| Konu: | İnsan Hakları Derneğinin verilerine göre cezaevlerindeki durumun iktidar partisinin anlattığı gibi güllük gülistanlık olmadığına, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın sağlık durumuna ve Selahattin Demirtaş'ın sağlık sorunları üzerinden kamuoyunda tartışılmak istememesine rağmen meselenin üzerinde durmaya devam edeceklerine, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nün kutlamadan çok hayatını kaybeden maden emekçilerini anma ve geride kalan maden işçilerinin sıkıntılarını dile getirme günü hâline geldiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 26 |
| Tarih: | 04.12.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, bir kez daha, önce cezaevleriyle ilgili konuşmak istiyorum.
Bugün, İnsan Hakları Derneğinin de son verilerine göre, 220 bin kapasiteli olan Türkiye cezaevlerinde yaklaşık 280 bin tutuklu, hükümlü bulunuyor ve bunlar arasında 457'si ağır olmak üzere 1.334 hasta tutuklu ve hükümlü de yer alıyor. 2017 yılı başından bu yana cezaevlerinde 50'ye yakın tutuklu ve hükümlü, hasta oldukları için yaşamını yitirmiş vaziyette. Aşırı kalabalık koğuşlar, sağlığa erişim hakkının engellenmesi, kelepçeli muayene, revire geç çıkarılmak, hastane sevklerinin ya geç yapılması ya da hiç yapılmaması, ısıtılmayan ve havalandırılmayan koğuşlar, gün ışığından yeterince faydalanamama, hapishanelerde yeterli doktor ve sağlık personeli bulundurulmaması, atak geçirme riski yüksek ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan mahpusların tek kişilik yerlerde tutulması gibi bir çok sorun var; sıraladığımızda bunların hepsini görüyoruz.
Bakın, birkaç tane örnek de vermek istiyorum: Elâzığ Cezaevinde sıcak su verilmiyor; Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevinde içme suyu hijyenik değil; Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Cezaevinde kitap ve gazeteler verilmiyor; Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde tekmil dayatılıyor; Balıkesir Cezaevinde 15 mahpusa 5 kişilik yemek veriliyor; Adana Kürkçüler Cezaevinde çıplak arama dayatılıyor; İzmir Ödemiş Cezaevinde revir hakkı on beş günden ayda 1'e düşmüş vaziyette; dün konuştuk, Bakırköy Kadın Kapalı İnfaz Kurumunda mahpuslar, özellikle kadın mahpuslar şiddete maruz kalıyor; Osmaniye'de kötü muamele ve ayakta sayım dayatması sebebiyle açlık grevi sürüyor; Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde, defalarca konuştuk, çıplak arama dayatması yapılıyor. Örnekleri sıralamak mümkün.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani cezaevleri, kesinlikle, iktidar partisinin anlattığı gibi güllük gülistanlık bir vaziyette değil; birinci olarak bunu saptamamız gerekiyor. Biliyorum ki bütün gruplarda, Mecliste bulunan parti gruplarının hepsinde, zaman zaman cezaevlerinde yatmış olan çok sayıda milletvekili de var; dolayısıyla, özellikle onların bir kez daha dikkatini çekmek istiyorum ki bugün cezaevlerindeki kötü muamele, kötü koşullar, işkence son derece sıkıntı verici bir duruma ulaşmıştır. Duyarlı olmaları gerekiyor.
