağlar Demirel ve onlarca siyasetçi birçok davalarla karşı karşıya kaldılar. Hatta, yine Grup Başkan Vekilimiz Ahmet Yıldırım'ın vekilliği de bu nedenle düşürüldü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son derece vahim bir karar sonucunda. Yani savcılar çok işgüzar bu konuda, hâkimler de pek işgüzar. Hukuk yok, korku ve baskı geçerli.

Buna bağlı olarak bir örnek daha vermek istiyorum hâkimlerin işgüzarlığı ve hukuku uygulamamaları konusunda. Van Gürpınar'da bir olay yaşandı. Koçer Sason Yapıcı gözaltına alınırken İlçe Emniyet Müdürlüğünde işkence gördü, şikâyeti üzerine dava açıldı ve dava sonuçlandı. Davanın sonunda işkence görmüş olan Koçer Sason Yapıcı'ya ceza verildi görevi yaptırmamak için direnme nedeniyle ama işkenceyi yapmış olan Emniyet amirine mahkeme şöyle bir ifadeyle beraat verdi: "Duyduğu hiddetli elemin etkisi altında darp yoluna başvurmuştur." dedi. Yani görülmemiş bir şey.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme'ye Türkiye taraftır, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Türkiye taraftır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin işkence konusunda onlarca, yüzlerce içtihadı vardır; kötü muamele ve işkence asla kabul edilemez ama bu hâkim böyle bir karar verebilmiştir. Açık delille ortaya konulmuş bir işkence durumu vardır ama ona açık çek veren bir hakim de vardır. Çok merak ediyoruz, Hâkimler ve Savcılar Kurulu işkenceyi kabul etmiş olan ve ceza vermemiş olan bu hâkim hakkında işlem yapmak için daha ne kadar bekleyecektir?

Teşekkür ediyorum.