Geçtiğimiz günlerde -burada iki gündür defalarca konuştuk, dile de getirdik- önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş bir rahatsızlık geçirdi; nefes darlığının ardından bir baygınlık ve bir süre bilinç kaybı yaşadı cezaevinde. Birkaç gündür kendisiyle doğrudan doğruya görüşme yaptı vekillerimiz, arkadaşlarımız, avukat arkadaşlarımız da; şu anda durumu daha uygun ama tabii ki dikkat çekilmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş geçtiğimiz salı günü bu rahatsızlığı yaşıyor, ilk müdahaleyi hemen yanındaki, önceki dönem milletvekilimiz Abdullah Zeydan gerçekleştiriyor ve cezaevi görevlilerine haber veriyor. Ardından EKG yapılıyor, cezaevi doktoru muayene ediyor ve diyor ki: "Özellikle üç alanda tetkikler yapılmadan bir teşhis konulamaz. Nöroloji, kardiyoloji ve gastroenteroloji bölümlerinde acil tetkik yapılması gerekir." fakat, salı günü bu iş oluyor -çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar- pazartesiye kadar -bunun neden olduğunu, hâlâ Adalet Bakanlığından doyurucu bir cevap alamadığımız için bilemiyoruz- ne hikmetse Selahattin Demirtaş tam teşekküllü bir hastaneye gönderilmiyor ve sonunda partimizin de çeşitli girişimleri sonucunda Selahattin Demirtaş hastaneye gönderiliyor...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...ve tetkiklerinin bir kısmı yapılıyor, bir kısmı henüz yapılmamış vaziyette. Onun da yapılmasını bekliyoruz.
Elbette ki Selahattin Demirtaş şuna özellikle vurgu yaptı yapılan bütün görüşmelerde: Sağlık sorunları üzerinden kamuoyunda tartışılmak istemediğini, cezaevinde sağlık sorunu yaşayan tek tutuklunun kendisi olmadığını, cezaevinde sağlık sorununun çok ciddi bir mesele olduğunu ve dolayısıyla kendisini öne çıkarmanın etik açıdan kendisine doğru gelmediğini bize özellikle vurguladı. Biz ama, ona rağmen bu meselenin üzerinde durmaya devam edeceğiz çünkü burada yıllarca milletvekilliği yapmış, yıllarca parti eş genel başkanlığı yapmış bir kişinin bile başına bunlar gelebiliyorsa cezaevinde, diğer tutukluların ve hükümlülerin başına gelenleri herhâlde tahmin edebiliyorsunuzdur. Dolayısıyla biz hem Selahattin Demirtaş'a buradan bir kez daha geçmiş olsun diyoruz, bu konun takipçisi olacağımızı belirtiyoruz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
...hem de onun da işaret ettiği gibi, hasta ve tutuklu olan bütün hükümlüler ve tutuklular için sorunların takibinin sürdürülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.
Son olarak, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'ne değinmek istiyorum. Biz de elbette ki isterdik ki Dünya Madenciler Günü Türkiye'de de aslında kutlansın, madencilerin çalışma ve yaşam koşullarının ne kadar iyi olduğu konuşulsun ama maalesef Türkiye'de Madenciler Günü, kutlamadan çok, hayatını kaybeden maden emekçilerini anma, geride kalan maden işçilerinin sıkıntılarını dile getirme günü hâline gelmiştir.
Soma'yı elbette ki unutmuyoruz, 13 Mayıs 2014'te 301 madenci hayatını kaybetmişti; gene, 2014'te 18 kişi Karaman Ermenek'te hayatını kaybetmişti madencilerden; 2015 yılında 73 madenci yaşamını yitirmişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN -Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
2016'da, Siirt Şirvan'da 16 madenci göçük altında kalarak yaşamını yitirmişti; 2017'de, Şırnak Cudi Dağı eteklerinde, yine göçükte 7 madenci yaşamını yitirmişti. Maalesef şirketlerin kâr hırsı, üretim zorlaması nedeniyle madenciler her gün, her an iş cinayetlerine kurban gitme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyorlar. Madencilerin çalışma koşullarının, yaşam koşullarının iyileştirilmesi birinci görev olarak hâlen karşımızda duruyor. Esas sorun, madencilik iş kolundaki redevans ve taşeron sistemidir. Bu sistemden vazgeçilerek kamunun bu konudaki denetiminin artırılması ve insanca yaşama ve çalışma koşullarının sağlanması gerekiyor; bir kez daha vurgulamış olalım.
Teşekkür ediyorum.